Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş,  Suriye Türkmen Meclisi Genişletilmiş İstişare Kurulu Toplantısı'ndaki konuşmasında Ankara'daki terör saldırısına değinerek, Türkiye'nin başkentinde böylesine bir olayın yapılmasının birçok yönünün bulunduğunu belirtti.

Olaya ilişkin "tedbir alınmadı" iddialarını hatırlatan Türkeş, Suriye'den 5 yıldır mültecilerin Türkiye'ye geldiğini belirterek, "Patlamayı yapan, bu patlamanın en uçtaki maşasının Türkiye'ye giriş tarihi belli, parmak izi belli, biyometrik fotoğrafı da var" diye konuştu.

3 milyona yakın insanın ülkeye geldiğini, her birinin "potansiyel düşman, tehdit" olarak algılanamayacağını kaydeden Türkeş, bu yüzden Batı'daki ve bu bölgedeki ülkelerin istihbarat kuruluşlarıyla, "devletim" diye geçinenleriyle irtibat kurmaya çalıştıklarını vurguladı.

Türkeş, "Ama bunun bir sabıkası yok, bunu kullanan el, böyle bir maşa seçmiş bu sefer. Bu bizi yıldırmayacak, bunun Cizre'de, Silvan'da, Silopi'de, Sur'da ya da Ankara'da olması hiçbir şeyi fark ettirmez. Türkiye Cumhuriyeti Devleti teröre boyun eğmeyecek ve bununla sonuna kadar da savaşacaktır. Bunu herkes bilsin" ifadelerini kullandı.

"Kendin güçlü bir ülke ol, diye bu eğitimi veriyoruz"

Başbakan Yardımcısı Türkeş, salondaki Türkmenlere seslenerek, "Suriye Türkmenlerinin o topraklar bin yıllık topraklarıdır, bugün de sizin, yarın da sizin olacak" dedi.

Türkmenlere yardımların sürekli devam ettiğini, şu ana kadar AK Parti'nin il ve ilçe teşkilatlarından toplanarak, bölgeye sevk edilmiş 3 bin tırın yardıma gittiğini aktaran Türkeş, şöyle devam etti:

"Burada herkesin kalbi sizlerle atıyor. Kendi topraklarında mutlu, güvenli, sağlıklı ve refahlı yaşamaları arzusu ve temennisindeyiz. Dar günde, bu son dönemde olduğu gibi kapılarımız açık, başımız üzerinde de yeriniz var ama doğrusu herkesin kendi atasından kalan, ona hak, helal olan kendi topraklarında yaşamasını temin etmektir. Dünyanın her yerinde sıkıntı oluğunda 'aç kapıyı herkes Türkiye'ye gelsin' yaklaşımı doğru değil. Çoğu zaman bununla ilgili olaylarla karşılıyoruz. Gençlerimizi buraya alıyoruz eğitmek için geldikten sonra dönmek istemiyorlar. Biz, seni 'sen o topraklarda kendi bayrağını özgürce dalgalandır, 21. yüzyılda kendin güçlü bir ülke ol, o ülkenin yönetiminde söz sahibi ol' diye bu eğitimi veriyoruz."