Damla PEKER ANKARA

TBMM Başkanı İsmail Kahraman, dün Meclis’te 26’ncı Yasama Dönemine ilişkin değerlendirme toplantısı yaptı. Kahraman özetle şunları söyledi:

AF HADİSESİ: Af konusu hassas bir konudur. Bu Anayasamızın 87’nci maddesinde yer alıyor. 104. maddesinde de sağlıktan dolayı Cumhurbaşkanın af yetkisi var. Siyasi partiler böyle bir teklifi verebilirler. Hangi kapsamda olacak? Sosyal yapıya uygun mudur, değil midir? Bu, teklifin ortaya çıkmasından sonra ele alınabilecek bir husustur. Ciddi çalışmalar yapılıp, teklif verilirse, Meclis’ten geçerse elbette ki kabul görür. Bu konuda yetki Meclis’e aittir. Siyasi partilerin bu noktadaki iradelerini ortaya koymaları mümkün. Görüşürüz, alınacak karar neyse hepimiz de o karara göre hareket ederiz.

TRUMP’IN KARARI: Kudüs kutsal bir şehirdir. ABD başkanı bu yanlışı ortaya koyuyor; ama bunun devamını sağlayacağını zannetmiyorum. Kudüs’ün statüsü devam etmelidir. Başkanın büyük hatasıdır, yakışmayan hatasıdır. Neticesi alınamayacaktır.

DEMİRTAŞ’IN DURUMU: Cezaevindeki bir kişi siyasi haklarını kullanma imkânına sahip değil, mevzuat müsait değil. Partisi bilerek aday yaptı. Adaletin vereceği bir karar olarak görürüm. Demirtaş’ın kaldırılan dokunulmazlıkları var. 20 civarında dosyadan dolayı dokunulmazlığı kalkmış durumda. Yargının kararına hürmet etmek durumundayız.

LAİKLİK TARTIŞMASI: Laiklik karşıtı olduğum yönünde eleştiriler var. Benim böyle bir algıya muhatap olmuş olmam yanlış. Laiklik uygun gördüğüm bir konu. Yalnız şu temennim var. Hiçbir kavram tarifsiz olmaz. Mesela Fransa’da laiklik başka türlü tarif ediliyor. Fransa Senato Başkanı’nın misafiri olarak Fransa’ya gittiğimizde akşam namazını kılmak istedim. Dedi ki ‘Bu çatı altında herhangi bir dinî töre yerine getirilemez. Size araba tahsis ediyoruz, 500 metre ileride milletvekillerimizin kaldığı bir bina var. Orada bir oda size ayırdık.’ Dolayısıyla bu konu üzerinde epey konuşuldu, yanlış spekülasyonlara vesile oldu. Cumhuriyete inanıyorum. Saltanatçı değilim, Cumhuriyetçiyim. Dinin serbestliğinden yanayım.”

BAŞKANLIK SİSTEMİ: Hiçbir sistem ideal değildir. İdeale ulaşılmaz, yaklaşılır. Yeni bir sisteme gidiyoruz. Kervan yolda düzülür. Başkanlık sistemi Türkiye için uygundur. Bir arabada iki şoför olmaz. Fransa bunun sıkıntısını çekti. Daha önceden ittifak yoktu, bir başka partinin ismi altında birleşme vardı. Bir nevi ‘hülle’ydi. Kanunlar kutsal metinler gibi değildir. Tatbikatı göreceğiz. İleride partilerin çokluğu değil, partilerin azalmasının gerçekleştiğini göreceğiz. Bir kaotik durum olacağını zannetmiyorum.