Özdağ yaptığı açıklamada, kullanmadığı ifadeler üzerinden bir algı operasyonuyla karşı karşıya olduğunu belirterek, malum odaklar, 'hayvanlara tecavüz edenlere 6 aylık hapis cezasını çok bulduğumu iddia ederek, asparagas içerikleri haberleştirdiler” ifadelerini kullandı.
Söz konusu ifadelerin, medyada çarpıtılarak yer bulduğunu kaydeden Özdağ, iddia edildiği gibi bir demecinin olmadığını belirterek, şu açıklamayı yaptı:
 
BÖYLE BİR İFADE KULLANMADIM
“19 Haziran 2014'te TBMM'deki Çevre Komisyonu toplantısında, Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı görüşmelerinde hayvan haklarına aykırı davrananlara verilen hapis cezasının yanında ayrıca hayvan sahiplenmekten de men cezası önerisi getirilmiştir.
Ben de bunun üzerinde söz alarak, özellikle köylerde çiftçilikle uğraşan vatandaşların hayvanlara ihtiyacı olduğu düşüncesiyle, şiddet ve benzeri sebeplerden dolayı cezalandırılmalarını desteklediğimi ancak hayvan sahiplenme hakkının ellerinden alınmaması gerektiğini ifade ettim. Önerge komisyonda görüşüldüğü esnada hayvan sahiplenmekten men edilmemesi konusundaki tavrımı köylerde yaşayan vatandaşlarımızı düşünerek dile getirdim. Kesinlikle tecavüz edenler hayvan sahiplensin şeklinde bir düşünce içerisinde bulunmadım. Böyle bir ifade kullanmadım. Kullanmayacağımı da muhalefet temsilcileri dahil komisyonda birlikte çalıştığımız herkes bilir. Komisyon tutanaklarına geçen ve şahsımın kullandığı ifade,“Bu hakikaten bir devrim, bir reform fakat bir yandan altı ayla dört yıl arasında cezaya çarptırılan insanlara yeniden bir şans vermeden hayvanlardan, hayvan sahiplenmekten men etmeyi de ben doğru bulmuyorum çünkü insanlara şans vermek gerekir” şeklindedir.
Çevre Alt Komisyonu Başkanı olarak hayvan haklarının korunmasına dönük yasal çalışmada emeğim çoktur. Türkiye tarihinin en kapsamlı ve en koruyucu hayvan hakları yasa tasarısının Çevre Komisyonu’nda onaylanmasına, hayvana yapılan işkencenin Kabahatler Kanunu’ndan çıkarılıp ceza kapsamına alınmasına vesile oldum. Hayvan sorunlarının çözümüne yönelik yüzlerce insanı dinledim, onlarca toplantı gerçekleştirdim. Bu işle yakından ilgilenmiş biri olarak şahsıma yöneltilen haksız ithamlar abesle iştigaldir.
 
YARGIYA GİDECEĞİM
Gazetecilik mesleğinin hakkını vermek yerine siyasi amaçlar uğruna yazıp çizenler, objektiflikten uzak kalarak, mesleğin yüz karası haline gelmişlerdir. Objektif gazeteciliğin gereğini yerine getirmek isteyen ve olayın aslını öğrenmek isteyenler Komisyon tutanaklarından asıl ifadelerimi kolaylıkla bulabilirler. Vicdan yoksunu bu odakların 2 yıl önceki bir toplantıda kullandığım ifadeleri çarpıtarak, aslından uzaklaştırıp prim yapma gayreti sonuçsuz kalacaktır. Şahsım üzerinden partimi karalama gayretinin, muhalefetin kırdığı potları örtme çırpınışları olduğu açıktır. Partim ve şahsımın bu tarz konularla yıllarca yıpratılma gayreti sonuç vermemiştir, yine vermeyecektir.
Ayrıca kirli odakların bu saldırısının, geçtiğimiz günlerde Manisa'da verdiğim; “Vatan ve millet düşmanı PKK, Ermeniciler ve illegal sol örgütler ile FETÖ el ele verip millet iradesine karşı ortak hareket ediyorlar” demecimin ardından meydana gelmesini de çok manidar buluyorum.
Asparagas ustalarının amaçlarına ulaşamayacağını belirterek, terörle mücadeledeki tavrımdan da asla ödün vermeyeceğimi, üstüne basa basa ifade etmek istiyorum. Milletimizin gerçekleri gördüğünü ve yalanlara itibar etmediğinden şüphe duymadığımı kaydederek, yapılan bu saldırıya karşı, başta ilgili haber siteleri olmak üzere şahsımı karalayan yorumda bulunanlar hakkında da yargı yoluna başvuracağımı ayrıca belirtmek istiyorum.