OHAL Komisyonu başvuru sonuçları göreve iade edilenlerin tam isim listesi öğren ile ilgili aradıklarınız burada. OHAL Komisyonu göreve iade için bugüne kadar başvuran 17 bin başvuruyu değerlendirdi. Buna göre yapılan başvurunun ardından göreve iade edilecek 660 kişi olduğu kararlaştırıldı. 1350 ret kararı verilen komisyonda göreve iade edileceklerin isim listesine buradan ulaşabilirsiniz. OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu, bugüne kadar meslekten ihraç edilenlere ilişkin 17 bin başvuruyu sonuçlandırdı. Komisyon, 660 başvuru için mesleğe iade kararı verdi. 660 kişinin başvurusunu kabul eden OHAL Komisyonunda göreve iade edileceklerin isim listesi henüz yayınlanmadı. Yayınlanır yayınlanmaz OHAL Komisyonu başvuru sonuçları göreve iade edilenlerin tam listesine buradan ulaşacaksınız.  

İSİM SORGULAMAK İÇİN TIKLAYIN

OHAL son dakika mesleğe iade kararı gündemde araştırılan konular arasında. OHAL komusyonu başvuru sonuçları açıklandı mı? 2018 OHAL ile kimler göreve iade edildi? OHAL kapsamından göreve iade edilenlerin listesi belli oldu mu? soruların yanıtları haberimizde. Olağanüstü Hal (OHAL) İşlemleri İnceleme Komisyonu, bugüne kadar meslekten ihraç edilenlere ilişkin 17 bin başvuruyu sonuçlandırdı. Komisyon, 660 başvuru için mesleğe iade kararı verdi. Meslekten ihraç edilenler, bursu kesilen öğrenciler, rütbeleri alınan emekli güvenlik personeli, kapatılan kurum ile kuruluşlara ilişkin başvurulara bakmak üzere 685 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kurulan OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna 108 bin 905 müracaat yapıldı. İşte Olağanüstü Hal (OHAL) İşlemleri İnceleme Komisyonu ile mesleğe geri alınanlar ile ilgili yapılan son açıklama...

660 MÜRACAAT İÇİN MESLEĞE İADE KARARI

OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu, tamamlanan ve incelemeleri sona eren başvurulara yönelik 22 Aralık 2017'den itibaren karar vermeye başladı. Buna göre, komisyon, bugün itibarıyla 17 bin başvuruyu sonuçlandırarak, 660 müracaat için mesleğe iadeye hükmetti.
 
Başvurulardan 14 bin 350'sini reddeden Komisyon, bazı KHK'lar ile göreve iade edilen bin 990 başvuru için de ön inceleme kararı aldı. Komisyonda, 91 bin 905 başvurunun incelenmesi ise devam ediyor.

KARARLAR KURUMLARA ELDEN TESLİM EDİLİYOR

Kararlar, başvurucuların en son görev yaptığı kurumlara gönderiliyor. Komisyon, kararların hızlı ulaşmasının sağlanması amacıyla posta yolunu tercih etmiyor. Kabul ve ret kararları, komisyon personeli tarafından ilgili kurumlara elden teslim ediliyor.

Başvurusu kabul edilenler, Devlet Personel Başkanlığı ve Yükseköğretim Kurulu tarafından 15 gün içerisinde kadro unvanına uygun görevlere atanıyor.

OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun ret kararlarına karşı, kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara 19. ve 20. idare mahkemelerine iptal davası açılabiliyor. Başvurucular, "ohalkomisyonu.basbakanlik.gov.tr" internet adresindeki "OHAL Komisyonu Başvuru Takip Sistemi" üzerinden başvurularıyla ilgili bilgi alabiliyor.

YARGI KARARLARI TAKİP EDİLİYOR

Öte yandan Komisyon, karar aşamasından önce hakkında soruşturma açılan veya dava bulunan başvurucularla ilgili süreçleri de Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden takip ediyor. Komisyon, hakkında takipsizlik ve beraat kararı verilenlerin dosyalarına öncelik veriyor.

