YÜCEL KAYAOĞLU

AK Parti Burdur Milletvekili Bayram Özçelik, 3 Kasım 2002 seçimleri ile geldiği TBMM’de ilginç bir rekora imza attı. 16 yılın 11 yılında Meclis’te kâtip üyelik görevini yürüten Özçelik, Meclis tarihine en uzun ‘Kâtip Üyelik’ yapan milletvekili olarak geçti.
TBMM İçtüzüğünde kâtip üyelerin görevleri “Tutanakların tutulmasını denetlemek, tutanak özetlerini yazmak, Genel Kurul’da evrak okumak, yoklama yapmak, oyları saymak,  seçimlerin düzen ve dürüstlük içinde geçmesini denetlemek, söz sırasını kaydetmek” şeklinde sıralanıyor. Özçelik, TBMM’nin 22, 23, 24, 26 ve son olarak da 24 Haziran seçimlerinden sonraki 27’inci dönemde TBMM Kâtip Üyesi olarak görev yapıyor. Özçelik, bu yıllar içinde Bülent Arınç, Köksal Toptan, Mehmet Ali Şahin, Cemil Çiçek, İsmail Kahraman ve son olarak Binali Yıldırım olmak üzere altı TBMM Başkanı ile çalıştı. Özçelik, aynı zamanda aralarında Güldal Mumcu, Meral Akşener, Sadık Yakut, Mehmet Sağlam ve Nevzat Pakdil gibi isimlerin yer aldığı 15’in üzerinde TBMM Başkanvekili ve 60 kâtip üye ile çalıştı. Bu kadar uzun süre kâtip üyelik yapan başka bir milletvekili olmadığını belirten Özçelik, böylece Meclis tarihine en uzun kâtip üyelik yapan milletvekili olarak geçti. Bazı yasama yıllarında bu görevine ara vermesine rağmen toplamda 11 yıldır TBMM Başkanlık Divanında aynı görevi yürüten Özçelik, bu süre içinde başından geçen ilginç olayları ve yaşadığı zorlukları gazetemize anlattı:

DİVANDA OLMAKTAN MUTLUYUM
Başkanlık Divanındaki görevimi severek yapıyorum. Orada uzun süre oturmak bazı arkadaşların canlarını sıkıyor. Uzun süre oturmak yorucu oluyor, ama ben orada olmaktan mutluyum. Sadece, metinleri okumuyoruz. Bazen muhalefet partileri ile iktidar partisi arasında uzlaşmacı görevi de görüyorum. Sıkıntılı, tartışmalı oturumlar sırasında, problemin çözülmesi için öneriler sunuyorum. Görüşme yapılacaksa, ayaklarına kadar giderek, uzlaşma arıyorum. Çok sıkıntılı, kavgalı, gergin oturumlara da şahitlik ettik. Cemil Çiçek’in yönettiği bir içtüzük tartışması vardı. 4-5 defa ara verdik. Çok sıkıntılı bir gündü. Gergindi. O gün stres altında olduğumu hatırlıyorum.

17 SAAT SÜREN GÖRÜŞMELER
(En uzun kaldığınız oturum): Anayasa görüşmelerinde genellikle çok uzun kalıyorum. Ama geçmişte bir tasarı veya teklifin görüşmelerinde, öğlen 14.00’de başladık, hiç nöbet değişimi de yapmadan, ertesi gün sabah 07.00’ye kadar devam ettim. O gün Divan’daki görevim 17 saat sürdü. Sürekli oturdum ve sürekli metin okudum.

500 KELİMELİK METNİ 200 DEFA OKUDUM
(Sürekli metin okumaktan sıkıldığınız anlar): Anayasa değişikliği görüşmeleri sırasında CHP’nin verdiği önergelerin gerekçelerini okurken, en az 200 defa aynı metni okudum. Gerekçeler, 500 kelimelik aynı metinlerden oluşuyordu. Artık belli bir süre sonra metni neredeyse ezberlemiş oluyorsunuz.

OY SAYIMINDA YAŞANANLAR
(Sayım-döküm işiniz de var): Genel Kurul’daki oylamalar sırasında zaman zaman karışıklıkların yaşandığı anlar da oluyor. Oy sayımı ile biz görevliyiz. Özellikle kritik oylamalar, beraberinde gergin görüşmeler de olunca sayım işleri biraz sıkıntılı oluyor. Mesela bir oylamada,  tek bir oy yüzünden, kaç kere sayım yaptığımız oylamalar olmuştur. Ayrıca bakanlar için vekâleten oy kullanımı, pusula aracılığı ile gelen oylar da işin içine girince, zaman zaman karışık durumlar da ortaya çıkıyor. Böyle durumlarda bir oylama sonucunu almak saatler sürebiliyor.

BÜTÇE RAKAMLARINDA HİÇ ŞAŞIRMADIM
Bütçe görüşmelerinde, özellikle üniversitelerin bütçelerinin tek tek okunması gerekiyor ve saatler sürüyor. Milyonluk rakamları kuruşuna kadar okumanız gerekiyor. Tutanaklara da öyle geçecek mecburen. Ben artık otomatiğe bağlanmış gibi, rakamları hiç şaşırmadan okuyorum ve arkadaşlar da bundan dolayı beni takdir eder.

DİKSİYON DERSİ ALMADIM
Kâtip üyelik görevi aynı zamanda diksiyonu gerektirmesine rağmen Özçelik, bu konuda profesyonel yardım almadığını, imam-hatip mezunu olmasının, hitabet ve hızlı okuma konusunda kendisine avantaj sağladığını dile getirdi. ‘Burdur şivesi’ sebebiyle bazı kelimeleri ise istem dışı farklı telaffuz ettiğini belirten Özçelik “Mesela metinde ‘Kâğıt’ yazıyor, ben onu Burdur’daki gibi ‘Kağıt’ olarak okuyorum. ‘A’nın üzerinde düzeltme işareti yoktur bizde. Zaman zaman bu konuda milletvekili arkadaşlarımdan uyarı alıyorum” diye konuştu.

ÇAKTIRMADAN OKUMADIM, YAKALANDIM
AK Partili Özçelik, Genel Kurul’daki görüşmelerde bazen zamandan tasarruf etmek için okuduğu metinlerde ‘Çaktırmadan’ paragraf atladığı olduğunu ifade ederek şunları söyledi:
Vecdi Gönül’ün Millî Savunma Bakanlığı döneminde, bu bakanlığı ilgilendiren kanunun görüşmelerinde aynı şeyi yaptım. Meğer Vecdi Bey, satır satır takip ediyormuş. Paragraf atladığımı fark edince, sonrasında bir sıkıntı olmasından endişe etmiş. Bunun üzerine, en başından bütün metni ‘Tam’ olarak yeniden okudum. Ben kanun metinlerini okurken şöyle bir Genel Kurul’a bakarım, kim ne kadar ilgili, kim kulak veriyor ve vermiyor. Ona göre metinleri okurken atlama yaparım veya yapmam. Bir keresinde metni atlayarak okudum, muhalefete yakalandım. Sonra düzelttik tabii.