Darbecilerin işkence ve kötü muamelesinin izlerini bedenlerinin yanı sıra ruhlarında da taşıyan 12 Eylül mağdurlarından, sanatçı Hülya Avşar’ın kuzeni Yüksel Avşar, Mamak Askerî Cezaevinde tutuklu kaldığı süre boyunca yaşadıklarını anlattı.
Avşar, 45 gün gözaltında kaldıktan sonra hiçbir gerekçe sunulmadan cezaevine gönderildiğini, burada tutulduğu hücrede işkence ve kötü muamele gördüğünü, tutukluluğu üzerinden bir yıl geçtikten sonra hakkında takipsizlik kararı verildiğini aktardı. Avşar, sözlerini şöyle sürdürdü:
Cezaevindeki kadınların birçoğu benim gibi işkence cenderesinden geçirildikten sonra yargılama gereği duyulmadan serbest bırakıldı. Cezaevinden çıktığımızda hiçbirimiz eskisi gibi olamadık. Yaşama dair umutlarımız, ideallerimiz zorbaca elimizden alınmıştı. İşimi kaybetmiştim. Büyük hevesle başladığım doktorama da devam edemedim. Maruz kaldığı işkence nedeniyle annelik yeteneğini kaybeden arkadaşlarımız oldu. Annelik gibi kutsal ve tarifsiz bir duyguyu ömür boyu yaşayamayacak kadınların bu durumu, darbecilerin kirli uygulamalarının sonucudur. 12 Eylül, gururumuzun yanı sıra anneliğimizi de çaldı.
Dışarı çıktıktan sonra sokakta yürürken sürekli arkama bakardım. Kapı her çaldığında beni ‘almaya geldiler’ endişesi sarardı. Yıllar sonra Ulus semtinde alışveriş yaptığım sırada cezaevinde bana işkence yapanlardan biriyle karşılaştım. Kanım dondu. İşkencecimle karşı karşıyaydım. O da beni tanıdı, birden donup kaldı çünkü. Tuhaf bir duyguydu.