Buket Güven ANKARA 
 Ankara-Tel Aviv hattında ilişkiler, İsrail askerlerinin 2010’da Mavi Marmara gemisine saldırısı sonrasında kopma noktasına gelmişti. Türkiye ilişkilerin normalleşmesi için İsrail yönetimine Mavi Marmara gemisinin ve mürettebatının serbest bırakılması, özür, saldırıda ölenlerin ve yaralananların yakınlarına tazminat ve Gazze’ye olan ablukanın kaldırılması için 5 ön şart getirmişti. 5 talebin ilk ikisi hemen yerine getirilmiş ABD Başkanı Obama’nın da devreye girmesi sonrasında İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu 2013’te telefon diplomasisi ile dönemin Başbakanı olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan özür dilemişti. Taraflar uzun süreden beri de tazminat ve Gazze’ye yönelik ablukanın kaldırılması konusunda görüşmelerini sürdürüyordu.  Geçen hafta da MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve İsrail istihbaratı Mossad’ın şefi Yossef Cohen anlaşmanın detayları üzerine görüştü. Krizin ardından iki ülke arasındaki temsil seviyesi düşürülmüştü. Türkiye Tel Aviv Büyükelçisi Oğuz Çelikkol’u Ankara’ya çağırmıştı. İsrail’in Ankara Büyükelçisi Gaby Levy de ülkesine geri dönmüştü. Şimdi ise karşılıklı olarak büyükelçiler atanacak.  Tarafların anlaşmaya varması sonrasında ilişkilerin normalleştirilmesi için karşılıklı ziyaretlerin de başlaması öngörülüyor. Ziyaretlerin önce alt düzeyde yapılması, sonra ziyaret seviyelerinin yükseltilmesi planlanıyor.
ENERJİDE YENİ İŞBİRLİKLERİ 
İsrail, Leviathan’daki petrol rezervlerini 2017-2018 gibi faaliyete geçirmek ve bu yataktan çıkardığı gazın yüzde 80’ini dış pazarlara satmak istiyor. Söz konusu doğalgazı Avrupa’ya satmak isteyen Tel Aviv Yönetimi, bunun için en karlı alternatifi “Türkiye üzerinden transfer” olarak düşünüyor. Diplomasiyle birlikte eş zamanlı olarak ekonomik ilişkilerin yeniden canlandırılması için düğmeye basılacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan da “Özellikle enerji, doğal gaz konusu önemli. Onların da ülkemizin de Avrupa’nın da menfaatleri söz konusu. Temennimiz aklı selimin hakim olmasıdır. Washington’da görüştüğüm Musevi cemaatinin temsilcilerine de bunları anlattım. Ayrıca Harem-i Şerif’e yönelik ihlallerin durdurulması hususunu da dile getirdim” değerlendirmesini yapmıştı. Türkiye-İsrail ilişkilerinde başlatılacak yeni dönem, istikrarsızlıkla ve gerilimle adı anılan Ortadoğu için de önemli olacak. Cumhurbaşkanı da, “Türkiye-İsrail ilişkilerinin normalleşmesi, bölge istikrarı açısından önemli” görüşünü dile getirmişti.  Türkiye söz konusu kriz öncesinde İsrail ile Filistin arasında çeşitli kolaylaştırıcı adımlarda devreye girmişti.