İsmail Sonsuz ANKARA

Başbakan Binali Yıldırım, Suriyeli mültecilerle ilgili olarak son günlerde utanç verici bir tartışma yaşandığını belirterek, “HDP ile MHP temsilcileri bile bazen bu konuda aynı şeyleri söylüyor” dedi. Başbakan Yıldırım, partisinin 110. Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda başta Suriyeli mülteciler ve terörle mücadele olmak üzere gündemdeki konuları değerlendirdi. Yıldırım özetle şunları söyledi:
Terörle amansız mücadele ediyoruz. Şimdi benim siyasi rakiplerimize bir çağrım var; madem Türkiye’nin milletiyle bölünmez bütünlüğünü her fırsatta anlatıyorsunuz, peki Doğu’da ve Güneydoğu’da Türkiye’yi bir ve beraber tutmak sadece AK Parti’nin işi mi? Sizin siyaset alanınız Ankara’nın batısı mı? Gelin her şey müsait, güvenlik şartları yerinde, artık teşkilatlarınızı kurun. Bayrağınızı saklamayın, muhalefete bu konuda her türlü desteği vermeye hazırız. Böylece terörle mücadelemiz daha kolaylaşacak.

KİRKOR’UN GAYDASI...

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu 11 soru sordu. Bu sorular, ‘DEAŞ örgütüne bir müsamaha ile yaklaşıldığı’ yönünde... Bunlar doğru değil. DEAŞ’i daha birçok dünya ülkesi bilmezken biz 50 binin üzerindeki şüpheli listesini 144 ülkeyle paylaştık. 3 bin 500 şüpheliyi de ülkelere gönderdik. Bin 600 tanesini de tutukladık. Hal böyleyken Sayın Kılıçdaroğlu aynı Kirkor’un gaydasını çalıyor. Suriye tezkeresi 2014’te Meclisten geçti. Tezkerede ‘Suriye’de DEAŞ’e karşı, PKK’ya karşı mücadele için yetki’ isteniyordu. Bizim hazret ne yapıyor, tezkereye karşı ‘hayır’ oyu veriyor. Ondan sonra da bize ‘siz DAEŞ’e göz kırpıyorsunuz’ diye laf ediyor. Allah ıslah etsin, millete havale ediyorum, başka ne diyeyim. Her zamanki gibi tornistan alışkanlığını yine sürdürüyor.

NEFRET SUÇU İTTİFAKI

Büyük bir insanlık dramının yaşandığı Suriye’den Türkiye’ye sığınanlarla ilgili son günlerde utanç verici tartışmalar yaşanıyor. Adeta bir nefret suçu işler gibi bir ittifak kurulduğunu görüyoruz. Sayın Bahçeli ile Sayın Demirtaş aynı cümleleri kuruyor. MHP Genel Başkanı için bu durum hiç de kabul edilebilir bir şey değil. CHP zaten HDP çizgisine çoktan girmiş durumda... Bunlar AK Parti’ye ve Cumhurbaşkanımıza saldıralım’ tartışmasının ötesinde bir şey değil. Bizim gönlümüz ganidir. Ancak belirli suçlara karışmış, terör suçuna karışmış veya başka şekilde kanun dışı işlemleri olanların asla ve asla vatandaşlığa alınması söz konusu olmaz. Vatandaşlığa almak demek, o ülkenin insan gücüne değer katmak demektir. Eğer Türkiye’nin değerine değer katacaksa, Türkiye’nin ekmeğini büyütecekse, Türkiye’nin akıl terine, alın terine ilave bir değer getirecekse tabii ki sadece Suriyelileri değil, bu ülkeye katkı sağlayacak herkesi seve seve vatandaş yaparız. Onun için kanun çıkarıyoruz. Beyin göçünü geri çevirmek için kanun çıkarıyoruz, Turkuaz Kart veriyoruz, pasaport veriyoruz, oturma izni veriyoruz. Bu memleketin aşını, ekmeğini nasıl bölüştüysek, ekmeğini büyütmek için gerekirse nüfusumuzu da artıracağız. 
Dostluk halkasını olabildiğince genişleteceğiz. Hedefimiz budur. İçeride ve dışarıda dostluk çemberini genişleteceğiz. Dışarıda bunu yapmaya başladık. İsrail ve Rusya ile ilişkilerimizi normale döndürdük. Ama eminim ki Suriye ile de biz normal ilişkilere döneceğiz. Buna ihtiyacımız var. Terörle mücadelenin başarısı için Suriye ve Irak’ın istikrara kavuşması gerekiyor ve güçlü bir siyasi yönetime, oradaki kardeşlerimizin tamamını temsil eden bir yönetime geçmesi gerekiyor, bu kaçınılmazdır.