Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Endonezya'nın başkenti Cakarta'da toplanan İslam Kalkınma Bankasının (IDB) Genel Kurulu kapsamında düzenlenen "Enerji Arz Güvenliğinde Değişen Dinamikler, Kaynak Çeşitlendirilmesi ve Bölgesel Entegrasyon" başlıklı oturumda konuştu.

Türkiye'de enerji güvenliğin artık devlet kaynaklarına dayalı olmadığını, bu güvenliğin daha fazla özel sektörün dinamizmine bağlı olduğunu dile getiren Şimsek, "Bu yüzden güçlü, rekabetçi olan bir iç pazarın oluşturulmasının önemli olduğunu düşünüyorum. Büyük zorluklarla karşı karşıyayız. Bu zorlukların üstesinden gelmek için de iyi bir stratejimiz var. " ifadelerini kullandı.

"Hükümetin rolü, adil komisyoncu olmak"

Türkiye'ye Irak, İran, Rusya ve Azerbaycan'dan petrol taşıyan boru hatları olduğunu belirten Şimşek, şöyle devam etti:

"Aynı zamanda İran ve Rusya'dan doğalgaz taşıyan boru hatları var. Şimdi de Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı'nı (TANAP), Azeri ve Türkmen doğalgazını Türkiye'ye ve Avrupa'ya taşımak için yapıyoruz. Irak'taki ve Doğu Akdeniz'deki doğalgaz yatakları da şimdi gündemde. Türkiye tam bunların ortasında duruyor. Bizim odaklandığımız; adil, rekabetçi, şeffaf bir özel enerji sektörü geliştirmek. Burada hükümetin rolü, adil komisyoncu olmak."

"Doğalgaz da Rusya'ya bağlı kalmak büyük bir risk"

Başbakan Yardımcısı Şimşek, ithal hidrokarbon kaynaklara olan bağımlılığı azaltmanın Türkiye için bir zorluk olduğunu belirterek, "Bu yüzden yerel ve yenilebilir kaynaklara güçlü bir odaklanma var. Türkiye'nin hidroelektrik santrallerinin toplam kurulu gücü 26 bin megavat. 20 bin megavat ise Türkiye'nin potansiyel rüzgar gücü kapasitesi. Biz bunun 5 bin megavatını başarabildik. Türkiye'de güneş enerjisinde büyük bir potensiyel var. Daha başlangıçtayız." dedi.

Şimşek, Türkiye'nin, doğalgazın yüzde 97'sini ithal ettiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunun yüzde 58'ini Rusya'dan ithal ediyoruz. Geri kalan kısmı İran ve LNG formatında diğer ülkelerden ithal ediyoruz. Tabii ki doğalgazda Rusya'ya böyle bağlı kalmak büyük bir risktir. Bu yüzden TANAP projesini gerçekleştiriyoruz. Biz bir tedarikçiye karşı bağımlılığımızı azaltmak istiyoruz. Türkiye ham petrol ihtiyacının yüzde 90'ını ithal ediyor. Petrol tedarikimiz çeşitlilik arz ediyor. Irak ve Azerbaycan'dan petrol boru hatlarımız var. Bizim için petrol temininde daha az zorluk ve risk var fakat bunlar doğalgaz tarafında daha fazla."