CEREN KENAR, SUR İZLENİMLERİNİ YAZDI - Şırnak şehir merkezinde PKK’ya karşı operasyonlar devam ederken, operasyonların tamamlandığı Diyarbakır, Sur’a geçiyoruz. Sur, PKK’lı teröristlerden temizlenmiş durumda. Lakin çatışmalar sonrasında oluşan manzara parlak değil. Sur’da 2 Aralık’ta sokağa çıkma yasağı ilan edilmesiyle birlikte başlayan operasyonlar 103’üncü gününde sona ermişti. Sur’dan göç eden insan sayısı 20.000’den, etkilenen esnaf sayısı ise 1500’den fazla oldu. Devlet Sur’dan göçmek zorunda olan 6 bin aileye kira yardımı yapıyor. İçişleri Bakanı Efkan Âlâ, “Yürütülen müşterek operasyonlar çerçevesinde 243 çukur ve barikat kaldırıldı. 354 bomba düzeneği de imha edildi” açıklamasını yaptı. 
Operasyonun sona ermesinin ardından ilçede başlatılan arama, hasar tespit ve enkaz kaldırma çalışmaları da sürüyor.
PKK’nın Suriye’de DAEŞ’ten öğrendiği taktikler kasabayı harabeye çevirmiş durumda. Hendeklere, evlere, kaldırım taşlarına saklanan patlayıcılar Sur’u hayalet şehre çevirmiş durumda. PKK’nın vahşetini şehirlere taşıması ile en çok kullandığı araçlardan biri el yapımı patlayıcılar. Uzmanlar bu bombaların tahribat gücünün çok yüksek olduğunun altını çiziyor. Bu patlayıcılar tahribat gücü arttırılsın diye birçok malzemeden yapılıyor. Amonyum nitratla güçlendirilmiş bu bombaların içine roket başlığından, cezveye birçok farklı malzeme konuluyor. 

 BİR TARİH YOK OLMUŞ!

 Bu bombalardan birini, Sur’daki Kurşunlu Camii’nin şadırvanının önünde görüyorum. Bir tüp içine yerleştirilmiş bomba infilak etmesi ile tarihi şadırvanı yok etmiş. 
Fatih Paşa Camisi, kubbe ve çatısının tamamen kurşun tabakasıyla kaplanmış olmasından dolayı Diyarbakır ahalisi tarafından Kurşunlu Cami olarak da adlandırılıyor. Diyarbakır’ın ilk Osmanlı eseri, şehrin ilk Osmanlı Valisi Bıyıklı Mehmet Paşa tarafından 1516-1520 tarihleri arasında inşa ettirilmiş. 
Cami hem Osmanlı, hem de Selçuklu mimarisinin en güzel örneklerinden biriydi. Minber ve mihrabının görkemi, duvarlarındaki Osmanlı çinilerinin güzelliği nedeniyle, Orhan Cezmi Tuncer caminin “Diyarbakır’daki camilerin en boyutlu ve özenlisi” olduğunu söylemiştir. 
Ancak bu güzel eser de PKK’nın barbarlığının kurbanı oldu. 
Cami çatışmalar sırasında PKK’lılar tarafından önce karargâh olarak kullanıldı ve daha sonra da yakıldı. Kurşunlu Camiinin yakılma görüntüleri Türkiye kamuoyunda büyük infial uyandırmıştı. 
Bu meşum hadiseden sonra caminin içine giren ilk gazeteci ekibi oluyoruz. 
Ve gördüğümüz manzara karşısında dehşete düşüyoruz. 
Camii tamamen kullanılmaz hale getirilmiş, yakılmış, içindeki güzel eserler yok edilmiş. Diyarbakır’ın medeniyet tarihine kast eden PKK, DAEŞ’ten sadece savaş taktikleri değil, tarihi eser ve dini mabedleri yok etmeyi de öğrenmiş. 
Bu medeniyet düşmanı örgütün Diyarbakır’ın en güzel camilerinden birini yok etmesini, Ulu Cami baş hatibi Mehmet Amin Mülayim’e soruyoruz. “İnsanın ciğerleri dağlanıyor. Diyarbekir’in düşman işgaline uğramamış, 9 peygamber makamı, üç peygamber kabri bulunan bir şehirdir. Mekke ve Medine’den sonra en çok sahabinin bulunduğu üçüncü memleket olan Diyarbekir’imizde yaşanan meşum olaylar camileri de maalesef tahrip etmiştir. Savaşlarda bile dokunulmazlıkları bulunan bu camilerin halkımıza öz yönetim iddiası ile ortaya çıkanlar tarafından harap edilmesi, öyle bir çelişki ortaya koyuyor ki. Ve aynı zamanda niyetlerini göstermesi açısından aslında çarpıcı olmuştur. Allah Bakara suresinin 114. ayetinde şöyle buyurur; Allah’ın mescitleri içinde, Allah’ın isminin anılmasını men eden ve o mescitlerin harap olmasına çalışandan daha zalim kim vardır?”
Sur’da sadece tahrip olan şey camiler değil. Hayata dair her şey yıkılmış durumda. 
Ancak Sur’un yeniden inşası için de çalışmalar başlatıldı.
Planlara göre 9 bin binadan tarihi olanlar koruma altına alınacak. 4 milyar lira yatırımla Sur yeniden inşa edilecek. Terör nedeniyle mağdur olan vatandaşlara ise ev fiyatları konusunda destek verilecek.