Askerin zırhlı araç-gereç, teçhizat, akıllı mühimmat ve personel talebi devletin zirvesinde kabul görürken, terörle mücadele operasyonlarında görev yaparken karşılaşacakları suçlamalar ve soruşturmalara ilişkin talepleri de bazı değişikliklerle karşılık buldu. Askerler, bu konuda keyfi bir hukuk sanayisi oluştuğunu vurgularken, MİT'e tanınan bu ayrıcalığın görevleriyle ilgili olarak askerlere de tanınması gerektiğini savundu.
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensuplarının yargı önüne getirilmesinin daha kolay olduğu belirtilirken, açılan davaların Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) nezdinde de Türkiye'yi sıkıntıya soktuğu ifade edildi. Tugay komutanıyken hakkında soruşturma açılan bir subayın NATO gibi uluslararası bir kuruluşta görevlendirdiğinde dahi bu soruşturmanın kendisini kovaladığı vurgulandı. Geçmişte Eruh'ta görev yapmış bir yüzbaşı hakkında, emekli olduktan sonra bile bir şikâyet üzerine dava açılabildiği belirtildi.
İKİ KRİTİK DÜZENLEME
Başbakan Ahmet Davutoğlu, 3 ay önce Cizre, Silopi ve Sur'da başlatılan büyük operasyon öncesinde TSK'ya bağlı tugayları ve kolorduyu yazılı direktifle görevlendirmişti. Bu süreçte, kent merkezlerinde terörle mücadele operasyonlarına katılan askerlerin, görevleriyle ilgili herhangi bir suçlamaya ve soruşturmaya maruz kalmamaları konusunda talepleri olmuştu. Bu konuda çalışma başlatıldı ve bir taslak hazırlandı.
Habertürk'te yer alan habere göre Güneydoğu'da meskun mahallerde yürütülen terörle mücadele operasyonlarına katılan askerlerin beklediği, talep ettiği yasal koruma kalkanına ilişkin mevzuatta iki önemli değişikliğe gidiliyor.
SORUMLULUK HÜKÜMETTE
Birinci düzenleme, Terörle Mücadele Kanunu'nda (TMK) yapılıyor. TSK'nın iç güvenlik harekâtında görevlendirilmesi 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nda düzenleniyor. Kanun, valilere illerinde çıkan olaylara müdahale etmek için askeri birliklerden yardım isteme yetkisi veriyor. Ancak, İl Özel İdaresi Kanunu'ndaki vali yetkisindeki görevlendirme asayiş olaylarını kapsadığı için Terörle Mücadele Kanunu'na Başbakan'ın yazılı görevlendirmesi unsuru eklenecek. Yani Başbakan'ın halihazırdaki yetkisi yazılı olarak kanuna girecek, muğlaklık giderilecek.
Sivillerin de bulunduğu birkaç il ya da ilçeyi kapsayan, uzun süreli konuşlanmalarda ve operasyonlarda askere yazılı direktifi Başbakan verecek. Böylece operasyonların sorumluluğunu hükümet üstlenmiş, yetki yukarıda toplanmış olacak. Görev emrini Bakanlar Kurulu'nun vermesi da tartışıldı ancak bürokrasi doğuracağı ve aciliyet taşıyan durumlarda zaman kaybettireceği için vazgeçildi.
ASKERİ MAHKEME YETKİLİ
İkinci düzenleme, terör operasyonlarında görevli askerler hakkında soruşturma açılmasıyla ilgili olarak yapılacak. Bu noktada soruşturma açılmasının Milli Savunma Bakanı ve Başbakan'ın iznine tabi olması önerisi kabul görmedi. Bunun yerine davaların sivil mahkemeler yerine askeri mahkemelerde görülmesi benimsendi. Bu da TMK'ya yazılacak.