Dışişleri Bakanlığı Çok Taraflı Ekonomik İşler Genel Müdürü Büyükelçi Emre Yunt, Türkiye'nin, en az gelişmiş ülkelere kuvvetli desteğini sürdüreceğini belirterek, "Bu ülkeler yönelik verdiğimiz taahhütlerin güçlü bir şekilde arkasında durmaktayız. Bu toplantının sonuçlarının yakın takipçisi olacağız." dedi.

Belek'te düzenlenen BM En Az Gelişmiş Ülkelere (EAGÜ) Yönelik İstanbul Eylem Programı'nın Yüksek Düzeyli Kapsamlı Ara Dönem Gözden Geçirme Toplantısı'nın sonunda bayrak indirme töreni yapıldı.

Yunt, burada yaptığı konuşmada, yarı dönem toplantısının ev sahibi olarak en az gelişmiş ülkeler için İstanbul Eylem Planı'nında belirlenen sürdürülebilir kalkınmaya giden yolda gerçekleştirilen ilerlemeyi değerlendirmek açısından önemli bir toplantıyı başarıyla tamamladıklarını söyledi.

Hem en az gelişmiş ülkelerin hem kalkınma ortaklarının katılımının memnun ettiğini belirten Yunt, "Bu üç gün içerisinde en iyi uygulamaları süreçten aldığımız dersleri tartıştık ve karşılaştığımız zorlukların üzerinden geçtik, yapılabilecek somut eylemleri inisiyatifleri tartıştık. Bu sorunların üstesinden gelebilmek için hangi samut eylemleri yapabileceğimizi görüştük." diye konuştu.

Toplantının çok önemli girdiler sağladığına dikkati çeken Yunt, en az gelişmiş ülkelerin tam potansiyellerini gerçekleştirmeleri yolunda destekleyecek birtakım önemli girişimlerin ortaya konulmuş olmasından mutluluk duyduklarını anlattı.

Yunt, "Türkiye, en az gelişmiş ülkelere kuvvetli desteğini sürdürecektir. Bu ülkelere yönelik verdiğimiz taahhütlerin güçlü bir şekilde arkasında durmaktayız. Bu toplantının sonuçlarının yakın takipçisi olacağız." dedi.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreter Yardımcısı Gyan Chandra Acharya da Türkiye hükümetinin ve halkının gösterdiği misafirperverlik ve mükemmel organizasyonun takdire şayan olduğunu söyledi.

Konuşmaların ardından Türkiye ve BM Bayrağı, Türkiye ve BM askerleri tarafından aynı anda gönderden indirildi. Türk bayrağı Yunt'a, BM Bayrağı ise Acharya'ya teslim edildi.

Birleşmiş Milletler (BM) En Az Gelişmiş Ülkelere (EAGÜ) Yönelik İstanbul Eylem Programı'nın Yüksek Düzeyli Kapsamlı Ara Dönem Gözden Geçirme Toplantısı'nın sonunda oy birliğiyle kabul edilen En Az Gelişmiş Ülkeler 2011- 2020 Eylem Planı Bildirisinde, "Ekosistemin korunması ve güçlendirilmesine yönelik önlemlerin alınması, Dünya Ticaret Örgütünün, EAGÜ’ye yönelik çok yönlü ticaret sisteminin bu ülkelerde güçlendirilmeli." ifadesine yer verildi.

Antalya'da düzenlenen BM EAGÜ İstanbul Eylem Programı'nın Yüksek Düzeyli Kapsamlı Ara Dönem Gözden Geçirme Toplantısı'nda, ekosistemin korunması ve güçlendirilmesine yönelik önlemlerin alınması gerektiği belirtilerek, Dünya Ticaret Örgütünün, EAGÜ'ye yönelik çok yönlü ticaret sisteminin bu ülkelerde güçlendirilmesinin önemine işaret edildi.

Bildiride, kız ve erkek çocukların, genç kız ve erkeklerin toplumda cinsiyet eşitliğine göre yaşaması bu anlamda eğitim, yasal ve yönetim alanlarında iyileştirilmelerin yapılması, kadın ve kız çocukların maruz kaldığı cinsel saldırının her çeşidinin engellenmesinin EAGÜ’nün ulusal kalkınma planın yer alması, insan haklarının korunması konularına önem verilmesine dikkati çekildi.

Güney-Güney iş birliğinin, Kuzey-Güney iş birliğinin ikamesi olarak değil, uluslararası iş birliğinin tamamlayıcı unsuru olarak geliştirilmesinin önemli olduğu ifade edilen bildiride, farklı tarih ve hususiyetlerin artan öneminin kabul edildiği, Güney-Güney iş birliğinin, bölge ülkelerindeki insanların, ortak deneyimler ve hedeflerle dayanışmasının ifadesi olarak görülmesi gerektiği belirtildi.

BM sistem desteği

Bütün gelişim ortaklarının ve EAÜG'lerin çeşitli bağlam özellikli programlardan ve enstrümanlardan tam olarak yararlanmaya davet edildiği bildiride, EAGÜ'lerin, ekonomik krizlere, doğal ve çevresel afetlere karşı zafiyetlerini azaltma ihtiyacının altını çizilerek, bu sayede, bunlar ve bunlar gibi sorunları, dayanıklılıklarını arttırarak alt edebilecekleri ve diğer ülkelerle ulusal ve uluslararası bazda önlemler alabilecekleri kaydedildi.

Küresel ekonomi yönetişiminde gelişmekte olan ülkelerin sesinin ve katılımının daha fazla ve daha güçlü olması gerektiğinin vurgulandığı bildiride, Basel Komitesi’nin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Komitesi’i gelişmekte olan ülkelerin endişelerini dikkate almaya davet edildi.