AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti kurucu üyesi Yaşar Yakış ile 3 belediye başkanının partiden ihraç edildiğini açıkladı.

Yaşar Yakış ile Ankara Ayaş Belediye Başkanı Bülent Taşan, Kahramanmaraş Elbistan Belediye Başkanı Durmuş Küçük ve Adana Ceyhan Belediye Başkanı Alemdar Öztürk, kesin ihraç istemiyle ocak ayında Merkez Disiplin Kurulu'na sevk edilmişti.

AK PARTİ'NİN KURUCU İSİMLERİNDENDİ

AK Parti'nin kurucu isimlerinden olan Yaşar Yakış, Abdullah Gül'ün başbakanlığındaki ilk AK Parti hükümetinde dışişleri bakanlığı yapmıştı.



İHRAÇ EDİLME NEDENLERİ

Ömer Çelik, daha önceki yaptığı açıklamada, ihraç edilen isimlerin disipline sevk edilme nedenlerini şöyle sıralamıştı:

"Adana Ceyhan Belediye Başkanı Alemdar Öztürk, Genel Merkez Yerel Yönetimler Başkanlığı tarafından hazırlanan rapor neticesinde, eşini belediye başkan yardımcısı yaparak özel nüfuz kullanmak, imar uygulamalarında menfaate dayalı iş ve işlemler yapmak, AK Parti ilkeleri ile bağdaşmayan tutum ve davranışlar sergilemek gibi tespitler çerçevesinde tüzüğümüzün 117/1 maddesi ve devam maddeleri uyarınca kesin ihracı için Merkez Disiplin Kuruluna sevk edilmiştir."

"Kahramanmaraş Elbistan Belediye Başkanı Durmuş Küçük, AK Parti Genel Merkez Yerel Yönetimler Başkanlığı tarafından hazırlanan rapor doğrultusunda, 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinde il ve ilçe seçim koordinasyon programlarına katılmadığı ve parti hakkında aleyhte sözlü ve fiili davranışlarda bulunduğu gerekçesiyle tüzüğün 117/1 maddesi ve devam maddeleri çerçevesinde tedbirli olarak partiden kesin ihracı için Merkez Disiplin Kurulu'na sevk edilmiştir."

"Ankara Ayaş Belediye Başkanı Bülent Taşan, AK Parti ilkeleriyle bağdaşmayan iş ve işlemler yapması, AK Parti tüzüğü ve ilkelerine aykırı olan davranışlarda bulunduğu şeklindeki tespitler nedeniyle aynı tüzük maddesi uyarınca tedbirli olarak partiden kesin ihracı için Merkez Disiplin Kurulu'na sevk edilmiştir."

"AK Parti kurucu üyesi Yaşar Yakış'ın da devlet içine nüfuz etmiş, ulusal güvenliği tehdit eden legal görünümlü illegal yapının yayın organlarından yaptığı açıklamalarla, AK Parti tüzüğünün 117/7 maddesinde düzenlenen parti yöneticileri, üyeleri veya parti tüzel kişiliği hakkında basın yayın araçlarıyla kamuoyuna gerçek dışı haber yaydığı, iftira, hakaret, karalama ve küçük düşürücü beyanlarda bulunduğu için AK Parti ilkeleriyle bağdaşmayan tutum ve davranışlarda bulunduğu tespit edilmiş olup, tüzüğün 117/1 ve devam maddeleri uyarınca tedbirli olarak partiden kesin ihracı içi Merkez Disiplin Kurulu'na sevki sağlanmıştır."

Rıza Sarraf'ın tutuklanmasına AK Parti'den ilk yorum

AK Parti Sözcüsü Çelik, İran asıllı Rıza Sarraf'ın ABD'de tutuklanmasına ilişkin açıklama yaptı.Rıza Sarraf'ın ABD'de tutuklanmasını değerlendiren Çelik, tutuklamanın savcının tasarrufu olduğunu söyledi.

Çelik şunları söyledi:

"ABD'deki savcının tasarrufu bu konuda bir değerlendirme yapacak değilim. Oradaki yetkililer de açıklama yapıyor fakat ibretle izlediğim şudur; ABD'deki bir tasarruf üzerine Türkiye'deki siyasetin nasıl dizayn edileceğine, Sayın Cumhurbaşkanımız ve bazı arkadaşlarımızla ilgili nasıl karşıtlık üretilebileceğine dair hastalıklı bir faaliyet var. 

Bunun dünden itibaren Türkiye'de haber ve yorum yapılma biçimine bakıldığında oradaki açıklamalarla, bir savcının tasarrufu olarak değerlendirilmesi  gereken bir olay Türkiye'nin neredeyse iç siyasetini dizayn edecek bir tasarrufmuş gibi hatta aynı kişiler Türkiye-İran-ABD ilişkilerini şekillendirecek bir uluslararası ilişkiler teorisi bile buradan üretmeye kalktılar. 

Maalesef herhangi bir olayı değerlendirirkennedensellik bağı olmayan ve hastalıklı bir takım muhalif çabalara, gerçek bağından koparılmış haber ve yorumlar yapılıyor. ABD'de bir savcı böyle bir tasarrufta bulunmuş bununla ilgili benim yapacağım bir değerlendirme yok. Bunun ötesinde Türkiye'nin içiyle ilgili şeylerin gerçek olduğunu düşünmüyorum."

Ömer Çelik'in açıklamalarından diğer başlıklar şöyle:

"Dokunulmazlık parlamentolara verilmiş bir haktır. CHP'nin yaptığı gibi meseleyi dokunulmazlık müessesesinin ele alınması gibi yargılamamak gerekir. Parlamento her şeyin savunulduğu bir ortamdır. Ama nefret suçu savunulamaz ve teröre destek verilemez. 

Dokunulmazlık parlamentonun saygınlığına gölge düşürülmemesi için konulmuş bir zırhtır. Parlamentonun saygınlığını içerden lekelemeye çalışanlarla ilgili gereken yapılacaktır. 

Sayın Başbakanımız bizim çekinecek bir şeyimiz yok fezlekelere ait bütün dokunulmazlıkları kaldıralım dedi. Bu kadar birikmiş fezlekeyle ilgili siyasetin bu yükü taşımasına gerek yok. Yeni teklifler geldi, bunları arkadaşlarımız değerlendirecek. 

Her seferinde yeni talep paketi gündeme getirerek işi yokuşa sürmeye gerek yok. Anayasa değişikliğiyle hepsini bir kerede görüşüp siyasetin üzerindeki bu yükü kaldıralım."