Sakarya’nın Hendek ilçesindeki havai fişek fabrikasında meydana gelen ve dört kişinin hayatına mal olan patlamanın ikinci gününde ekipler sabahın ilk ışıklarıyla bölgeye gelerek kaybolan üç işçiyi aramayı sürdürdü. Fakat yetkililer tarafından yapılan açıklamada talihsiz işçilere ait herhangi bir ize rastlanmadığı ifade edildi. Elli kilometre uzaklıktan, şehrin birçok noktasından duyulan patlama sonrası çok sayıda itfaiye, sağlık, AFAD, polis ve jandarma ekibinin yanında arama kurtarma köpekleri de alana getirildi. İş makineleri ise enkaz kaldırma işlemlerine devam ediyor. Faciayla ilgili Kriminal Daire Başkanlığı Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğüne bağlı ekipler de incelemelerini sürdürüyor. Yaşanan patlama sonrası facianın boyutu havadan görüntülenirken 21 ayrı yapının bulunduğu alanda büyük bir yıkım meydana geldiği, drone ile tespit edildi. Ayrıca depoların olduğu bölümde derin çukurların oluştuğu da görüntülere yansıdı. Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı ise araştırma yapması için on savcıyı bölgeye gönderdi.
Ali Yıldız - B. Can Tokyürek - Orkun Kaya - Enes Bektaş - Gürcan Yılmaz - Ali Yıldırım SAKARYA İHA

BİRÇOK PATLAMADAN KURTULMUŞ
Havva Çelik’in fabrikada dokuz senedir çalıştığı ve daha önce yaşanan patlamalardan yaralanmadan kurtulduğu bildirildi. Hatay’da askerlik yapan Çelik’in oğlu Ogün Çelik'in ise patlama haberini yemek yerken televizyondan gördüğü ve annesinin ölüm haberini internet sitelerinden öğrendiği ortaya çıktı. Turan Topal, kardeşi Çelik’in tabutuna sarılarak gözyaşlarına boğuldu.

İKİ İŞÇİ, SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI
Sakarya ağlıyor
Hendek'te yaşanan havai fişek faciasında hayatını kaybeden 45 yaşındaki Havva Çelik ve 46 yaşındaki Sebahattin Tepeçınar için cenaze törene düzenlendi. Akyazı'da evinde helallik alınan iki çocuk annesi Çelik’in ve Yeni Mahalle'deki evinde helallik alınan üç çocuk babası Tepeçınar'ın cenazesi  Gazi Süleymanpaşa Camii'ne getirildi. Burada Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş tarafından kıldırılan cenaze namazlarının ardından aile mezarlıklarına defnedildi. Törene Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, Sakarya Valisi Çetin Oktay Kaldırım, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sakarya Milletvekili Ali İhsan Yavuz, CHP Grup Başkan Vekili ve Sakarya Milletvekili Engin Özkoç, AK Parti Sakarya Milletvekilleri Kenan Sofuoğlu ve Recep Uncuoğlu da katıldı. 

İki ustabaşı ve müdüre gözaltı
Üç başmüfettiş ve on savcının yürüttüğü soruşturma dâhilinde üç kişi gözaltına alındı. Bu kişilerin fabrikanın sorumlu müdürü ile iki ustabaşı olduğu öğrenildi. Cenaze törenine katılan Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu da patlama alanında incelemelerde bulundu.

Bir bardak su kurtardı
Patlamanın şiddetiyle araba tamirhanesi ve içindeki araçlar kullanılamaz hâle geldi. Depo sahipleri, Salih Süer ve Şeref Pirgaip "Su içmek için depodan çıkmıştık. Ortalık savaş alanına döndü. Maddi olarak hasarımız büyük fakat canımızı kurtardığımız için de seviniyoruz" dedi.

İŞÇİLER, FACİAYI ANLATTI:
Fındık bahçesine kaçıp kurtulduk

Patlamada yaralanan Başaran Alkan ile aynı fabrikada çalışan eşi Kadriye Alkan yaşadıkları korku dolu anları anlattı. Başaran Alkan “Patlama olan yere yakındım. Çatı, direkt olarak çöktü. Kafama, omzuma bir şeyler düştü. Her yer toz dumandı. Bir teyze ‘Beni kurtar’ diye bağırıyordu. Onu tuttum ve kapıyı ellerimle yoklayarak buldum. Kendimizi dışarı attık” dedi. Kadriye Alkan ise “Eskiler daha önce patlamalar görmüş, anlatıyorlardı. Fakat insan başına gelmeyince hayal gibi oluyor. Eşim ve yanımızdaki yaşlı kadınla fındık bahçesine kaçıp kurtulduk” şeklinde konuştu.

"Patlamayı, gök gürültüsü sandım"
İnşaa tta çalışan 55 yaşındaki Salih Çelik, feci olayda eşi Havva Çelik’in hayatını kaybettiğini belirterek “İlçe merkezinde çalışıyordum. Patlamayı gök gürültüsü sandım. Olayı duyar duymaz da fabrikaya koştum. Eşim on senedir fabrikada çalışıyordu. Sabah, kahvaltımızı yaptık. O fabrikaya ben ise inşaata gittim. Son görüşmemiz oldu. Birbirimize ‘Kolay gelsin’ diyerek ayrıldık. Meğer son görüşmemiz olacakmış” diyerek gözyaşlarına boğuldu. 

"Deprem gibiydi hemen saklandım"
Fabrikada çaycı olarak çalışan 48 yaşındaki Nahide Cancı "Yemek hazırlığı yapılıyordu. Birden duvara savruldum. Deprem sandım. Hemen saklandım. Sonra muhasebeci hanım geldi. ‘Nahide Hanım ölüyoruz’ dedi. Her şey havada uçuşuyordu. Tuvalete saklandık. Ardından üç kere patlama oldu. Biraz sakinleştik, hemen arka odadan aşağı atladık. Birkaç yaralı çalışanı hastaneye götürdük. Öleceğimi zannettim. Daha önce de patlamalar oldu ama bu, bir başkaydı. Yer oynadı, kalktık kalktık oturduk. Dün hiç uyuyamadım. Dua ediyoruz” dedi.