İTÜ’lü akademisyenlerden oluşan deprem ve afet araştırma ekibi bölgede araştırmalarını sürdürüyor. İzmir Depremine İlişkin ön değerlendirme raporu şöyle:
Bilinen bir fay hattı
30 Ekim 2020 saat 14.51’de merkez üssü Ege Denizinde Sisam Adasının 8 km kuzeyinde, , Sisam adası ile Kuşadası Körfezi arasında yer alan yaklaşık uzunluğu 40 km olan normal fay zonunda, 16 km derinde, Mw 6,8 büyüklüğünde bir deprem gerçekleşmiştir. Deprem hâkim normal atım bileşen hâkimiyetinde oblik bir atıma sahiptir. Sisam adası kuzeyinde bulunan bu normal fay zonu 650 metre derinliğinde deniz tabanın ana hattını oluşturur. Batısındaki Ahikerya çukuru 1100 metre derinliğinde aktif bir tektonik yapıdır. Sisam Fayı Kuşadası Körfezi batısından başladığı deniz sismiği çalışmalarından bilinmektedir. 
Ege Denizi tektonik yapısı içinde yer alan gerilme tektoniği hâkim alanlarda çok sayıda normal fay bunlarla ilişkili yanal atımlı fay bulunur. Bunların üzerinde mikro deprem aktivitesi olağandır.
Ana şok ile ağırlıklı olarak kırılan fay etrafında gerçekleşen depremlerin sayısı 23.30 itibarıyla 80’i aşmıştır.  Deprem Merkez üssü batısında, en büyüğü Mw 4.2 olan 15 üzerinde bir deprem grubu da Ahikerya havzası doğu kenarında oluştuğu görülmektedir. Ege Bölgesine Kuşadası, Sisam, Sakız ve İkerya adaları arasında kalan alandaki derin deniz çukurlarında sürekli görülen sismik aktivite bilinen bir faaliyettir. Zaman zaman 6 büyüklüğüne ulaşan depremler ürettiği son yüz yıl içinde kaydedilmiştir.
Tarım alanında bina
Ege denizi içinde var olan normal fay sistemleri içinde sürekli gerçekleşen deprem aktivitesini parçası olan Sisam Depremi İzmir ilimizde yer yer etkili olmuştur. Hâkim olarak deprem merkez üssüne 75 km uzaktaki Bayraklı ve Bornova semtinde bulunmaktadır.  Eski bir nehir sisteminin oluşturduğu, yapılaşma öncesi tarım alanı olan alüvyonal ovada oluşan yapılaşma içinde zayıf inşa edilmiş ve/veya yapısal sorunları olan binaların yıkımına neden olmuştur. Bu depremin uzak bir yerde oluşturduğu bu etkinin ana sebebi binaların yapısal sorunları ve ona eşlik eden zemin büyütmesidir.  Yıkım olan çevrede mühendisliğe uygun yapılmış binalarda hasar ve yıkım olmaması zemin özelliklerinin uygun yapılmış yapılarda etkili olmadığını gösterir.
Daha büyük bir deprem olmaz
Bölgenin tektonik yapısı ve fayların uzunlukları dikkate alındığında mevcut deprem olan fayın üzerinde daha büyük bir deprem olma ihtimali yoktur.  Ege Denizi içinde bulunan aktif faylar hakkında bilgiler teknik olarak çok az olup, bu fayların üzerinde oluşabilecek depremler hakkında Türk karasuları dışında kalan uluslararası sularda yeterli bilimsel araştırma bulunmamaktadır. Sadece mikro depremlere dayanarak Mw 7 den büyük bir deprem olacağına dair bir aktivite görülememektedir. Bu deprem serisi Sisam adası kuzeyinde yer alan fayların üzerinde gittikçe sönen artçı sarsıntılar ile nihayete erecektir. Bu fay dışında kalan alanlardaki fayları etkileyip etkilemeyeceği konusundaki fikir beyanları spekülasyondan ibarettir. Deprem bölgesinde hasarlı binalara girilmemesi ve yetkililerin yapacağı açıklamalara göre hareket edilmesi önerilmektedir.