Avrupa Birliği’ni (AB) şoka sokan ve birliğin geleceğine dönük soru işaretlerini artıran, İngilizlerin AB’den çıkış kararına, uzmanlardan gelen ilk değerlendirme bu şekilde... İngiltere’nin bu kararı, AB üyesi olmayan ve ekimde vize muafiyeti için bastıran Türkiye’yi yakinen ilgilendiriyor. Gerek ekonomik gerekse siyasi ve asgari güç olarak İngiltere’nin çıkışı ile AB stratejik bir birlik olmaktan da uzaklaşıyor. Türkiye’nin de stratejik ağırlığı azalan bir AB’yi eskisi gibi değerlendirip değerlendirmeyeceği konusunda sisli bir durum söz konusu. İngiltere’nin çıkışı ile maddi desteğin sona erecek olması, AB’ye girmek isteyen bütün ülkeleri endişelendiriyor. AB’yi sarsan neticeyle, birliğin genişlemesinin de duracağı korkuları hakim olmaya başladı. Dış politika konusunda zayıflayan bir AB’nin çapını daraltması ve genişlemesini durdurması önemli bir ihtimal olarak karşımıza çıkıyor. Kıbrıs’ta Türkiye ve Yunanistan’la birlikte garantör ülke olan İngiltere’nin, AB’den çıkışı barış müzakerelerine de yön verebilir. Birlik üyesi olmayan bir İngiltere’nin Kıbrıs’a yönelik mesajlarının da çok gerçekçi olmayacağı düşünülüyor.  İngiltere, Türkiye’nin AB üyeliğine destek veren ülkeler arasında yer alıyordu. Türkiye’ye 37 yıl aradan sonra  resmi bir ziyaret gerçekleştiren İngiltere Kraliçesi İkinci Elizabeth, AB’ye giriş hususunda Ankara’ya destek vermişti. İngiltere Başbakanı David Cameron da iktidarının ilk yıllarındaki söylemlerinde AB yolunda Türkiye’nin yanında olduğunu ifade ediyordu. Cameron Türkiye ziyaretleri sırasında Türkiye’nin AB üyelik sürecini canlandırmak için mücadele sözü vermişti. Cameron referandum çalışmalarının son döneminde ise, “Türkiye’nin AB’ye üyeliğinin 3 000 yılını bulabileceğini söyleyerek büyük bir ‘U dönüşü’ yapmıştı. 
Buket Güven ANKARA