Başbakan Binali Yıldırım, Azerbaycan Milli Meclisi Başkanı Oktay Asadov ile bir araya geldi. Azerbaycan Milli Meclisi'nde heyetler arası gerçekleşen görüşmede Yıldırım, ziyareti boyunca kendisine ve heyetine gösterilen ilgiden dolayı teşekkürlerini iletti.

Türkiye ile Azerbaycan’ın aslında "Bir millet iki devlet" olduğunu belirten Yıldırım, "Bunu en iyi şekilde yine Azerbaycan’ın çok önemli bir şairi Bahtiyar Vahapzade çok güzel anlatıyor, 'Dinimiz bir, dilimiz bir, ayımız bir, ilimiz bir, aşkımız bir, yolumuz bir, Azerbaycan Türkiye' herhalde bundan daha güzel Türkiye, Azerbaycan münasebetlerini anlatacak bir şey olamaz." ifadelerini kullandı.

Yıldırım, "Almanya’nın parlamentonun kabul ettiği o saçma sapan tasarıdan hemen sonra dost ve kardeş Azerbaycan’ın ortaya koyduğu o dirayetli tutum, en üst düzeyden kınayan beyanatlarınız bizim yüreğimize su serpmiştir. Bir kez daha dostlarımızın, kardeşlerimizin doğru yerde durduğuna şahit olduk." dedi.

'Duruşumuzda asla bir değişiklik olmaz'

"Tarihi tarihçilere bırakın, tarihi 100 yıl sonra siyaset yazamaz" dediklerini ifade eden Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu olayın olup olmadığı konusunda hem tarihçiler anlaşamıyor hem de hukuk anlaşamıyor. Bütün bunlara rağmen sen de 'iç siyaset', sen de 'Ermeni lobilerinin çabalarıyla' böyle bir karar çıkardılar. Aslında geleneksel, köklü Almanya-Türkiye ilişkilerine zarar verdiler. Bundan tabi ki doğacak sonuçlardan Almanya da olumsuz etkilenecek, Türkiye de olumsuz etkilenecek ama böylesine bir kararı da Türkiye olarak biz asla hoş karşılamıyoruz. Bu kararın çıkmasıyla bizim tutumumuzda, duruşumuzda asla bir değişiklik olmaz. Bir anlamda bu karar bizim için yok hükmündedir."

"Bu karara imza atanlar, Almanya değil, başka ülkelerde de oldu, onların dönüp tarihlerine bakmaları lazım." ifadelerini kullanan Başbakan Binali Yıldırım, konuşmasına şöyle devam etti:

"Türk tarihinde yüzümüzü kızartacak hiçbir iş yok ama onların tarihinde o kadar çok yanlış işleri var, o kadar acılar, ızdıraplar var ki saymakla bitmez. Çok uzağa gitmeyelim, Hocalı katliamı, o siyah gece, niye ondan söz eden yok? 100 yıl önce ne idiği belli olmayan işleri konuşurken daha dün insanlık suçu işleyenlerden hiç bahseden yok. Dünya bunu görmese de biz göreceğiz, en kuvvetli şekilde haykırmaya da devam edeceğiz. Ne zamana kadar? O bir milyon kaçkın geri dönünceye kadar, yüzde 20 Azerbaycan toprağı tekrar geri gelinceye kadar, bu haklı mücadelenizde her zaman yanınızda olacağız."

Dokunulmazlıkların kaldırılması

Konaklayacağı otelin önünde gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Başbakan Yıldırım, HDP ve CHP milletvekillerinin, dokunulmazlıklarla ilgili Anayasa Mahkemesine yaptığı başvurunun reddedildiğinin anımsatılması üzerine, "Meclisin yaptığı çalışma, aldığı kararın Anayasa Mahkemesine aykırı bir yönü olmadığı bu şekilde tescil edilmiş oldu." ifadesini kullandı.

"Terör örgütüne destek vermek, terör örgütün o alçak faaliyetlerini övmek, onlara her türlü desteği vermek suçtur. Bu suçu işleyenler de mutlaka bedelini ödemelidir" diyen Başbakan Yıldırım, sözlerine şöyle devam etti:

"Aksi halde bu uğurda can veren şehitlerimizin ruhu rahat olmaz. Türkiye bir hukuk devleti, bu dosyalar mahkemelerce, savcılıklarca ele alınacak ve hukukun gereği neyse yapılacaktır. Bir intikam duygusu içinde kimse asla olmamalıdır, hukuk devletinin şartları en adil şekilde yerine getirilmelidir."