Canlarını vatan için feda eden yiğitlerimizin eşleri, Sevgililer Günü’ne buruk girdi. Onlar genç yaşta en büyük acıyı yaşadılar, sevgililerine doyamadılar.  Ateş düştüğü yeri yakar. Her şehit haberi geldiğinde hepimizin yüreği burkulur, ancak tarif edilemez en büyük acıyı şehitlerimizin geride bıraktıkları yaşıyor. Onların hikâyeleri yürek yakıyor. Bugün bütün dünyada sevgiye adanan bir gün, biz de şehit eşlerinin sevgisini dile getirdik. Amasya’da yaşayan Nuray Erdin’in, 8 yıl önce şehit olan ve sadece 1.5 ay nikahlı kaldığı Şehit Uzman Onbaşı Ferhat Erdin’e duyduğu sevgi her şeyi özetliyor:
“Hakkâri’de şehit düştü. 3.5 ay önce tanışıp nişanlanmıştık. Kısa süre sonra nikahlandık. Sayılı, ama çok mutlu günler geçirdik. Saçının teline bile kıyamıyorum. Benim için çok değerli. Çok seviyorum. Sevgimi ömrünün sonuna kadar yaşatacağım. 3.5 aylık dönem içerisinde sevgililer günümüz olmamıştı. En büyük hediyesi şehit eşi yaptı beni. Nikâhı kıyarak şehit eşi olmam en büyük hediye benim için. Ben şehidime bir Yasin okuyup gönderdiğimde eminim ki onun da çok mutlu olduğunu biliyorum. Çevresinde herkes dermiş ‘Ferhat, Şirin’ini ne zaman bulacaksın. Oğlum bir Şirin bile bulamadın daha’ diye. O da ‘İsmi Şirin olmadı ama Şirin gibi bir sevdiğim oldu’ dermiş. Kaderimiz de onlara benzedi galiba. Şehitlik mertebesi çok yüce bir mertebe. Beni şehit eşi yaparak gitti. Biliyorum ki ahirette kavuşacağız. Tek tesellisi bu, yaşama sebebim bu. Rabbim ömür verirse burada bir tane çocuk alıp büyütmek istiyorum. Erkek olursa ismi tabi ki Ferhat olacak. Evlendiğimiz gün cüzdanı elime verdi. ‘Yanından hiç ayırma’ demişti. Geldiğinde düğün olacaktı. Ama olmadı. Nikahtan 1,5 ay sonra şehadet haberi geldi. ‘Cenaze araban gelin arabamız mı Ferhat’ım’ dedim. ‘Beni neden almıyorsun yanına’ dedim. Kabre konulduğu gün üzerine toprak atarken ‘seni buraya koyuyorum ama benim bütün hayallerimi de seninle gömüyorum’ dedim. Yani ‘bütün gelinliğim, evim, çocuğum. Huzurlu bir yuvam. Her şeyimi seninle bu toprağa koyuyorum’ dedim. Avuçlarımla kendim toprak attım üzerime. Zor olanı seçtim. Onun sevgisi her şeye değer. 8. yılın içerisindeyiz. Ömrüm ne kadar devam ettiği süre içerisinde ben hep Ferhat’ı seveceğim.”

Polis Derya Yıldırım Tuncay, eşiyle birlikte Cizre’de görev yapıyordu. Komiser eşi Umut Tuncay (27) çatışmada şehit oldu. Derya Tuncay, eşini onun parkasını giyerek uğurladı. 

Yalçın Nane, şehit düştüğünde eşi Seher Nane, bebek bekliyordu. Bebek doğunca babasının ismini aldı.

Son mektubuyla Türkiye’yi ağlatan Uzman Çavuş Göksal Cin, nişanlısı Büşra’yı boynu bükük bıraktığında evliliğine iki ay vardı.

Vietnamlı gelin Vu Yhuy Tuanvi Aydın, eşinin al bayrağa sarılı tabutunun yanına uzandığında mutluluğunda daha 3 ayı geride bırakmamıştı. 

Astsubay Nejdet Aydoğdu çarşıda şehit edildiğinde, aşeren eşi evinde onu bekliyordu. 

Yıllarca aynı yastığa baş koyduğu Binbaşı Aslan Kulaksız şehit düştüğünde  eşi Sibel, duruşuyla Türkiye’ye örnek olmuştu.