Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, FSM Vakfı Üniversitesi mezuniyet töreninde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları;

Kalpsiz bir beden nasıl cesetten ibaretse, değerlerinden ve köklerinden kopma pahasına elde edilen kariyer de aynı şekilde anlamsız, aynı şekilde soğuk, aynı şekilde ruhsuzdur.

Ankara, cumhuriyetimizin başkenti olarak ilan edilmesine rağmen, Meclis ve çevresindeki sınırlı sayıda bina dışında, tarihimize ve kültürümüze katkı sağlayacak eserlerle donatılmamış bir şehirdir. Bu kısırlığı aşmak için şehri Selçuklu ve Osmanlı mimarisini günümüz ihtiyaçlarıyla birleştirecek eserlerle donatmaya karar verdik. Cumhuriyet tarihindeki pek çok rekorumuzun, ilklerimizin arasına Beştepe Külliyesi'ni de ilave ederek, bunu başardığımıza inanıyorum.

Paralel ihanet çetesinin elindeki üniversitelere kayyum atanmasına karşı çıkıyorlar.

Liselere kulak ver diyorlar, önce sen millete kulak ver.

Dün yine birileri güya bize ihtar vermek için bildiri yayınlamışlar. Bakıyorsunuz, kendi milletine söven sözde profesörü, terör örgütüne militanlık eden sözde akademisyenleri, gazetecileri savunuyorlar. Ben buradaki profesörlerimizi, doçentlerimizi, hocalarımı tenzih ederim ama içimizdeki, çuvalın içindeki çürükleri de herhalde görmeyi, onları ifade etmeyi zannediyorum hakkımız olarak görebiliriz. Paralel ihanet çetesinin pençesindeki üniversitelere kayyum atanmasına karşı çıkıyorlar, üniversitelerle yetinmeyip liseleri kaşıyorlar. Orayı halledemediler, şimdi liselere indiler.

Hem ülkenin seçilmiş Cumhurbaşkanına her türlü hakareti edeceksiniz hem de korkudan bahsedeceksiniz. Bunlar kendi şerleriyle, kendi şirretlikleriyle, kendi karanlık ilişkileriyle milleti korkutmaya çalışıyorlar. Kendilerine buradan diyorum ki boş atıp dolu tuttuğunuz günler geride kaldı. Artık bu milletin size de söylediklerinize de yayınladığınız bildirilere de itibarı yoktur. Milletle, milletin değerleriyle, tarihiyle, kültürüyle ve milletin temsilcileriyle kavga etmekten vazgeçmezseniz kendi çirkinliğinizin içinde boğulup gideceksiniz.

Çıkmış bir tanesi kalkıyor diyor ki, bu muhtarların seçilmesini yanlış buluyorum, herkesin oyu geçerli olmamalıdır, milletin içinde de böyle tefrike gidenler var. Bunlar ne cins adamlar. Sen sanatçı olsan ne olur, profesör olsan ne olur, doçent olsan ne olur  Önce millete saygı duyacaksın, saygı, bu milletin hiçbirini küçümseyemezsin.

Bu millet büyük bir millet, yeterki yüzünüzdeki maskeleri çıkartın, içinizdeki nefretten kurtulun.

Bu millet oradan gelecek vizeymiş, kabulmüş bunların peşinde değil, asıl siz Türkiye'nin peşindesiniz. Siz verdiğiniz sözde durmuyorsunuz, sizin çirkin yüzünüz bu. AB müzakereleri için referanduma gidebiliriz.

İngiltere her zaman Türkiye'nin yanında olduğunu söylüyordu, şimdi ne oldu?

Ey Avrupa Birliği, siz bizi halkının büyük bir çoğunluğu Müslüman olduğu için kabul etmiyorsunuz. Evet... Bunun aksini ispat edemezsiniz ve bunu Fransa'nın eski dışişleri bakanlarından bir tanesi bana zaten açık açık söyledi. Sayın Davutoğlu da yanımda, üçlü olarak görüşüyoruz ve açık açık söyledi. 'Sizi almazlar dedi Avrupa Birliğine, boşuna uğraşıyorsunuz'. 'Niye ' dedim, 'Müslümansınız' dedi.

AB'de ayrımcılık var, terör tanımı gibi bir konu üzerinden üzerimize gelirse konuyu milletimize rahat anlatırız.