İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Bu aziz millet Menderes'in hatırasını yüreğinde yaşatmamış olsaydı 15 Temmuz gecesi çıplak elleriyle, tankların, F16'ların karşısına dikilmeyecekti. Menderes'in ahı, onun hayır diliyle ettiği beddua 15 Temmuz akşamı Menderes'i idam edenlerin torunlarından çıkmıştır." dedi. Soylu, 27 Mayıs Darbesi'nin ardından Yassıada yargılamaları sonrası idam edilen Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ın ölümlerinin 56. yılında Anıt Mezar'da düzenlenen törene katıldı.

Anıt Mezar yapıldığından beri her yıl düzenlenen törenlerde bir araya geldiklerini ifade eden Soylu, "Buradan alınan dersler, Menderes ve arkadaşlarının bize anlatacakları hiç bitmiyor. Sıradan bir mezarlık bize sadece ölümü, hesap gününü ve dünyada nasıl yaşamamız gerektiğini hatırlatır. Ama burası bunun yanı sıra bir Türk siyasetçisinin ne uğruna mücadele ettiğini, karşısında kimlerin olduğunu, onların ne zaman ne yapacaklarını, milletin gücünün, milletin sevginin nelere kadir olduğunu ve daha birçok şey anlatır. Burası rehber gibidir, Türk siyasetinin kullanma kılavuzu gibidir." diye konuştu.

"Menderes, 56 yıl sonra kendi hesabını milletin eliyle kapatmıştır"
Soylu, Anıt Mezar'da düzenlenen her törende dersler aldıklarını vurgulayarak, "Bizler 2015'in 17 Eylül'ünde burada anma törenini gerçekleştirirken 10 ay sonra başımıza böyle bir hadiseyi getirmeye kalkışacaklarını hiç bilmiyorduk. Aklımıza hiç gelmemişti, hiç düşünmemiştik. Yine TRT'de bildiri okunacağı, birilerinin bir konsey oluşturup sıkıyönetim ilan edecekleri, buradan çıkarken o gün hiç aklımızda yoktu. Ama buraya gelmemiş olsaydık, buradan ders olmamış olsaydık, bu aziz millet Menderes'in hatırasını yüreğinde yaşatmamış olsaydı, 15 Temmuz gecesi çıplak elleriyle tankların, F16'ların karşısına dikilmeyecekti. Menderes'in ahı, onun hayır diliyle ettiği beddua 15 Temmuz akşamı Menderes'i idam edenlerin torunlarından çıkmıştır." ifadelerini kullandı.

İnsanların "Dün, Menderes'in idamına sesimizi çıkaramadık, bugün sevdiğimiz insanı, Erdoğan'ı size yedirmeyiz" diyerek, darbe girişimine müdahale ettiğini vurgulayan Soylu, "Menderes, 56 yıl sonra kendi hesabını milletin eliyle kapatmıştır." dedi.

"Milletin geleceğini çaldınız"
1960 darbesinden ve her yapılan darbeden sonra "Bir daha böyle bir şey olmaz" dendiğini vurgulayan Soylu, yaptıkları için hiçbir zaman özür dilemediklerini söyledi.

"İdamları, yapılanlar yanlıştı" söylemlerinin olduğunu dile getiren Soylu, şunları kaydetti:

"27 Mayıs darbesini yapanlardan kaç kişi yaşıyor bilmiyorum ama Adnan Menderes'i idam ettiniz de Türkiye ne kazandı? Fatin Rüştü Zorlu'yu, Hasan Polankan'ı idam ettiniz de Türkiye ne kazandı? İdam etmeseydiniz Türkiye ne kazanacaktı? Kişi başı milli gelir mi arttı? Sanayisi mi gelişti? Özgürlüğü mü arttı? Hayır. Milletin geleceğini çaldınız. 27 Mayıs'tan 15 Temmuz'a olan tüm darbeler bu ülkenin bağımsızlık iradesini kırmaya yetmedi. 27 Mayıs'tan 15 Temmuz'a olan bütün darbeler, aslında bu milletin, millet olma oluşumuna, millet olma hassasiyetine, birliğine, Kurtuluş Savaşında Milli Mücadelesinde ortaya koyduğu birlik ve kardeşliğin parçalanmasına yönelikti. Tüm bu darbeler Türkiye Cumhuriyeti'nin ekonomik büyümesini ve gelişmesini engellemeye yöneliktir. Çünkü biliyorlar, ekonomi büyürse, gelişirse milletin bağımsızlık iradesi yükselecektir."

Soylu, 27 Mayıs darbesiyle Başbakan, Dışişleri Bakanı ve Maliye Bakanı'nın Türkiye'nin iç ve dış siyasette büyümesini engellemek için idam edildiğini vurguladı.

Her yıl dönümünde Menderes ve arkadaşlarını anmaya büyük gururla geldiklerini dile getiren Soylu, "Bugün ekonomimizi büyütmenin, sanayimizi geliştirmenin, dünya mazlumlarının umudu olmanın, yerli ve milli silahlarımızla terör örgütlerine dünyayı dar etmenin gururuyla buradayız. Kişi başına 10 bin dolar gelir seviyesi, 150 milyar lira ihracat, yüzde 5 büyüme ve dünyanın gelişmiş ülkelerinin homurdanmalarına rağmen 2019'da milli iradenin tam olarak hakim olacağı modern bir sisteme geçecek olmanın heyecanıyla buradayız." ifadelerini kullandı.

Konuşmalarından ardından Kuran-ı Kerim tilaveti ile başlayan anma töreni, okunan dualar ve mozoleye karanfillerin bırakılması ile son buldu.