Ebru Karatosun ANKARA

TBMM’de şüpheli çocuk ölümlerinin araştırılması ve bu konuda alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla geçtiğimiz aylarda bir komisyon kuruldu. On iki kişilik bu araştırma komisyonu, Rabia Naz Vatan’ın ölümündeki sır perdesinin aralanması için olayın gerçekleştiği Giresun Eynesil ilçesinde hafta sonu incelemelerde bulundu. 12 Nisan 2018’da ölen küçük kızın intihar etmediğini düşünen komisyon, vakanın kaza ya da düşme olabileceğini söyledi. Önümüzdeki günlerde ise Eynesil Belediye Başkanı Ahmet Latif Karadeniz ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nurettin Canikli dinlenecek. Bu arada komisyon üyelerinden MHP Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt, olay yerindeki intibalarını gazetemize değerlendirdi.

“VERANDA KIRILMAMIŞ”
Enginyurt, düşündüklerini şöyle aktardı: Çocuğun iki ayağı ve kalça kısmı kırılmış. Düşme varsa, iki ayak üzerine düşmesi gerekir. Araç da vurmuşsa, aracın bu ayağı nasıl parçaladığı, ciğerlerinin nasıl şiştiği ve kalça tarafının nasıl kırıldığı tartışmalı bir konu. İlçe küçük olduğu için konuşmayan insan sayısı oldukça fazla. Başsavcılığı dinlediğimizde düşme ihtimali doğuyor. Verandanın üzerine atladığı söyleniyor. Ancak veranda kırılmamış. 65 kiloluk bir çocuk, bu verandanın nasıl 10 metre ilerisine atlayıp da beton zemine düşer? Polis ve Adli Tıp da bunu araştırmış; iki kişinin eline 60 kilo civarında çuval verilmiş ve o binanın üzerinden sallayarak atılmış. Sonuç: Çuval verandayı kırıp aşağı düşmüş. Yani verandanın olduğu yerde intihar etmediği kesinleşti. Çocuğun tırnaklarında bulunan erkek DNA’sı, görgü şahitleri ve şahitlik eden kişiler de dâhil olmak üzere kimseyle uyuşmamış.

“OLAY YERİNDE KAN İZİ YOK”
Rabia’yı ilk bulan Mürsel Karaal ‘Çuval düşüşü gibi bir ses duydum ve koştum. Gittiğimde Rabia Naz, verandanın olduğu değil, evin hemen yan tarafında kenar duvarındaki bahçeye düşmüş ve yola çıkmak için sırt üstü sürünüyordu. Korktum ve birilerine haber vermek için evlerinin zilini çaldım. Geldiğimizde betonun üzerine gelmişti’ dedi. İfadesine göre çocuk 6-7 metre sürünmüş oluyor. Mürsel’in dışında çocuğu gören de yok. Evin yanındaki marketin kamerası, çocuğu geçene kadar görüyor. Marketten birinin olayı görmemesi ya da duymaması imkânsız. Şahidin ‘gördüm’ dediği bahçede otlar var. Yola çıkmaya çalıştığı yerde kan izi yok. Süründüyse otların ezilmesi gerekiyor, giydiği turuncu renkli okul gömleğinde de bir iz olması lazım.

“ARAÇ HİÇ GEÇMEMİŞ”
Polisler, aileye ilk bulgularına göre ‘bir trafik kazası olabilir’ diyor. Daha sonra intihar deniliyor. Çocuk heyecanlı, esprili, güleç birisi, dersleri de üst düzeyde. İntihara hiç uymuyor. Komşulardan birisi ‘buradan siyah bir araç geçti’ dediği için baba, olayı araştırıp bunun bir trafik kazası olduğunu düşünmeye başlıyor. Olayda şüpheli yok. Bence kızın tekvando merakı incelenmeli. Başsavcının beyanına göre çocuğun öldüğü hafta siyah bir araç hiç geçmiyor. Suçlanan belediye başkanı duyar duymaz hastaneye geliyor. Baba da ‘Hemen neden geldi? Nereden duydu da geldi’ diyor. Suçlanan siyasetçiye karşı kimsenin bir ön yargısı yok.