Bir kişi, 2000 yılında açtığı idari davanın 3 Ekim 2018'de tamamlanmasının ardından uzun süren yargılama nedeniyle "adil yargılanma hakkı"nın ihlal edildiğini ileri sürerek, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundu.

Davanın 18 yılda tamamlanmasıyla Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan "makul sürede yargılanma hakkı"nın ihlal edildiğine hükmeden Yüksek Mahkeme, ihlal tespitiyle giderilemeyecek manevi zarar karşılığında başvurucuya 40 bin lira manevi tazminat ödenmesine karar verdi.

Gerekçeden
Gerekçede, medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin yargılamanın süresi tespit edilirken, sürenin başlangıç tarihi olarak davanın ikame edildiği tarihin, sürenin sona erdiği tarih olarak çoğu zaman icra aşamasını da kapsayacak şekilde yargılamanın sona erdiği tarihin, yargılaması süren davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin "makul sürede yargılanma hakkı"nın ihlal edildiğine ilişkin şikayetle ilgili kararını verdiği tarihin esas alındığı belirtildi.

Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken, "yargılamanın karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğunun, ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumunun, başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği" gibi hususların dikkate alındığı vurgulanan gerekçede, "Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda verdiği kararlar dikkate alındığında 18 yıl süren yargılamaya ilişkin sürenin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir." değerlendirmesinde bulunuldu.