Mehmet Baransu, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğini iddia ederek, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştu.

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, Baransu'nun başvurusunu bir üyeye karşı, dört üyenin oyuyla, oy çokluğuyla reddetmişti.

Baransu'nun bireysel başvurusunun reddedildiği kararın gerekçesi, Anayasa Mahkemesinin internet sitesinde yayımlandı.

"Tutuklama nedeni gizli belgelerin temin edilmesi"

Erdem Gül ve Can Dündar hakkında verilen karar ile Mehmet Baransu'nun başvurusunun karşılaştırıldığı kararda, şu ifadelere yer verildi:

"Erdem Gül ve Can Dündar kararında, başvurucuların kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği sonucuna varılırken, başvurucular tarafından yayımlanan iki haberin esas alınarak tutuklama kararı verildiği, tutuklama kararında anılan haberler dışında somut bir delile yer verilmediği, yayımlanan haberlerde ifade edilen hususların ve kullanılan fotoğrafın benzerlerinin 16 yıl önce başka gazetede yayımlanan haberlerde de yer aldığı olgularına dayanılmıştır. Eldeki bireysel başvuruya konu olayda ise İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca başvurunun suç işleme amacıyla örgüt kurma, devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin gizli kalması gereken bilgileri açıklama suçlarından tutuklanması talep edilmesine rağmen, hakimliğin bu suçlar yönünden tutuklama talebini reddettiği, böylece başvurucunun çalıştığı Taraf gazetesinde 2010 yılında yayımlanan haberler, bu haberlerin içeriği, amacı, olası etkileri ve sonuçları gibi hususların tutuklamaya esas alınmadığı anlaşılmaktadır. Başvurucunun tutuklanmasına karar verilen suçlamaların temelinde askeri makamlar tarafından devletin güvenliği ya da iç veya dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken ve ifşası halinde devletin savaş hazırlıklarını ya da savaş etkinliğini veya askeri hareketlerini tehlikeye sokabilecek nitelikte olduğu bildirilen ve yine askeri mahallerden dışarıya çıkartıldığı anlaşılan Egemen Harekat Planı kapsamındaki gizli belgelerin temin edilmesi, bu belgelerin bir kısmının (suretleri de olsa) tahrip veya imha edilmesi ile bu belgeler içinde yer alan bazı bilgilerin diğer bir ülkeye sızdırılması iddialarının bulunduğu, belirtilen planın Taraf gazetesindeki haberlerde yayımlandığı görülmektedir."