MHP Genel Başkan Adayı Meral Akşener'e yönelik 'kaset' iddialarına ilişkin davada tanık olarak dinlenen Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, "Meral Akşener'e ilişkin şahit olduğum hiçbir konu yoktu" ifadelerini kullandı.

'İDDİADA BAHSİ GEÇEN TV PROGRAMINI SONRADAN İZLEDİM'

İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya şikayetçi MHP Genel Başkan Adayı Meral Akşener ve tutuksuz sanıklar Latif Erdoğan ile Cemil Barlas katılmadı. Duruşmada tarafları avukatları temsil etti. Duruşmanın başlamasının ardından, hakim bir önceki celsede verdiği ara karar gereği, kaset iddiasıyla ilgili Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez ve Kemalettin Özdemir'in Ankara'da talimatla alınan ifadelerinin dosyaya ulaştığını belirtti.

İfadesinde, Latif Erdoğan'ı yalnızca televizyondan tanıdığını belirten Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, "Ben iddianamede bahsi geçen televizyon programını sonradan izlemiştim. Bu televizyondaki olaydan önce Meral Akşener'e ilişkin şahit olduğum hiçbir konu ya da konuşma olmamıştır" dedi.

'MERAL AKŞENER ADI HİÇ GEÇMEDİ'

Görmez, "Geçmiş dönemlerde tam hatırlayamadığım bir tarihte bir Diyanet kurumunun ataması ile ilgili emniyet istihbaratından bilgi amaçlı benim makamıma gelindi. Konuşma esnasında sadece ellerinde bir materyal olduğunu söylediler. Fakat bu materyalin kimle ilgili, neyle ilgili olduğunu ve keyfiyetini söylemediler, ben de sormadım. Zaten bulunduğumuz makam itibariyle bu tür materyallerin sunulmasına karşı olduğumuzu da söyledim. Bu materyalin ne ile ya da kimlerle ilgili olduğunu hiçbir şekilde sormadım, onlar da söylemedi. Bu materyalin herhangi bir görüntü ya da ses kaydı olup olmadığına ilişkin olarak hiçbir konuşma geçmedi. Daha doğrusu ben böyle şeylere ve materyallerle karar alırken ve karar sürecinde sunulmasının yanlışlığına inandığım için şahısların konuşmasına müsaade etmedim. Bu görüşmelerin hiçbirinde sayın Meral Akşener ismi geçmiş değildir" ifadelerini kullandı.

'KİMSENİN KASETİNİ SEYRETMEDİM'

Kasetle ilgili bilgisi olduğu iddia edilen profesör doktor Kemalettin Özdemir ise ifadesinde olayı televizyonda öğrendiğini kaydetti. Özdemir, "Olaydan önce şahsıma ilişkin bir algı operasyonu yürütülüyordu. Bu operasyon kapsamında şahsıma ilişkin birçok isnat ve ithamlarda bulunuluyordu. Ben müştekini kasetinin bulunduğuna ilişkin televizyon programından önce herhangi bir bilgi sahibi değildim. Televizyonda sanıkların yaptığı programı izlerken böyle bir konu geçince olaydan haberdar oldum. Öncesinde bilmiyordum ama şahsımla ilgili yapılan itham ve algı operasyonlarında birçok kaset isimleri söyleniyordu fakat hiçbir kaset seyretmiş değilim. Seyreden ya da gerçekten bilen ve gören bir kimseyi de tanımıyorum. Bunlar sadece söylentiden ibaret şeylerdi. Olaya dair bir bilgim yoktu" dedi.

Mahkeme, son savunmalarını yapmaları için taraflara süre vererek duruşmayı Kasım ayına erteledi.

OLAYIN GEÇMİŞİ

11 Mayıs 2015 tarihinde bir haber kanalında yer alan programda Cemil Barlas'ın, "Meral Akşener'in de mi kaseti var, nasıl ele geçirdiler?" sorusuna Latif Erdoğan, "Cemil Bey'in dediği çok önemli. O kaseti olan biridir ve şu an esaret altındadır" cevabını vermişti.

Meral Akşener'in şikayeti üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturmada Latif Erdoğan ve Cemil Barlas hakkında iddianame hazırlanmıştı. İddianamede Latif Erdoğan ve Cemil Barlas hakkında, "kamu görevlisine görevinden dolayı alenen hakaret" suçundan, 1 yıl 2 aydan 2 yıl 4 aya kadar hapis cezası ile cezalandırılmaları isteniyor.