Başvuruların kısa sürede değerlendirilerek sonuçlandırılması için çalışmalarına hız veren Komisyon, haftada bin 100 dosyada karar verecek aşamaya geldi.

OHAL İLE GÖREVE İADE EDİLENLERİN İSİM LİSTESİ

İsim listeleri henüz belli değil. Resmi internet sayfası üzerinden yayına alınır alınmaz haberimizdeki yerini alacaktır...
 
OLAĞANÜSTÜ HAL (OHAL) NEDİR?

Olağanüstü hal, yani kısaca OHAL durumunda yönetim makamlarının yetkisini genişlemesi sonucunu ortaya çıkarmaktadır. OHAL'in tartışmalı yönü yaygınlaştırılması ve genellikle bunlara karşı yargı yolunun kapalı olmasıdır. OHAL, doğal afet, salgınlar, ekonomik bunalım, yaygın şiddet olayları gibi hallerde uygulanmaktadır. Türkiye'de olağanüstü hal; 27 Ekim 1983 tarihinde yürürlüğe giren 2935 sayılı Olağanüstü Hâl Kanunu kapsamında tabii afet, tehlikeli salgın hastalıklar, ağır ekonomik bunalım ve "anayasa ile kurulan hür demokrasi düzenini veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerine ait ciddi belirtilerin ortaya çıkması veya şiddet olayları sebebiyle kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması" olarak nitelendirilen durumlardır. OHAL gerektiren durumların görülmesi durumunda Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, Millî Güvenlik Kurulu'nun görüşünü de aldıktan sonra, yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya bütününde altı ayı geçmemek üzere olağanüstü hâl ilan edebilir.

KARARLAR KURUMLARA ELDEN TESLİM EDİLİYOR

Kararlar, başvurucuların en son görev yaptığı kurumlara gönderiliyor. Komisyon, kararların hızlı ulaşmasının sağlanması amacıyla posta yolunu tercih etmiyor. Kabul ve ret kararları, komisyon personeli tarafından ilgili kurumlara elden teslim ediliyor. Başvurusu kabul edilenler, Devlet Personel Başkanlığı ve Yükseköğretim Kurulu tarafından 15 gün içerisinde kadro unvanına uygun görevlere atanıyor.

BAŞVURULAR NEREDEN YAPILIYOR?

OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun ret kararlarına karşı, kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara 19. ve 20. idare mahkemelerine iptal davası açılabiliyor. Başvurucular, "ohalkomisyonu.basbakanlik.gov.tr" internet adresindeki "OHAL Komisyonu Başvuru Takip Sistemi" üzerinden başvurularıyla ilgili bilgi alabiliyor.

YARGI KARARLARI TAKİP EDİLİYOR

Öte yandan Komisyon, karar aşamasından önce hakkında soruşturma açılan veya dava bulunan başvurucularla ilgili süreçleri de Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden takip ediyor. Komisyon, hakkında takipsizlik ve beraat kararı verilenlerin dosyalarına öncelik veriyor. Başvuruların kısa sürede değerlendirilerek sonuçlandırılması için çalışmalarına hız veren Komisyon, haftada bin 100 dosyada karar verecek aşamaya geldi.

SIKIYÖNETİM NEDİR?

Sıkıyönetim, askeri otoritenin, genellikle resmi bildirgesi altında adli yönetimi kontrol altına alması ie işlemeye başlayan kurallar sistemidir. Sıkıyönetim, savaş, doğal afetler, sivil kargaşa, işgal altındaki topraklar, veya askerî darbe gibi durumlarda, normal adlî kurumların yeni duruma hâkim olamayıp, vazifesini yerine getiremediği veya yavaş getirdiği takdirde, askerî otoritelerin ve kurumların tercih edilmesi ile kullanıma girer ancak, askerî adalet bazen diktatörler, özellikle askerî diktatörler, tarafından kurallarını uygulamak için kullanılır.

