EBRU KARATOSUN

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Fetullahçı Terör Örgütü’ne The Respect kuruluşu üzerinden finans sağladığı iddiasıyla 46 kişi hakkında iddianame hazırladı. Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçları Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, örgüte 2013 yılından itibaren Türkiye’deki 147 farklı kişinin toplamda 2 milyon 112 bin 332 ABD doları para transferi gerçekleştirdiklerinin tespit edildiği belirtildi. İddianamede 171 işlemle gerçekleştirildiği belirlenen para transfer işlemlerinden 150’sinin Bank Asya aracılığıyla kalan 21’inin de diğer 5 farklı banka aracılığıyla yapıldığı ifade edildi. 
EN ÇOK İSTANBUL’DAN GÖNDERMİŞLER
The Respect’e para transfer edenlerden 33’ünün Gülen’e ait özel eğitim öğretim ve bunlarla bağlantılı yurtlarında birlikte ya da farklı dönemlerinde çalıştığı, 6’sının FETÖ’ye finans sağladığı iddiasıyla kayyum atanan Kaynak Holding’de çalıştığı, 19’u arasında çalışan-işveren ilişkisi olduğu, 12’sinin de dernek, vakıf ya da bağlı işletmelerde çalıştıkları kaydedildi. İddianamede Bank Asya aracılığıyla gönderilen paraların 69’u İstanbul, 40’ı Ankara, 27’si Gaziantep ve 11’i Kahramanmaraş’ta bulunan şubedeki hesaplardan aktarıldığı belirtildi.
İddianamede yerel seçim döneminde gerçekleştirilen para transferlerinin birden arttığına dikkat çekildi. 26-28 Mart’ta 110 farklı kişi tarafından 907 bin 221 ABD doları transfer edildiği bildirilen iddianamede, “Aynı alıcıya yönelik olarak farklı kişiler tarafından aynı tarihlerde ve birbirlerine yakın tutarlarda gerçekleştirilen bu transfer işlemlerini gerçekleştiren kişiler, belirli amaç birliği içerisinde hareket ederek organize edilmiş bir şekilde işlemleri gerçekleştirildiğini ortaya koymaktadır” denildi.
HTS kayıtlarına (telefon görüşmeleri) yer verilen iddianamede şüphelilerin, The Respect’in Başkanı ve imam olarak görev yapan Süleyman Eriş, örgüt içerisinde aktif rol oynayan Sezai Sablak, Mehmet Özbilgin’le ve 2010 KPSS sorularının sızdırılmasına ilişkin yürütülen soruşturmada 1 numaralı firari ve Ankara imamı Cemil Koca’yla irtibatları oldukları da ortaya çıktı. İddianamede Kasırga adında gizli tanık ifadesinde şunları söyledi: “Bütün hesapları bu şahıs tutar. Bütün illerin bir imamı vardır. Bu imamlar genelde son derece itaatkâr güvenilir kişilerden seçilmektedir. İmamlar ve mutemetler deşifre olmasınlar diye sık sık değiştirilir.” 
Örgüt hakkında dikkat çeken tespitlerde bulunulan iddianamede, örgüt lideri Fetullah Gülen’in “hep haklı görünme, teknik nakavt yapma” yönündeki talimatı doğrultusunda örgüt üyelerinin harekete geçtikleri kaydedildi. İddianamede, son dönemde örgüt faaliyetleri kapsamında işlenen suçlara yönelik olarak yürütülen soruşturmaları manipüle etmek amacıyla, gerek örgüt üyelerinin kontrolündeki sosyal medya hesapları, gerekse diğer basın yayın organları tarafından çok sayıda yıpratmaya ve algı oluşturmaya çalıştıkları ifade edildi. İddianamede ayrıca, “Soruşturmalarda görev alan kolluk görevlilerini ve yargı mensuplarını korkutma amaçlı yayınların yoğun bir şekilde yapıldığı, kamu görevlilerinin ve yargı mensuplarının açıkça tehdit ve şantaja maruz bırakıldığı belirlenmiştir” denildi.