Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, "Anamuhalefet partisinin genel başkanının Türkiye’deki anayasa değişiklikleriyle ilgili, 'Sakın ha bunları tartışmayın, yoksa bu tartışmalar, kanlı bir noktaya gider' manasında sözlerini asla tasvip etmediğimizi ifade ediyorum. Milletten özür dilemelidir. Bu fevkalade yanlış, fevkalade tehlikeli bir yoldur." dedi.

Kurtulmuş, Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen Düzce Günleri'nin açılışında yaptığı konuşmada, tanıtım günlerine önem verdiğini, bu etkinliklerin, ülkedeki farklı kültürel yapıların ortaya konulması, Anadolu’nun zenginliğinin ortaya konulması bakımından fevkalade önemli olduğunu belirtti.

Bu tür tanıtım günlerinin sadece bir şehrin, kültürün, çevrenin tanıtılması olmadığını ifade eden Kurtulmuş, "Esas itibarıyla kendi kültürümüzün, özellikle küresel kültürün, bütün kültürleri baskı altına aldığı bugünlerde ülkemizin zenginliklerinin tanıtılmasıdır. Bu tür tanıtım günlerinin de bu üç önemli zenginliğimizi bir kere daha hatırlamamıza vesile olduğunu düşünüyorum. Ülkemizdeki milli kültürümüzün zenginliğidir. Bu bizim en büyük zenginliklerimizden, en büyük güçlerimizden birisidir." diye konuştu.

"Türkiye, oynanan oyunun farkındadır"

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, bir asır evvel bu ülkenin istiklaline ve istikbaline karşı bu coğrafyayı işgal etmeye kalkan zihniyetin, bugün terör örgütlerinin hepsini kullanıma sokarak, Türkiye’nin yeniden istiklal ve istikbaline karşı bir tehdit oluşturduğuna dikkati çekti.

Kurtulmuş, "Terör örgütlerinin ve arkasındaki şer odaklarının oynadıkları her türlü oyunu bilerek ve bu oyunlara karşı dik durarak yolumuza devam edeceğiz. Bu ülkede milli birlik ve beraberliğin bozulmasına müsaade etmeyeceğiz. Terör örgütü sadece bir örgütten ibaret değildir. Arkasında destekler de vardır" denildiğinde birilerinin bozulduğunu kaydetti.

Numan Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye, oynanan oyunun farkındadır. Milli birliğini ve dirliğini koruyacak ferasete sahip bir millettir. Hep beraber ikinci olarak bunun kıymetini bileceğiz. Milli birliğimizi ve beraberliğimizi koruyacağız. Dostluk içerisinde, kardeşlik içerisinde bileceğiz ki bu memlekette Çerkez kardeşimle, Arap kardeşimle, Kürt kardeşimle, Türk kardeşimin ve diğer bütün etnik unsurlardan kardeşlerimin hepsinin kaderi birdir ve birinin diğerinden farklı bir kaderi yoktur."

"Milletten özür dilemelidir"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun başkanlık sistemine ilişkin sözlerini değerlendiren Kurtulmuş, şu görüşlerini paylaştı:

"Anamuhalefet partisinin liderinin, dün ifade etmiş olduğu sözler, fevkalade yaralayıcı, fevkalade mahsurlu, fevkalade sakıncalı, fevkalade tehlikeli sözlerdir. Türkiye’deki ister iktidar partileri ister muhalefet partileri olsun herkes sözünü demokrasi içerisinde söyler. Türkiye’de çok farklı görüşler, parlamentoda da başka siyaset zeminlerinde de dile getirilir, sivil toplumda da dile getirilir. Ama dile getirilmeyecek olan şey, demokrasi içerisinde kandan bahsetmektir, kanlı cümleler kurmaktır. Anamuhalefet partisinin genel başkanının Türkiye’deki anayasa değişiklikleriyle ilgili, 'Sakın ha bunları tartışmayın, yoksa bu tartışmalar, kanlı bir noktaya gider' manasında sözlerini asla tasvip etmediğimizi ifade ediyorum. Milletten özür dilemelidir. Bu fevkalade yanlış, fevkalade tehlikeli bir yoldur. Türkiye’de eğer birçok değişim, usuletle ve suhuletle olduysa, bunun yolu kan değil, bunun yolu sandıktır, bunun yolu demokrasidir. Türkiye nice iktidarları sandıklarda millet iradesiyle değiştirmiştir. Türkiye, tek parti rejimini sandıklarda millet iradesiyle değiştirmiştir. Yine bu millet ne isterse onu yapar, ne isterse onu ortaya koyar. 'Buunu ancak kanla değiştirirsiniz' demek demokrasiyle de Türkiye’nin geçmişiyle de bu milletin birikimiyle de izanıyla da insafıyla da bağdaşmayacak kadar hazin ve haddini aşan bir sözdür. Bu sözün düzeltileceğini ümit ediyoruz. Bu sözün düzeltilmesi, milletin beklentisidir."

"Bu memlekette artık hiçbir şey kanla olmayacak"

Sandığın, milletin reyinin siyasete yansıdığı alan olduğunu belirten Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Bu anlamda millet anayasayı da değiştirir anayasa maddelerini de değiştirir, parlamento buna yetkilidir. Parlamentoda yeterli sayı bulunamazsa millete gidilir, millet referandumda bu yetkisini kullanır. Demokrasi standartları bakımından bundan kimsenin endişesi olmasın. Ancak böyle bir ortamda böyle bir sözün söylenmiş olması gerçekten yaralayıcı, hazin, sakıncalıdır. Bundan dolayı bir vatandaş, bir yurtsever olarak, bir demokrat olarak demokrasiye sahip çıkmak için, demokrasinin kıymetini bilmek için bu açıklamayı yapmayı zaruri görüyorum. Aynı milli birliğimiz, kültürel zenginliğimiz gibi demokrasiye sahip çıkmak da vazifemizdir. Şunu da anamuhalefet partisinin Sayın Genel Başkanı'na ifade etmeyi bir borç bilirim. O günler geride kaldı. Köprünün altından çok sular geçti. Bu memlekette artık hiçbir şey kanla olmayacak. Bu memlekette birilerinin kılıçlarının iki tarafının da kestiği dönemler geride kalmıştır. Eğer bir daha birtakım antidemokratik darbe özlemleri dile getirilmek isteniyorsa, eğer bir daha bu memlekette maalesef birtakım usulsüz müdahaleler düşünülüyorsa hiç heveslenmeyin. Köprünün altından çok sular geçti. Bu millet, milli egemenliğine sahip çıktı."