Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko, resmi ziyaret için Ankara’ya geldi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuğu  Poroşenko ile baş başa görüştü. Ardından Türkiye-Ukrayna Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey Oturumu gerçekleşti.
Erdoğan, Poroşenko ile düzenlediği ortak basın toplantısında ise Kırım’ı işgal eden ve Suriye’de ılımlı muhalefeti hedef alan Rusya’ya net mesajlar verdi. Erdoğan özetle şunları söyledi:
∂ Sayın Cumhurbaşkanına, Türkiye’nin Ukrayna’nın egemenliğine, Kırım dahil toprak bütünlüğüne ve siyasi noktada birliğine destek vermeyi sürdüreceğini altını çizerek ifade ettik. Burada açık ve net bir şekilde tekrar ifade etmek isterim. Türkiye, Kırım’ın gayrimeşru ilhakını tanımamıştır ve bundan sonra da tanımayacaktır. Rusya, Kırım’da uluslararası hukuku ayaklar altına aldı.
∂ Suriye’ye girerken ‘Suriye yönetimi bizi çağırdı, onun için Suriye’deyiz’ diyen Rusya, acaba Ukrayna’ya girerken kendilerini kimler oraya çağırdı da Ukrayna’ya girdiler. Bunu uluslararası hukukta acaba nereye yerleştirecekler. ‘Güçlüyüm, öyleyse haklıyım’ mantığıdır bu. Burada haklılık söz konusu değil.
∂ Şu anda Lazkiye’deki (Suriye) hava üssünde 50 civarında uçakları var. Hatta şu anda en ileri teknolojide olan 4 tane uçakları da yine bu üste bulunuyor. Rus yetkililere bunu sorduğunuz zaman ‘Esed kendilerini oraya davet etmiş’ bunu söylüyorlar. Siz her davet edildiğiniz yere girmek zorunda mısınız? 500 bine yakın insanı öldüren, bir devlet terörü estiren kişi var, siz onun davetine uyuyorsunuz. Böyle bir yanlış olamaz.
∂ Uluslararası camia, Rusya’nın Suriye’deki yaklaşımını çok farklı bir şekilde ele alıp gereğini yapmalıdır. Gücünü nereden alıyor? Bir, silahtan, iki, ‘Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin daimi üyesiyim’ diyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin Rusya hakkında karar vermesi mümkün mü? Olay bu kadar basit.
∂ Kırım’daki yasa dışı durumun aşılması için diplomasi ve hukuk çerçevesinde atılacak adımlarda eşgüdüm içerisinde hareket edeceğiz. Ukrayna’nın doğusundaki krizin de ancak barışçıl ve diplomatik yöntemlerle çözüme kavuşturulabileceğine inanıyoruz. Bu çerçevede Minsk sürecini destekliyoruz.
AYM, YERİNDELİK DENETİMİ YAPAMAZ
Anayasa Mahkemesi’nin Can Dündar ve Erdem Gül’e tahliye yolu açan kararının gerekçesi sorulan Cumhurbaşkanı, şu değerlendirmeyi yaptı: 33 sayfalık bir gerekçeli karar açıklamış olduklarını duydum. Herhalde gerekçeyi izahta zorlandılar. Anayasa Mahkemesi, bireysel başvurularda yargı yolunun tüketilmesini beklemek durumundadır. Yerindelik denetimi yapamaz, yapmamalıdır. Anayasa Mahkemesi, bu olayda kendini birincil mahkemenin yerine koymuştur. Yargıtay gibi de bu noktada inceleme yapması doğru değildir.