SELÇUK BÖKE

Koronavirüs bütün dünyada öldürücü etkisini sürdürürken, virüsün çıkış noktası Çin’de salgın kısmen kontrol altına alınıyor. Virüsün patlak verdiği ülkenin son durumunu, Türkiye ile Çin arasındaki dayanışmayı ve aldıkları tedbirlere ilişkin detayları 3 aydır Çin’de karantinada yaşayan Türkiye’nin Pekin Büyükelçisi Emin Önen’le konuştuk. "Türkiye tedbirleri vakitlice aldı" diyen Önen şunları söyledi:

ÜLKEDE ŞARTLAR GEVŞETİLİYOR
Çin’in Vuhan kentinde son 1 haftada hiç korona vakası görülmedi. Bu aşamada yeni vakaların çıkmaması bu işin bir miktar kontrol altına alındığını gösteriyor. Burada en önemli konu vatandaşın kurallara riayet etmesi ve iş birliği yapmasıydı. Bildiği gibi burada 3 aydır karantina şartları sürüyor. Hubei eyaletinde ilk etapta sokağa çıkma yasağı ilan edildi ve tedbirler alındı. Hubei 60 milyon nüfuslu, başkenti Vuhan’ın ise yaklaşık 15 milyon nüfusu var. Burası aslında 60 milyonluk bir ülke diyebiliriz. Şimdi karantina şartları Hubei eyaletinde ve Çin’in diğer eyaletlerinde biraz daha gevşetilmeye başladı.

İKİNCİ DALGA ENDİŞESİ VAR
Çin vatandaşları şu anda dünyanın çeşitli yerlerinden ülkelerine dönüyor. Ancak şimdi ‘ithal' vaka’ diye yeni bir istatistik çıktı. Yani Çin dışından gelenler. Bunların yaklaşık 600-610 civarında olduğu tahmin ediliyor. Tabii bu gelenlerin yüzde 90’ı Çin vatandaşı. Şu anda Çin’de üstünde durulan husus da bu nedenle ikinci bir salgın dalgası olmaması. Bu kapsamda çeşitli tedbirler alınıyor. Henüz üniversiteler veya okullar Çin’in hiçbir yerinde açılmadı.

KAYIP İKİ AYDA 300 MİLYAR DOLAR
Pekin’de hâlâ normal hayatına dönmüş değil. Çin’in hizmet sektöründe iki aylık kaybının yaklaşık 300 milyar dolar olduğu söyleniyor. Kriz burada henüz bitmiş değil ve 2020 boyunca krizin yeni ekonomik etkilerinin ortaya çıkacağı tahminleri yapılıyor.

TÜRKİYE ERKEN DAVRANDI
Burada yaşadığımız tecrübeden yola çıkarsak, Türkiye’nin önündeki 3-4 hafta gerçekten çok kritik. Bu sürenin bir haftasını kurallara uymadan geçirirsek bunu daha sonra bir hafta ile telafi edemeyiz. Çünkü salgın daha da hızlanmış olacak. Türkiye bütün tedbirleri çok hızlı ve vakitlice aldı. Gerek Sağlık Bakanlığı gerek diğer ilgili kurum ve kuruluşlarımız dünyada bu henüz kriz hâline dönüşmeden Türkiye’de tedbirler alınmaya başlamıştı. Bu erken alınan tedbirler sayesinde salgın Türkiye’ye geç geldi. Ama dünya genelinde bir salgına dönüşünce bize gelmesi kaçınılmazdı. Sonuç olarak de geldi. İnşallah bunu en zararla atlatarak geride bırakacağız. Sabırla evde kalırsak bu süreci en az zararla atlatırız. Evde kalmamız bu süreci ne kadar hızlı atlatabileceğimizle doğru orantılı. O yüzden vatandaşlarımız önümüzdeki haftalarda sabır gösterip evde kalmaları hepimizin işini kolaylaştıracak. İnşallah Türkiye bu belayı musibeti başından atacak. Çin’de tabii bu salgından dolayı sağlık çalışanlarında da tecrübe oluştu. Buradaki tecrübelerini Bilim Kurulumuzdaki bilim adamlarıyla ve Sağlık Bakanlığımız ile telekonferans yöntemiyle paylaşıyorlar. Çin’de ne gibi konularda hangi adımlar attıklarını, hangi tedbirleri aldıklarını, tedavi süreçlerini anlatıyorlar.

YARDIMLARIMIZ ÇOK KONUŞULDU
Vuhan’da ilk bu kriz başladığı zaman oradaki vatandaşlarımızı kurtardık, tahliye operasyonu gerçekleştirdik. Gerçekten çok tarihî idi. Cumhurbaşkanı’mızın talimatıyla Çin’e tıbbi malzeme ulaştıran ilk ya da ikinci ülkeyiz. Burada tabii bu çok büyük yankı buldu. Burada çok sayıda tebrik mesajı aldık. Biz de ‘Türkiye her zaman zora düşenin yanındadır, biz bunu seve seve yapıyoruz’ dedik.  

O FİRMADAN BAŞKA TANI KİTİ ALINMADI
Türkiye’nin Pekin Büyükelçisi Emin Önen, Çin’den Türkiye’ye gönderilen ve yanılma oranının yüksek olduğu için alımı durdurulan hızlı tanı kitiyle ilgili de konuştu. Önen “Tabii biz Sağlık Bakanlığının onayı olmadan bir şey göndermiyoruz. Sonuçta bu teknik bir şey. Biz ne olduğunu bilemeyiz. Sağlık Bakanlığımıza buradan gönderilen numunelerden bir tanesinde sorun çıkmış. Burada büyütülecek herhangi bir şey yok. Ödediğimiz bir ücret yok. Yani burada Türkiye’nin girdiği bir sıkıntı yok. O hatayı tekrarlamamak adına zaten o firmadan bir daha test almadık” dedi.

AİLEMİ VE ÇİĞ KÖFTEYİ ÖZLÜYORUM
Karantinada olduğunu ve ailesini Türkiye’ye gönderdiğini söyleyen Büyükelçi Önen “Ailelerinizle birlikte olmanın kıymetini bilin. Çünkü bu iş başladığında biz ailelerimiz Türkiye’ye gönderdik. Bu zor süreçlerde insanın tanıdık bir yüze, sevdiğine, çocuklarına eşine ihtiyacı oluyor. Bu açıdan açıkçası böyle bir zorluk çekiyoruz” diye konuştu. Şanlıurfalı olan Büyükelçi Önen, çiğ köfteyi çok özlediğini ve moral olsun diye personel ile birlikte yemek yediğini de sözlerine ekledi.