CEREN KENAR Strazburg - Başbakan Ahmet Davutoğlu, Strazburg’da Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Genel Kurulu’na hitap etti. Konuşma Türkiye-AB ilişkileri açısından önemli bir zamanda gerçekleşti. Bir yandan Türkiye ve AB arasında göçmenlere yönelik müzakereler sürerken, diğer yandan ilişkilerde somut gelişmeler de yaşanıyor. Bu yılın başında Türkçe, Avrupa Konseyi’nde çalışma dili olarak kabul edildi ve Türk milletvekillerinin artık genel kurul, komisyon ve alt komisyon toplantılarında Türkçe konuşabilmeleri sağlandı. Davutoğlu da bu gelişme sonrası meclise Türkçe hitap etti.
Konuşmasına “Dost acı söyler” diyerek başlayan Davutoğlu, AB’ye yönelik ağır eleştirilerde bulundu. Avrupa’nın ilerleyen zaman ile gerilediğini, ırkçılık, ayrımcılık ve İslamofobinin her geçen gün keskinleştiğiNİ, ekonomik problemlerin derinleştiğini ifade etti. Avrupa’nın geleceğine dair endişelerin arttığını vurguladı. Terörle mücadele konusunda ortak bir işbirliği dışında bir yol olmadığını söyledi. Batı kamuoyunun terör örgütleri konusundaki ikircikli tavrını yerden yere vurdu, AB ülkelerini Türkiye’yi hedef alan terör saldırıları konusunda yeterince işbirliği yapmamakla suçladı. PKK çadırlarını hatırlattı “Terörü haklı göstermek hiçbir suretle kabul edilemez. Böyle bir anlayış, AB’nin üzerine inşa edildiği ilkelere de aykırı” dedi.
Konsey binasının önünde protesto düzenleyen PKK sempatizanlarının varlığı ise Davutoğlu’nun konuşmasını doğrulayan bir hadise olması açısından açıklayıcı idi. Türkiye parlamentosunda herhangi bir Avrupalı lider konuşma yaparken, parlamentonun önünde IŞİD sempatizanlarının gösteri yapması düşünülemezken, Ankara’nın kalbini vuran bir örgütün Avrupa’da meşruiyet bulması kayıtlara geçti.
Başbakan’ın konuşmasının en etkili ve renkli bölümlerinden biri ise soru cevap kısmı oldu. Irkçı politikalar nedeniyle mültecilerin ülkelerine girmesini engellemek için her şeyi yapan, Türkiye gibi bölge ülkelerinin yükünü azaltmak için elini taşın altına koymayan, AB politika yapıcılarının Türkiye’yi sıkıştırmak için en çok kullandığı argümanlar soru cevap kısmına damgasını vurdu. Terör ve mülteci meselesi konusunda söyleyecek sözü olmayan Avrupalı parlamenterler, mağduru suçlamayı, yani Türkiye’ye saldırmayı tercih etti.
Türkiye’de yaşanan insan hakları ihlallerine dair temelsiz iddialar, basın özgürlüğüne dair boş safsatalar dile getirildi. Başbakan Davutoğlu son derece net ve sert yanıtlarla Türkiye’nin Batı kamuoyunda anlatılmayan pozisyonunu açıkladı. Davutoğlu’nun konuşması sık sık alkışlarla kesildi.
Türkiye-AB ilişkilerinde daha önce eksikliği hissedilen özgüvenli duruş Başbakan Davutoğlu’nun Strazburg gezisine damgasını vuran hava oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sık sık hatırlattığı, “Türkiye’nin AB’ye olduğundan daha fazla AB’nin Türkiye’ye ihtiyacı var” ifadesi, Türkiye’nin AB ile müzakere sürecindeki tavrını özetleyen şiar oluyor. Bunun sonucunda ise kendi iç sorunlarını çözmekten aciz AB’nin Türkiye’ye vermeye çalıştığı dersler havada kalıyor.

Kürkçü’yü perişan etti
HDP milletvekili Ertuğrul Kürkçü’nün Davutoğlu’na İngilizce sorduğu soru Türkiye kamuoyunda en çok dikkat çeken an oldu. Türkiye başbakanına Türkiyeli bir vekilin İngilizce soru sorması, Başbakan Davutoğlu tarafından eleştirildi. Kürkçü’nün PKK’lı teröristleri gerilla olarak tanımlamasına cevaben ise Başbakan çok sert oldu: “Ölen kişilerden birinin akrabası olsa herhalde PKK’lılara gerilla değil alçak katil derdi.” Çatışma sürecini PKK’nın başlattığını ve silah bırakmayı reddettiğini hatırlatan Davutoğlu, Türkiye’de kamu düzeninin sağlanacağı ve her Türk vatandaşın kendini emniyette hissedeceği tarihe kadar operasyonların devam edeceğini vurguladı.

Davutoğlu’nu ilk tebrik eden Deniz Baykal oldu