Başbakan Ahmet Davutoğlu, Katar’ın başkenti Doha’da Katar Üniversitesinde "Turkey-Qatar Cooperation Regional Challenges, Broader Horizons" başlıklı bir konuşma yaptı.

Katar Üniversitesinde Türkçe öğrenimi amacıyla oluşturulan Türkoloji bölümünün varlığının kendisini mutlu ettiğini anlatan Davutoğlu, "Umarım, bir gün hepimiz Arapça konuşabilir, ayrıca tüm Katarlılar Türkçe konuşabilir. Bu şekilde, üçüncü bir dil olmadan birbirimizi anlayabiliriz" ifadelerini kullandı.

Karşılaşılan yeni zorluklara karşı nasıl mücadele edileceğiyle ilgili olduğunun altını çizen Davutoğlu, "Burada önemli olan şey, bunun psikolojik algı yönü. Maalesef, Orta Doğu'da ve Müslüman topluluklarında büyük karamsar psikoloji ortaya çıkıyor. Bu karamsar psikolojinin bizim düşünce tarzımıza ve politikamızı ele geçirmesine ve etkilemesine izin vermemeliyiz. Bu zorluklar içerisinde başarılar elde edilecektir. Bizim sorumluluğumuz, bu kötümser psikolojiyi kabul etmek değil toplumlara mutluluk, itibar, refah, zenginlik getirecek olan bir yol bulmaktır. Bu nedenle birlikte çalışmamız gerekiyor." şeklinde konuştu.

'Dostane ve açık şekilde birbirimizle konuşabiliriz'

Başbakan Davutoğlu, bu zorluklara karşı Katar ve Türkiye'nin birlikte çalıştığını kaydetti. Bu noktada odaklanılması gereken boyutlardan birinin de siyaset olduğuna işaret eden Davutoğlu, "Odaklanmamız gereken şey, bölgemizdeki ve Müslüman dünyanın liderlerinin en üst düzeyde siyasi diyalog içerisinde olması. Bu şekilde, birbirimize karşı önyargılar üretmek yerine, dostane ve açık şekilde birbirimizle konuşabiliriz. Buna en iyi örnek Katar ve Türkiye arasında siyasi diyalogdur" değerlendirmesinde bulundu.

'Kaygılarımızı, düşüncelerimizi paylaşmak için birbirimizle konuşmak zorundayız'

Avrupa Birliği'nin nasıl ortaya çıktığı örneğini veren Davutoğlu, AB liderlerinin çok farklı görüşlere sahip olmalarına rağmen her ay toplandıklarını, birbirlerini suçlamak yerine, uzlaşmaya varamadıkları zaman bile birbirleriyle konuştuklarını kaydetti.

Başbakan Davutoğlu, "Biliyorum ki on yıllardır, bazen de 20 yıldır birbirlerini görmeyen bazı Müslüman liderler var. Kaygılarımızı, düşüncelerimizi paylaşmak için birbirimizle konuşmak, görmek, oturmak zorundayız. Bu noktada Türkiye-Katar ilişkileri güzel bir örnek. İki ülke arasındaki siyasi diyalog devam edecek. Bu diyaloğun, bölgedeki tüm ülkelerde de sağlanmasını istiyoruz." diye konuştu.

"Bölgemiz yüzyıl önce zaten bölünmüştü"

"Katar'ın güvenlik ve istikrarı bizim için Türkiye'nin güvenlik ve istikrarı gibidir" diyen Davutoğlu, iki ülkenin kaderinin ortak olduğunu dile getirdi.

Bir ülkede ortaya çıkan türbülansın bölgenin diğer ülkelerini de etkilediğini ifade eden Davutoğlu, Katar ve Türkiye'nin Suriye, Irak, Lübnan, Filistin, Yemen ve Libya konularındaki tutumlarının, yaklaşımlarının ve politikalarının aynı olduğunu söyledi.

Her iki ülkenin de Irak ve Suriye'de etnik veya mezhebi kimliği esas almayan yönetim istediğine işaret eden Davutoğlu, "Bölgemiz yüzyıl önce zaten bölünmüştü. Bölgemizde yeni bir bölünme istemiyoruz. Kardeş ülkelerinin toprak bütünlüğü korunmalı" diye konuştu. Davutoğlu, liderlerin halkın onurunu gözetmesi, etnik, dini ve mezhebi farklılıklara saygı göstermesi gerektiğini vurguladı.

Barışı sağlamanın en iyi yolunun ülkeler arasında ikili ve çoklu ekonomik ilişkilerin tesis edilmesi olduğunu dile getiren Davutoğlu, "Kazan-kazan yaklaşımı ekonomik yaklaşımımızın temeli olmalı" dedi.