Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğuna 2 Ekim'de giden ve bir daha kendisinden haber alınamayan Washington Post yazarı Cemal Kaşıkçı'nın nişanlısı Hatice Cengiz, o gün neler yaşandığını anlattı. Cengiz, evlilik işlemleri için geldiğini söylediğinde Suud yetkililerin nişanlısını tebrik ettiğini söyledi. İşte Cengiz'in açıklamaları:
 
"SEN GİT" DEMİŞLER:  "Cemal Bey ile ilk kez 28 Eylül günü evlilik işlemleri için konsolosluğa gitmiştik. Londra seyahati sebebiyle bir saat bekledikten sonra müsaade istemiş. Londra'dan salı günü döneceğini ve döndüğü gün yeniden Başkonsolosluğa gelebileceğini bildirmiş. Onlar da 'Siz gelene kadar evrakı hazırlarız şeklinde bir açıklama yapmış olmalılar ki, zira ben 'Teslim almaya mı gidiyoruz' diye sorduğumda bana 'Olumlu konuştular, inşallah verecekler' demişti. İkinci ziyaretimizde de ilkinde de ben içeriye giremedim. 

ENDİŞELİ DEĞİLDİ:  Cemal Bey, ikinci ziyaretimiz olan 2 Ekim'de, ciddi anlamda tereddütlü değildi. Çünkü ilk ziyareti olumlu geçmişti. Bu ziyarette kendisini iyi karşılamış evlilik kararından dolayı kendisini tebrik etmişlerdi. 'Görüşme gayet olumluydu. Beni çok iyi karşıladılar. Hatta ziyaretimden dolayı şaşırdılar ve birkaç kişi bana özel olarak gelip selam verip tokalaştı' dedi. Onun endişeli olduğunu görseydim elbette ki gitmesine mani olurdum. Bir defasında beklenmedik bir problem olduğunda kiminle irtibata geçmem gerektiğini sormuştum kendisine. O da Yasin Aktay'ın eski dostu olduğunu onu arayabileceğimi söylemişti. Ayrıca Turan Kışlakçı'nın da kendisinin çok yakın arkadaşlarından olduğunu biliyordum. O'nu da bu vesile ile aradım. Bana "Turan Kışlakçı'yı ara" diye özel bir tembihte bulunmadı.

Suud Prens’in temizlik ekibi! Suud Prens’in temizlik ekibi! Suud gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın kaybolmasıyla ilgili çarpıcı detaylara ulaşıldı.

DÜNYAM KARARDI: İçeri girip çıkmadığında hayatımda daha önce hiç yaşamadığım büyük bir korkuya kapıldım. Ne yapacağımı şaşırdım. Dünyam karardı. En yakın arkadaşıma mesaj atarak hemen gelmesini söyledikten sonra dehşet içinde konsolosluğun demir parmaklıklarına doğru koştum ve orada bulunan güvenliğe Cemal Bey'in içeriden çıkıp çıkmadığını sordum. Emniyet görevlisi içeride kimsenin kalmadığını, herkesin çıktığını söyledi. Bu cevap üzerine Başkonsolosluğu aradım. Görevli telefonu kapatıp, kapıya geldi. İçeride tüm odaları kontrol ettiğini ve kimsenin kalmadığını, burada beklememin manasız olduğunu söyledi. Hemen Yasin Aktay'ı arayıp meseleyi olduğu gibi hızlı bir şekilde kendisine aktardım. 

KAMERALAR NASIL ÇALIŞMAZ?:  Cemal içeri girdikten sonra hayret uyandırıcı bir hareketlilik olmadı. 'Kameralar çalışmıyor' dediler. Dünyada kamerası çalışmayan hangi konsolosluk var? Suud tarafından gelen açıklamaları hem yeterli hem de ikna edici bulmuyorum. Ayrıca Suudi Arabistan genelinde benim hakkımda ciddi düzeyde bir karalama kampanyası başlatılmış durumda. Bu refleksler bile olayın içinde birçok şüphenin olduğunu gösteriyor.

AYAKLARIYLA GELDİ:  21. yüzyılda dünyada eşi ve benzerine rastlanmayan bir hadise ülkemizde yaşandı. İddialar doğru ise ben konsolosluk binasının özellikle tercih edilmiş olduğunu düşünmüyorum. Kendi ayakları ile gelmiş, üstelik kendilerini eleştiren biri, bunu fırsata çevirmek istemiş olabilirler. Yani o anda birilerinin aklına gelen bir fikir olduğunu düşünüyorum. Sonra da hemen planlamaya geçmiş gibi görünüyorlar.