Sıkıyönetim, sadece maddi düzen ve güvenin sağlanması ile ilgili olduğundan; ülkenin her yerinde değil, yalnız kamu düzeni bozulan bir veya birkaç bölgesinde ilan edilir. Gerekirse tamamında da ilan edilebilir. Anayasa sınırları içinde ve önceden tespit edilen kurallara göre uygulanan hukuka uygun bir yönetim şeklidir. Sıkıyönetimle ilgili her şey kanunla düzenlenmiş, keyfiliğe yer bırakılmamıştır. Sıkıyönetimin bütün işleri yargı denetimine tabidir. Fakat alınacak tedbir ve kararlarda, sıkıyönetim komutanına Sıkıyönetim, 1982 Anayasasının 122. maddesine göre 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanunuyla düzenlenmiştir. 1982 Anayasası, 1961 Anayasasına göre sıkıyönetimin yetkisini arttırmıştır. 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanunu'nun bazı maddeleri 1982 Anayasası'nın emirleri doğrultusunda, 1982 tarihli, 2766 sayılı kanun ve 1983 tarihli, 2836 sayılı kanunla değiştirilmiştir.

OHAL İLE SIKIYÖNETİM ARASINDAKİ FARKLAR

Sıkıyönetimin OHAL'den farkı ise OHAL'in sıkıyönetim gerektiren durumların daha hafiflerinin meydana gelmesidir. Yine sıkıyönetimde yetki askeri makamlarda olurken, OHAL'de ise mülki makamlardadır. Ayrıca sıkıyönetim halinde sıkıyönetim mahkemeleri kurulur, OHAL'de ise bu mahkemeler yoktur.

TÜRKİYE'DE SIKIYÖNETİMLER

Ülkemizde daha önce çeşitli tarihlerde sıkıyönetim ilan edilmiştir. İlk olarak 24 Şubat 1925'te Güneydoğu Anadolu'da merkezi yönetime karşı girişilen hilafet taraftarı bir ayaklanma olan Şeyh Sait İsyanı üzerine Muş, Bingöl, Elazığ, Siirt, Diyarbakır, Mardin, Tunceli, Urfa, Bitlis, Van, Hakkari, Malatya, Erzurum illerinde ilan edilmiştir. Sıkıyönetim 23 Aralık 1927'de sona ermiştir.

İzmir'in Menemen ilçesinde yedek subay olarak askerlik yapan Mustafa Fehmi Kubilay'ın ve yardımına koşan Hasan ve Şevki'nin radikal isteyen bir grup tarafından öldürülmesi ve tarihte Menemen Olayı ya da Kubilay Olayı olarak bilinen olayın ardından Menemen, Balıkesir ve Manisa'da 1 Ocak 1931'de sıkıyönetim ilan edildi. 9 Mart 1931'de sona erdi.

Türkiye, II. Dünya Savaşı'na dahil olmasa da, tüm dünyada olduğu gibi ülkemiz de bu devasa savaştan etkilendi. 20 Ekim 1940 tarihinde İstanbul, Kırklareli, Edirne, Tekirdağ, Çanakkale ve Kocaeli'de sıkıyönetim ilan edilirke, 23 Aralık 1947'de sona erdi.

6-7 Eylül Olayları, Türkiye'de sıkıyönetim uygulandığı zamanlardandır. İstanbul'da Rumlar başta olmak üzere azınlıklara yönelik başlatılan tahrip ve yağma olaylarının sonucunda 7 Eylül 1955 - 7 Haziran 1957 tarihleri arasında İstanbul, Ankara ve İzmir'de sıkıyönetim uygulanmıştır.

