Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, okul öncesinden üniversiteye kadar eğitim öğretimin tüm aşamalarında tedrici bir değişimin şart olduğunu söyledi. 
Beştepe’de düzenlenen Yükseköğretim Akademik Yıl Açılış Töreni’nde konuşan Erdoğan, planladıkları değişimi konunun tüm taraflarının katılımı ile gerçekleştireceklerini vurgulayarak “Bu konuda söyleyecek sözü olan herkese gönlümüz ve kulağımız açıktır” dedi.
Kendi lise çağında, üniversiteye girmedeki oranın onda bir olduğunu şimdi neredeyse tamamının üniversiteye girebildiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: Şimdi birileri şunu diyor; ‘Girecek de ne olacak?’ Çok şey olacak. Allah’ın izniyle bu sekiz milyon üniversiteli diyorum ya, işte bu sekiz milyon üniversiteli işi tam manasıyla kavradığı zaman... ‘Efendim işte işsizlik var’, olabilir. Bunu dünyanın hiçbir yerinde bulamazsınız. Ama bir de kendisi bunu ne yapacak, üretecek. Bu imkânlarda ülke geliştikçe zaten zeminini hazırlamış olacak.
Erdoğan, rektör atama kriterlerini çok daha yükseğe çıkararak adayları akademik ve idari bakımdan çok sıkı bir inceleme sürecinden geçireceklerini bildirdi. 
“Hâlâ beklediğimiz yere ulaşamayan üniversitelerimiz var” diyen Cumhurbaşkanı şunları kaydetti: 
Üniversitelerimizin araştırma altyapılarına mükerrer yatırımlar yaparak, kaynak israfına gitmelerinin önüne geçmek için de hemen bir envanter çıkarmalı, verimlilik esasına dayalı bir eylem planını da hazırlamalıyız. Vakıf üniversitelerimizin üzerlerine giderek, daha çok yapışan ticari kurum algısının önüne geçmek için bilimsel araştırmalara daha çok yönelmelerini özellikle sağlamalıyız. Bu üniversitelerin adları “vakıf” ancak vakıf olmaktan çıkıp, tamamen ticari çalışıyorlar. Vakıf dediğimiz zaman farklı şeyler anlıyoruz. Öğrencisinin cebinden ne çıkacak o değil, tam aksine vakıfta, ecdat nasıl tanımlıyor; ‘Cebi hümayunundan ödemek suretiyle’ diyor. Şimdi de bizim vakıf üniversitelerinin patronları, kendi cebi hümayunlarından değil, orayı doldurmak için gayret ediyorlar. Bunun için tepeden tırnağa tüm kurumların misyonlarını ve işleyişlerini yeniden gözden geçirmeleri gerekiyor. Bu kapsamda 160 üniversitemiz, Yükseköğretim Kalite Kurulu tarafından değerlendirmeye tabi tutulmuştur.

İki haftada sonuç çıkmazsa... 
Erdoğan, ABD ile güvenli bölge tesis edilmesi çalışmalarına dair “İki hafta içinde buradan bir sonuç çıkmazsa kendi hareket planlarımızı devreye sokacağız” dedi. Avrupa’dan hem İdlib hem de Fırat’ın doğusu konusunda destek beklediklerini kaydeden Erdoğan “Artık laf bizi doyurmuyor. Laf ola beri gele yok, icraat bekliyoruz. 3 milyon 600 bin mülteciyi ağırlıyoruz. Öyleyse Batı da bunun benzerini yapması lazım. Şayet İdlib’de sükûneti hızla sağlamazsak bu bölgede yaşayan dört milyon insanın yükünü kaldıramayacağımızı açıkça söylüyoruz. Fırat’ın doğusunu güvenli hâle getirmek suretiyle buraya güvenli bölgenin derinliğine bağlı olarak 2-3 milyon arasında hâlen ülkemizde ve Avrupa’da yaşayan Suriyeli sığınmacıyı iskân edebiliriz. Önümüzdeki aylarda yaşanacak gelişmeler, Suriye krizinin suhuletle mi çözüleceği, yoksa derinleşeceği mi hususunda belirleyici olacaktır” diye konuştu.