Osman SAĞIRLI -  Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 540 binden fazla insanı trajik bir şekilde öldüren yeni tip koronavirüs sebebiyle son birkaç aydır gündemde. Dünya çapında bir halk sağlığı krizine dönüşen salgına müdahale şekliyle tartışılan DSÖ, özellikle virüsün Çin’de yeni çıktığı zamanlarda yaptığı tutarsız açıklamalar yüzünden eleştiri oklarının hedefi oldu. Bu okları atanların başında ise ABD Başkanı Donald Trump geldi. Trump, DSÖ’ye yapılacak olan 400 milyon dolarlık fonu, viral hastalığın yayılma derecesini ciddi ölçüde yanlış yönettiği için durdurmaya karar verdi. Ayrıca kurumu Çin yanlısı açıklamalar yapmakla suçladı. Birçok yetkili de “DSÖ’nün halk sağlığı tehditleriyle başa çıkma yetenekleri eskisi gibi değil. Covid-19 ile ilgili tutarsız açıklamaları bunun en somut örneği” düşüncesini beyan etti. Bu arada örgütün geçmişinde de benzer hatalar mevcut. İşte son 72 yıllık karnesi:

SITMAYLA NAM YAPTI1
7 Nisan 1948'de kurulan DSÖ'nün görevi, dünyadaki herkes için “mümkün olan en yüksek sağlık seviyesine” ulaşmaktı. Sıtma ve çiçek hastalığına karşı verdiği mücadele örgütün isminin duyulmasına vesile oldu. 1986 yılında patlak veren ve şu ana kadar 150 bin kişinin ölümüne yol açan AIDS, son otuz yıl boyunca dünya çapında 2,5 milyar çocuğun, çocuk felcine karşı aşılanması, tüberküloz ile savaşı en büyük başarıları ancak son 20 yıldaki davranışları itibarını zedeledi.

SARS’ILDI
2002-2003 yıllarında etkili olan şiddetli akut solunum yolu sendromu (SARS) salgınında DSÖ ortalarda yoktu. Ta ki, 2003 yılının temmuz ayına kadar. Salgını sekiz ay sonra açıklayan örgüt, 26 ülkede 770 kişinin ölmesinden sorumlu tutuldu. 

EBOLA VAR, DSÖ YOK
Ebola, iki yıl boyunca Batı Afrika'daki ülkeleri tahrip etti ve 11 binden fazla cana sebep oldu; %50'nin üzerinde şaşırtıcı derecede yüksek bir ölüm oranına sahipti. DSÖ, müdahalesi çok yavaş ve reaktif olduğu için eleştirildi. Kurumun uluslararası endişe verici bir halk sağlığı acil durumu ilan etmesi altı ay sürdü, bu süre domuz gribinde bir ay, Covid-19 salgınları için ise üç ay oldu. 2015 yılında DSÖ, merkez karargâhı ile Afrika bölge ofisi arasında zayıf bir koordinasyon olduğunu belirterek, salgının üstesinden gelmek için uygun bir hazırlık yapılmadığını itiraf etti. 

COVID-19’UN TARİHİNİ BİLMİYOR
DSÖ, Vuhan’da görülen ilk Covid-19 vakalardan sonra Çin’e yönelik izolasyon ve seyahat yasaklarına bile tepki gösterdi “Hastalık milliyete bağlı değil” diyerek koruyucu açıklamalar yaptı. Aralık ayından bu yana dünyayı kasıp kavuran hastalığı ancak 11 Mart’ta pandemi olarak kabul etti. Tutarsız söylemleriyle dünyayı öfkelendiren DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, 20 Nisan'da yaptığı açıklamada virüsü, Çin’in 3 Ocak’ta rapor göndermesiyle öğrendiğini duyurdu. Daha sonra ise virüsün çıkış tarihini 31 Aralık olarak değiştirdi. 

“MASKE TAKMAYIN, VAZGEÇTİK TAKIN“
DSÖ maske kullanımı konusunda da tutarsızlık sergiledi. İlkin maske takmanın bir işe yaramayacağını belirten Örgüt, haziranda fikir değiştirdi. Ve “Virüsün bulaşıcılığını önlemek için kalabalıkta maske takılmalı” açıklamasında bulundu. Ayrıca DSÖ epidemiyoloğu Maria Van Kerkhove, 9 Haziran’daki konuşmasında hiçbir semptom göstermeyen kişilerin virüsü bulaştıramayacağını söyledi. Bu yorum katı tedbirler alan birçok ülkeyi öfkelendirince Van Kerkhove, 24 saat sonra beyanını geri çekti. 

BU NE YAMAN ÇELİŞKİ
“Zararlı-faydalı-zararlı”

∂ Mayıs ayında DSÖ, sıtma hastalığına karşı etkili olan hidroksiklorokin ilacının korona vakalarında faydadan çok zarara yol açtığını belirten bir rapor yayımladı. Bu ilacın hastaları daha çabuk öldürdüğünü öne sürdü. Fakat bir süre sonra bu fikirden vazgeçti ve tedavide hidroksiklorokin kullanılacağını belirtti. Geçen ay yaptığı açıklamada ise yine ilk fikrini savunup ilacın ölümcül sonuçlar doğuracağını ifade etti. Henry Ford Sağlık ve Enfeksiyon Hastalıkları bölümü ise ilacın faydalı olduğunu savundu.

DSÖ’YE TEPKİ:
Havadan bulaşıyor, kabul edin

Koronavirüsün, öksürük ve hapşırık sırasında etrafa saçılan damlacıklarla bulaştığına ilişkin yeni bir iddia ortaya atıldı. 32 ülkeden 239 bilim insanı, Covid-19’un “havadan bulaşma riski” konusunda DSÖ'ye hitaben açık mektup kaleme aldı. Virüsün bir metreden daha uzak mesafeye yayılabildiğini savunan bilim adamları “Kapalı ortamlarda tedbirler daha çok artırılmalı. Bu gibi ortamlarda herkes maskeli olmalı” dedi. DSÖ uzmanları ise “Havadan bulaş riski konusunda yeterli kanıt yok” sözleriyle buna karşı çıktı.