Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Külliye’de Türkiye’nin 81 ilinden gelen yaklaşık 2 bin çiftçiyle buluştu. Üreticilere ‘Yeni Teşvik Sistemi’nin detaylarını tek tek anlatan Erdoğan “Kırmızı et ihtiyacını karşılamak için adım atıyoruz. 300 baş hayvana kadar kredi desteği veriyoruz. Doğacak kuzulara da alım garantisi veriyoruz” dedi. Çiftçinin daima yanında olduklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tarım ve hayvancılığa yönelik açıkladığı destekler şöyle:
¥ Çiftçilerimizin üretim maliyetini azaltmak için 2003 yılında ilk kez mazot desteğini biz başlattık. Şimdi de çiftçilerimizin mazot maliyetinin yarısını biz ödeyeceğiz.
¥ Sığır yetiştiriciliğini geliştirmek, damızlık sığır sayısını artırmak ve kırmızı et ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlamak üzere Ziraat Bankası kanalıyla yetiştiricilerimize hayvan ve yem temini için yüzde 10 sübvansiyonlu kredi sağlıyoruz.
¥ Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığıyla damızlık düve veriyor, bu düvelerin, koyunlarda olduğu gibi, veterinerlik, aşı ve küpe hizmetlerini bedelsiz karşılıyoruz.
¥ Talep eden Tarım Kredi Kooperatifleri üyesi yetiştiricilerimize TİGEM aracılığıyla Ziraat Bankasından kredi kullandırarak 300 başa kadar damızlık koyunu ve yemini temin ediyoruz. Üreticinin bakım hizmet bedeli ve sigortasını avans olarak ödüyor, doğacak kuzulara da alım garantisi veriyoruz.
¥ TARSİM sigortasının yetiştiriciye düşen kısmını devletin ödemesini sağlıyor, yetiştiricimizi sosyal güvence kapsamına alıyoruz.
¥ Yetiştiricimiz kredi borcunu, ilk 2 yılı geri ödemesiz 7 yılda bankaya ödüyor. Böylece hem başlangıçta imkân sağlayarak hem de üretime alım garantisi vererek hayvancılıkta yepyeni bir dönemin kapılarını aralıyoruz.

ÜLKELERİN YÜKSELİŞİ TARIMLA BAŞLIYOR
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasında tımar sisteminin de önemine işaret ederek, şunları kaydetti: Biz toprağa sevdalı, toprağı gönülden seven bir milletiz. Toprak bizde nedir? Anadır ana. Toprak ana. Topraktan geldik, toprağa gideceğiz. Toprak o kadar önemlidir. En güçlü olduğumuz zamanlarda bile topraktan kopmadık. Ülkelerin yükselişi de çöküşü de tarımla başlıyor. Güçlü Türkiye’nin, güçlü tarımdan geçtiğini unutmayalım. Tımar sisteminin iyi işlediği dönemlerde Osmanlı Devleti’ni asırlar boyunca ayakta tuttuğunu, sistemin zayıflaması ile çöktüğünü tüm tarihçiler söylüyor.