Yenişafak Yazarı Mehmet Acet, bugünkü köşe yazısında ABD'nin Türkiye'ye PKK için teklifte bulunduğunu ama Türkiye'nin reddettiğini yazdı.

İşte Acet'in yazısından satırbaşları:

Türkiye'nin desteklediği muhalifler, bir haftadır Azez'in doğusunda DAİŞ'e karşı önemli mevziler elde etti.

Çarşamba günü çıkan yazımızda “kuşatıldı” dediğimiz Türkmen kasabası Çobanbey/Rai muhaliflerin eline geçti.

Bu ilerleyiş yeni bir açmaz ile karşılaşmaz, muhalifler Cerablus'a kadar ulaşabilirse, Türkiye'nin hayati önemde gördüğü 98 km.'lik hattın sınıra yakın bölümleri kurtarılmış olacak.

Burada Erdoğan'ın Washington gezisi sonrasına denk gelen yeni durum şu: Daha önce Türkiye'ye müzahir gruplara hava desteği istenince “motor bozuk” yanıtını veren ABD, son bir haftada hava gücünü muhalifler lehine etkin bir şekilde kullandı.

TSK'NIN DESTEĞİ İLE...

TSK'nın karadan verdiği 'Obüs' desteğinin de katkısıyla bu ilerleyiş mümkün oldu.

Bu böyle olmakla birlikte, ABD'nin Türkiye'ye attığı kazıklarla dolu olan Suriye hafızası, önümüzdeki günlerde yeni ne tür hadiselerle karşımıza çıkacak, burası meçhul.

Washington'da yapılan görüşmelerin bütün detaylarına vakıf olan bir kaynak, “Şu an için iyi durumdayız, Amerikalılar Türkiye sınırına 40 km. uzaklıkta bulunan Münbiç ilçesinin PYD'ye teslim edilmemesi yönündeki talebimize de 'kabul' dediler. Ancak nasıl gelişeceğini göreceğiz” dedi.

WASHİNGTON: SİZİ PKK İLE BİZ GÖRÜŞTÜRELİM

Erdoğan'ın Washington gezisinde ABD tarafının masaya getirdiği ikinci konu ise, buralarda pek gündeme gelmedi.

O konu PKK ile ilgili.

Öğrendik ki, ABD yönetiminin tepesindekiler Türk muhataplarına “çözüm süreci yeniden başlasın, biz de arabulucu olalım” teklifinde bulunmuşlar.

Erdoğan ve heyetindekiler bu teklife “bitiren başlatsın” diye mukabelede bulunarak hepimizin bildiği PKK silahsızlanmadan bu olmaz duruşunu karşı tarafa iletmiş.

NET BİR ŞEKİLDE REDDETTİK

ABD heyetinin 'arabuluculuk' teklifi de, “bu bizim meselemiz” denilerek net bir şekilde reddedilmiş.

Birkaç gün önce ABD'nin Ankara Büyükelçisi John Bass, Türk gazetecilere, “PKK'yı şiddet kampanyasına son vermeye, silahlarını bırakmaya, meşru müzakereyi kabul etmeye çağırıyoruz” diye bir açıklama yapmıştı.

PKK'DAN DA AYNI AÇIKLAMA GELMİŞTİ

Hemen ardından PKK'nın Avrupa sorumlularından Zübeyr Aydar, “ABD arabulucu olsun, bizi ve Türkiye'yi masaya getirsin” diyerek bu arzuyu en açık haliyle dışa vurmuştu.

ANKARA BUNUN TUZAK OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYOR

Ankara ise, bunun bir tuzak olduğunu düşünüyor.

2012 sonbaharında çözüm sürecinin yerli dinamiklerle başlatılmasından acayip derecede rahatsız olan ABD yönetimi, dönemin Ankara'daki büyükelçisi Ricciardone'nin ağzından dökülen ve kastı bu süreç olan “bize güvenilmemesine çok kızgınım”cümleleriyle bu rahatsızlığını açığa da vurmuştu.

REDDETMEMİZİN İKİ NEDENİ VAR

Ankara'da ABD'nin 'arabuluculuk' fikrini baştan reddeden tutumun iki temel nedeni var.

Birincisi; bunun köşeye sıkışan PKK için konjonktürel bir nefes almaya yol açacağı düşüncesi.

İkincisi; ABD'nin 'üçüncü göz' talebiyle meseleyi Oslo'da yaşandığı gibi başka açmazlara taşıma niyetinin belli olması.