Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Artvin Cerattepe’deki madeni bahane ederek ortalığı karıştıranları ‘yavru Geziciler’ olarak nitelendirdi. Erdoğan, Ensar Vakfı’nın Olağan Genel Kurulu’ndaki konuşmasında, İstanbul’daki Gezi Olaylarını hatırlatarak, yaşananların ‘park, ağaç bahanesiyle yapılmış provokasyonlar’ olduğunu söyledi. Yaşanan olayların İstanbul’da değil, dışarıdaki güçlerle birlikte planlandığının altını çizen Erdoğan, özetle şunları kaydetti: 
“Yurt dışı seyahatlerimizde bunun ipuçlarını bulduk. Nereden planlandı bunlar, bunu gördük. İşte bakın şimdi de Artvin’de Cerattepe olayı çıktı. Bu Geziciler neyse bunlar da yavru Gezicilerdir, bunu böyle bilin. Bunlar Artvin’de alıştıklarını bulamadılar, Rize’de bulamadılar, Trabzon’da bulamadılar, Ordu’da bulamadılar, Giresun’da bulamadılar, Samsun’da bulamadılar. Şimdi çılgına döndüler, ‘ne yapacağız?’ Onun için tekrar bu tür adımları atmaya başladılar. Kardeşlerim, şunu unutmayın, hak her zaman galiptir. Görünüşte 3-5 ağacın kesilmesine karşı çıkmak için o başlatılan eylemlerde öylesine bir çevre tahribatına kendileri yol açtı ki... Ne ifade ettiler? ‘Yahu hâlâ anlamıyor musunuz mesele ağaç değil’ diyerek bunu ifade ettiler, niyetlerini açıkça ortaya koydular.
Vesayetin son kalıntılarıyla, paralel örgütüyle, bölücü terör örgütüyle, Suriye üzerinde, özellikle ülkemizi köşeye sıkıştırabileceklerini sanan 7 düveliyle, siyasi kriz, hiç olmadı bir ekonomik kriz beklentisiyle yanıp tutuşan, kifayetsiz muhterisleriyle, ülkemizin, milletimizin karşısında kim varsa hepsine birden ‘hodri meydan’ diyoruz. Yarının Türkiye’sinde inanın bana ne paralel örgütün esamisi okunacak ne bölücü terör örgütü olacak ne de bugün bize karşı envaiçeşit Bizans oyunu çevirenler olacak.
HDP’YE: Meclis’teki o siyasetçi görünümlü terör örgütü yandaşlarının bölge halkı nezdinde de hiçbir itibarları, hiçbir karşılıkları kalmamıştır. Ben çarşamba günü muhtarlar toplantısında ‘Artık parlamento milletin beklentilerine cevap vermelidir’ dedim. Fezlekeleri yürürlüğe koymak suretiyle artık bunların sığındıkları dokunulmazlığı gereğini yapmalıdır. İnsanlar kendilerini Meclis’te temsil için görev verdiği vekillerin terör örgütüne milis yazılmasının, siyaseten birer canlı bomba gibi hareket etmesinin hesabını bunlardan sormak için sabırsızlanıyor. 
28 ŞUBAT: Ne dediler o zaman? ‘Bin yıl sürecek’ dedikleri o süreç hamdolsun 5 yılda kapandı. Türkiye’nin geçtiğimiz 13 yılı, bir yönüyle Cumhuriyet tarihinin en büyük kalkınma hamlesinin sembolüdür. Hamdolsun ‘imam hatip nesli ne anlar bu işten, onlar gitsin cenaze yıkasın’ diyenlere işte bu süreç, en güzel cevaptır.