28 Nisan 1960'da iktidarda bulunan Demokrat Parti'nin baskı uygulamalarını protesto etmek isteyen öğrencilerin Ankara ve İstanbul'da düzenledikleri gösterilerin giderek yurdun tamamına yayılmasının ardından 28 Nisan 1960'da sıkıyönetim ilan edildi. 27 Mayıs 1960 tarihinde ise Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki ilk askeri darbe gerçekleşti. İstanbul ve Ankara'da uygulanan sıkıyönetim 1 Aralık 1961'e kadar sürdü.

Harp Okulu Komutanı Kurmay Albay Talat Aydemir ve arkadaşlarının, ordu içindeki 27 Mayısçıların tasfiyesi için, 20 Şubat günü başlatılan atama ve gözaltına almalara karşı direnişi ile 20 Mayıs Ayaklanması yaşandı. 21 Mayıs 1963'te İstanbul, Ankara ve İzmir'de ilan edilen sıkıyönetim 20 Temmuz 1964'e kadar devam etti.

15-16 Haziran 1970 tarihlerinde Türkiye'de İstanbul merkezli olarak başlayan ve yayılan, Türkiye tarihindeki en büyük işçi eylemlerinden biri olan 15-16 Haziran Olayları üzerine İstanbul, Kocaeli merkez ve Gebze'de 16 Haziran 1970 - 16 Eylül 1970 tarihleri arasında sıkıyönetim uygulanmıştır.

12 Mart 1971 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Genelkurmay Başkanı Memduh Tağmaç, Kara Kuvvetleri komutanı Faruk Gürler, Deniz Kuvvetleri komutanı Celal Eyiceoğlu ve Hava Kuvvetleri komutanı Muhsin Batur'un imzasıyla Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay'a bir muhtıra vererek hükûmetin istifaya zorlandığı askeri müdahalenin ardından İstanbul, Kocaeli, Sakarya, Zonguldak, İzmir, Eskişehir, Ankara, Adana, Hatay, Diyarbakır ve Siirt'te 26 Nisan 1971 - 26 Eylül 1973 tarihleri arasında sıkıyönetim uygulanmıştır.

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Kıbrıs'ta başlattığı ve 14 Ağustos 1974'te Lefkoşa'ya girmesiyle sonuçlanan Kıbrıs Türk Barış Harekatı üzerine İstanbul, Ankara, Tekirdağ, Kırklareli, Edirne, Çanakkale, Balıkesir, Manisa, İzmir, Aydın, Antalya, Muğla, Adana, İçel ve Hatay'da sıkıyönetim ilan edildi. Bu durum 20 Temmuz 1974 - 2 Eylül 1975 tarihleri arasında sürdü.

Irak'ta yaşanan iç savaş sebebiyle Diyarbakır, Hakkari, Mardin ve Siirt'te 27 Mart 1975'te sıkıyönetim ilan edildi ancak TBMM onaylamadı.

Yaygın şiddet hareketleri üzerine Adana, Ankara, Bingöl, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, İstanbul, Kahramanmaraş, Kars, Malatya, Sivas, Urfa, Adıyaman, Hakkari, Diyarbakır, Mardin, Siirt, Tunceli, İzmir, Hatay, Ağrı illerinde 26 Aralık 1978 - 12 Eylül 1980 tarihleri arasında sıkıyönetim uygulandı.

12 Eylül Askeri Darbesi (1980 İhtilali) üzerine 12 Eylül 1980'de tüm yurtta sıkıyönetim ilan edildi. Uygulama 19 Temmuz 1987'ye kadar sürdü.

Türkiye 15 Temmuz akşam saatlerinden itibaren tarihin en kritik anlarını yaşamıştır. FETÖ üyesi olduğu anlaşılan bu grup tanklarla silahlarla devlete ve milete karşı saldırıya geçmiştir.
 
Şahsım ve hükümetin kararlı duruşu milletimizin darbecilere karşı cesurca dikilmesi sayesinde hamdolsun bu teşebbüs amacına ulaşamamıştır.
 
