Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, Şark El-Avsat gazetesine verdiği röportajda gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Türkiye'nin sınır komşusu Suriye'nin bölüneceği iddialarına ilişkin Kurtulmuş, "Suriye savaşı, kesinlikle barışın sağlanması gereken bir boyuta ulaştı" yanıtını verdi.

Müslüman ülkelerin mezhepsel ya da etnik açıdan bölünmeye çalışıldığını ifade eden Kurtulmuş, "Türkiye olarak Suriye'nin bölünmesine yönelik her türlü planı reddediyoruz. Türkiye'nin önceliği, demokratik bir sistem çerçevesinde Suriye'nin toprak bütünlüğüdür" değerlendirmesinde bulundu.

"Suriyelilerin Esed rejimini kabul edeceğini sanmıyoruz"

Esed'in görev süresi doluncaya kadar iktidarda kalacağı ya da geçiş sürecinin bir parçası olup olmayacağı yönündeki soruya ise Kurtulmuş, buna Türkiye'nin değil, Suriye halkının karar vermesi gerektiğini bildirdi.

Suriye'de yaşananlarla 5 yıldır Suriye halkının muhatap olduğuna işaret eden Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Esed'in akıbeti konusunda son sözün sahibi Suriye halkıdır ve Suriye halkı, kabul etmediğini açıkça ifade ediyor. Bu rejimin Suriye’nin geleceğinde yeri yok. Suriye'nin geleceğinin terör örgütlerinden ve mevcut rejime bağlı kişilerden arınmış olması gerekiyor. Her ne şekilde olursa olsun Esed rejimine karşı çıkan Suriye halkıdır."

"Kimse Türkiye ile bölgedeki kardeşlerini birbirinden ayıramaz"

Kurtulmuş, "Ruslar, gerek sınırları kapatarak gerekse Kürtler aracılığıyla sizi Suriye krizinde saf dışı bırakmaya çalışıyor, buna karşı ne gibi önlemler alacaksınız?" sorusuna ise Türkiye'nin, Suriye ile komşuluk ve akrabalık ilişkileri olduğunu, ortak tarihi ve kültürel değerlerin bulunduğunu bildirdi.

İki ülkenin sınırında akrabaların yaşadığına işaret eden Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Bizler Türkiye'de sonsuza kadar komşularımızla birlikte yaşayacağız ama yabancı ülkeler en nihayetinde kendi ülkelerine geri dönecekler. Sınırımızda Kürt kardeşlerimizin olmasına karşı değiliz. Onlar oranın yerli halkıdır. Biz sadece PYD'nin izlediği etnik temelli ayrımcılığa karşıyız. Kürtler, Türkmenler ve Araplar yüzyıllardır burada yaşıyorlar. Kuzey Irak'taki Kürtlerin varlığına da karşı değiliz ancak bazı örgütler o toprakların kendilerine ait olduğunu söylerse bu kabul edilemez. Topraklar, üzerinde yaşayan halka aittir ve hiç kimse Türkiye ile bölgedeki kardeşlerini birbirinden ayıramaz."

Kurtulmuş, Türkiye'nin Suriye'de Rusya ile karşı karşıya gelme ihtimaline ilişkin soruya ise "Böyle bir şey olduğunu zannetmiyorum ancak tüm taraflar arasında bölgesel bir savaş çıkma tehlikesi var" yanıtını verdi.

Türkiye'deki terör olayları

Kurtulmuş, Türkiye'de yaşanan terör saldırılarına ilişkin soru üzerine, Türkiye'nin 20 Temmuz 2015'ten bu yana farklı terör gruplarının bir dizi saldırısına maruz kaldığını bildirdi.

Tüm terör örgütlerine bazı siyasi, ekonomik ve askeri ya da çeşitli istihbarat desteği olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, "Örneğin Paris Avrupa'nın en iyi korunan kentlerinden biri ancak DAEŞ aynı anda sınırlı bir zaman dilimi içinde 8 bölgeye saldırabildi. Yani örgütün bazı istihbarat teşkilatlarıyla görüştüğü ve bazı istihbarat teşkilatlarından destek aldığı görüldü. Aynı şekilde Ankara saldırısında da uluslararası bağlantı olabilir. Özellikle de Suriye'deki iç savaşa aktif olarak katılan gruplar ve diğer terör örgütleri olabilir" ifadesini kullandı.

"Ortağımız halktır"

Çözüm sürecine değinen Kurtulmuş, geçen 3 yıl içinde Türk hükümetinin bu konuda iyi niyetini ortaya koyduğunu ancak PKK terör örgütünün bazı dış destekle Türkiye'de yeni bir terör saldırıları hamlesi başlattığını belirtti.

Kurtulmuş, Türkiye'nin geleceği için "Birlik, barış ve demokrasi" başlıklı bir girişim başlattıklarına işaret ederek, "Bu girişim 81 maddeden oluşuyor ve Türk halkına biraz umut verebilir. Tüm konuları ele almak için bir tür sivil hareket yaşatacağız. Ortaklarımız halktır. Zira terör örgütlerinin barış girişiminde ortağımız olarak kabul edilmesi mümkün değil" diye konuştu.

"Yeni anayasa tüm Türkiye'nin"

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, yeni anayasa çalışmaları ile ilgili soruya da Türkiye'nin mevcut anayasasının, askeri yönetimin belirlediği demokratik olmayan bir anayasa olduğu söyledi. Anayasada teokratik sistemin yansıması bulunduğunu aktaran Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Yeni anayasa sadece AK Parti'nin değil tüm Türkiye'nin. Bu da tüm muhalif partilerin talebi. Bu anayasanın hazırlanması siyasi güçlerin değil, parlamentonun sorumluluğundadır. Anayasa komisyonunda parlamentodaki tüm partiler eşit temsil ediliyor, parlamentodaki sandalye sayısına bakılmaksızın her bir partiden üç üye bulunuyor. Bu da bizim her fikre ve tartışmaya açık olduğumuzu gösteriyor. Eğer başarılı olunmazsa parlamentonun üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediği anlamına gelir. Biz açık fikirliyiz, kimseye görüşümüzü dayatmak istemiyoruz ancak değişiklik şart."