Selçuk Böke ANKARA

Türkiye-AB ilişkilerinin geleceği açısından son derece önemli bir döneme giriliyor. AB devlet ve hükûmet başkanları 10-11 Aralık'ta AB Konseyi Zirvesi'nde bir araya gelecek. Zirvede resmî gündemin en önemli başlıklarından birini Doğu Akdeniz'deki gelişmeler ve AB'nin Türkiye'nin faaliyetlerine dönük alacağı kararlar oluşturacak. Liderler toplantısından önce AB dışişleri bakanları pazartesi günü toplanacak ve zirvede alınacak kararlar açısından son hazırlıkları değerlendirecek.

YUNANİSTAN GİRİŞİMLERİNİ ARTIRDI
Gözler AB zirvesine çevrilirken, Doğu Akdeniz'de Türkiye'yi köşeye sıkıştırmak için elinden geleni yapan Yunanistan, Fransa ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi de (GKRY) Türkiye’ye yaptırım konusunda AB nezdinde girişimlerin artırdı. Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis ve Dışişleri Bakanı Nikos Dendias, Türkiye'ye karşı adımlar atılması için AB ülkeleriyle birbiri ardına görüşmeler yapıyor. Atina yönetimi sahadaki provokatif eylemlerinin yanı sıra AB ülkelerini yanına çekebilmek yoğun bir çaba gösteriyor.

BİRÇOK ÜYE DESTEKLEMİYOR
Türkiye konusunda ikiye bölünen AB’de saflar da netleşmeye başladı. AB dönem başkanı Almanya başta olmak üzere, İspanya, İtalya, Macaristan, Polonya, Romanya ve Bulgaristan'ın önümüzdeki hafta yapılacak toplantıda Türkiye'ye yönelik yaptırımları kabul etmeye hazır olmadıkları belirtiliyor. Fransa, Yunanistan ve GKRY’nin yanı sıra Avusturya'nın ise yaptırımları desteklediği biliniyor.

CİDDİ EKONOMİK SONUÇLARI OLMAZ
Ankara’da ise, yaptırımlar konusunda endişe edilecek bir durumun olmadığına dikkat çekiliyor. Yaptım olsa bile bunun ciddi ekonomik sonuçları olmayacağına işret eden diplomatik kaynaklar, Fransa ve Yunanistan'ın kışkırtmalarıyla zedelenen Türkiye- AB ilişkilerinin bu şekliyle sürdürülemez olduğunu belirtilirken, tüm sorunlara rağmen AB’nin, Türkiye’yle ilişkileri kopartacak bir yola girmeyeceğini söylüyor. AB zirvesinde Türkiye’ye yönelik alınacak kararların bundan sonraki süreçte ilişkilerin seyrini de belirleyeceğine işaret eden kaynaklar, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, vize serbestisi ve 18 Mart Mutabakatı’nın güncellenmesi gibi konuların Brüksel-Ankara hattında yeniden değerlendirilmesi ve ilişkilere ivme kazandıracak karşılıklı adımların atılmasının iki taraf için de pozitif sonuçları olacağına dikkat çekiyor.

ANKARA NET MESAJLAR VERDİ
Öte yandan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Türkiye'nin geleceğinin AB'de olduğunu söylemesini ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'ı Brüksel'e göndermesinin ilişkileri onarmaya yönelik adımlar olarak yorumlanırken, Ankara’nın AB olmak üzere dış politikada değişime gitme mesajlarının AB’de olumlu karşılaşıldığı belirtiliyor. Son olarak ise Oruç Reis gemisinin Doğu Akdeniz’deki görev süresinin uzatılmamasının AB zirveleri öncesinde gerilimi yumuşattığı ve Ankara’nın diplomasi kapılarını sonuna kadar araladığı ifade ediliyor.

AB KONSEYİNDEN TEHDİT: ARTIK KEDİ FARE OYUNU BİTMELİ
AB Konseyi Başkanı Charles Michel, 1 Ekim'deki AB Liderler Zirvesi'nde Türkiye ile ilişkiler hakkında yoğun görüşmelerden sonra 'Türkiye'ye pozitif bir teklif sunduklarını, el uzattıklarını' söyleyerek, "Bence artık kedi fare oyunu bitmeli" dedi. Türkiye'den olumlu bir hareket görmediklerini, bunun "bir mesele" olduğunu söyleyen Michel, AB'nin tamamı olarak Türkiye ile daha istikrarlı ve öngörülebilir bir ilişki kurmak istiyoruz. Ama bunun için iki tarafa da sorumluluk düşüyor. Bu öngörülebilir ilişkiyi elde etmek için birlikte çalışmamız gerekiyor ve bütün kanalları kullanacağız" diye konuştu.