Geleceğine sahip çıkan milletimiz kahramanlık destanı yazmıştır. Darbeciler karşısında tek vücut olmuştur.
 
Gözlerinin önünde onlarca kişi şehit olurken yaralı kardeşlerimiz de sabaha kadar direnişlerini sürdürmüşlerdir. Milletimiz 1960 darbesinde Menderes ve arkadaşlarına sahip çıkmamanın üzüntüsünü yıllarca yaşamıştır. 1980 darbesinde toplumumuzun acısı hala tazedir. 15 Temmuz tarihi bu kötü gidişe dur denilen bir dönüm noktası olmuştur. İlk defa bir darbe girişimi millet tarafından akamete uğratılmıştır.

OLAĞANÜSTÜ HAL İŞLEMLERİ İNCELEME KOMİSYONU

KARARLARI HAKKINDA DUYURU (18.05.2018)

Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu, olağanüstü hal kapsamında doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen kamu görevinden çıkarma, öğrencilik bursunun kesilmesi, emekli güvenlik personelin rütbelerinin alınması ve kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin başvuruları değerlendirip karara bağlamaktadır. Komisyon bünyesinde 80’i Raportör (hâkim, uzman, müfettiş) olmak üzere toplam 230 personel görevlendirilmiştir. Komisyon tarafından elektronik ortamda başvuru alma, arşivleme ve inceleme işlemleri için özel bir bilgi işlem altyapısı oluşturulmuş, başvurulara ilişkin 20’den fazla kurum ve kuruluştan temin edilen bilgiler bu sisteme kaydedilmiştir. Ayrıca, yargı mercileri tarafından verilen kararlar da UYAP sistemi üzerinden takip edilmektedir. Kurumlardan intikal eden personel dosyaları, mahkeme dosyaları ve eski başvurularla birlikte toplam 390.000 evrakın tasnif, kayıt ve arşivleme işlemi tamamlanmıştır. Olağanüstü hal kapsamında yayımlanan KHK’lar ile 107.175’i kamu görevinden ihraç olmak üzere toplam 111.895 tedbir işlemi gerçekleştirilmiştir.

Komisyon Kararları

17/05/2018 tarihi itibariyle Komisyona yapılan başvuru sayısı 108.905’tir. Komisyon tarafından verilen karar sayısı (17.000) dikkate alındığında, incelemesi devam eden başvuru sayısı 91.905’tir.

22 Aralık 2017 tarihinden itibaren karar verme sürecine başlamış olan Komisyon tarafından, 17/05/2018 tarihi itibariyle verilen karar sayısı;

(1) Başvurusu bulunan kişilerden KHK ile iade olanlara ilişkin verilen 1.990 ön inceleme kararı,

(2) Başvuru dosyaları üzerinden verilen (660 kabul, 14.350 ret)  15.010 inceleme kararı,

olmak üzere toplam 17.000’dir.

Komisyon kararları tebliğ edilmek üzere kişilerin en son görev yaptığı kurumlara ivedilikle gönderilmektedir. Başvurusu kabul edilen kişiler, ilgisine göre Devlet Personel Başkanlığı ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından 15 gün içerisinde kadro unvanına uygun görevlere atanacaklardır. Komisyon kararlarına karşı, kararın tebliğinden itibaren altmış gün içinde Ankara 19. ve 20. İdare Mahkemeleri nezdinde ilgilinin en son görev yaptığı kurum veya kuruluş aleyhine iptal davası açılabilecektir. Başvurucular, Komisyon internet adresindeki “OHAL Komisyonu Başvuru Takip Sistemi” uygulaması üzerinden Komisyona yapılan başvuruların safahatı hakkında bilgi edinebilmektedir. Komisyon, etkili iç hukuk yolu olarak hızlı ve aynı zamanda kapsamlı inceleme neticesinde bireyselleştirilmiş ve gerekçeli karar vermektedir.

Kamuoyuna duyurulur.