Erdoğan, partisinin Ankara Spor Salonu'nda düzenlenen Kadın Kolları 6. Olağan Kongresi'nde yaptığı konuşmada, salondakilerin mübarek üç aylarını ve çarşamba günü idrak edilecek Miraç Kandili'ni tebrik etti.

Kongrenin ülkeye, millete, partiye hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, iki dönemdir Kadın Kolları Başkanlığı görevini yürüten Lütfiye Selva Çam'a şahsı, eşi ve millet adına teşekkür etti.

Çam ile bundan sonra milletvekili olarak ve üstleneceği yeni sorumluluklarla yakından çalışmayı sürdüreceklerini söyleyen Erdoğan, Kadın Kolları Başkanlığına aday gösterdikleri AK Parti Düzce Milletvekili Ayşe Keşir'e de başarılar diledi.

"Şu an yanımızda, yandaşımız olmayanları söylemiyorum ama bu görevleri yürüten Fatma Şahin, Güldal Akşit ve Azize Sibel Gönül kardeşime ve bugün halef-selef olan Lütfiye Selva Çam kardeşime ayrıca teşekkür ediyorum." diyen Erdoğan, Keşir'in İstanbul İl Kadın Kolları Kurucusu olarak başladığı hizmetlerini 2001 yılından bu yana AK Parti'nin her kademesinde, faaliyetinde yer alarak sürdürdüğünü, bilgili, tecrübeli, liyakatli, gayretli olduğunu söyledi.

Erdoğan, yeni dönemde Keşir ile kadın kollarının faaliyetlerini daha ileri noktalara taşıyacaklarını ifade etti.

Ülkenin 81 vilayetinde ve 973 ilçesinde yapılan kongrelerde kadın kolları teşkilatlarında görev alanları tebrik eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kurulduğu günden beri, partimizin çatısı altında ülkemize ve milletimize hizmet etmek için gayretle, samimiyetle coşkuyla çalışan tüm kadınlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Kadın kollarımızda, partimize emek vermiş olup da bugün artık aramızda olmayan tüm kardeşlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Siyasete kadın nezaketini, inceliğini, üretkenliğini katan, Türkiye'nin büyümesi, güçlenmesi yolunda verdiğimiz mücadeleyi omuzlayan tüm kadınlarımıza aynı şekilde teşekkür ediyorum. Coşkunuza teşekkür ediyorum. İnşallah bu coşku 2023'ün müjdesidir. Her zaman söylüyorum. Kale içeriden fethedilir. Bu kaleyi içeriden fethedecek olanları şu anda karşımda görüyorum. AK Parti'nin başarısı için fedakarca çalışan hanım kardeşlerimize şükran duygularımızı anlatabilecek kelime bulamıyorum."

Erdoğan, konuşmasına ara vererek kadınlar tarafından açılan, üzerinde "Kıyam vaktidir duamız, Hakk'tan yanadır davamız, asırlarca sürecek Türkiye sevdamız" yazılı pankartı okudu.

Genç kızlarla, tecrübeli hanımların bir arada aynı heyecan ve coşkuya ortak oldu kongrelerdeki güzel görüntülerin umutlarını ve azimlerini güçlendirdiğine dikkati çeken Erdoğan, şunları söyledi:

"Kadın kollarımız geçtiğimiz 19 yıldaki birikimiyle sadece seçimlerde kapı kapı dolaşan bir teşkilat olmaktan çıkmış, yılın her günü, yürüttüğü faaliyetleriyle adeta kadın siyasetçi yetiştiren bir okul haline gelmiştir. Nitekim, bugün Meclis'te kadın milletvekillerimizin büyük bölümü, belediye meclislerindeki kadın üyelerimizin yüzde 85'i, kadın belediye başkanlarımızın yüzde 80'i işte şu karşımda gördüğünüz okulda yetişmiştir. Bazı mücadeleler vardır ki karşılığını sadece Rabb'imizden umarız. Bugünkü temsilcisi AK Parti olan medeniyet davamız yolundaki yürüyüşümüz de işte böyle bir mücadeledir. Sokak sokak, ev ev gezerek davamızı anlatan, yeri geldiğinde seçim sandığına sahip çıkan, yeri geldiğinde tankların önüne geçip darbecilerin karşısına dikilen kadınlarımızın hakkını asla ödeyemeyiz. Biz de şükranlarımızı, attığımız her adımda, yaptığımız her yatırımda, geliştirdikleri her projede kadınlarımıza hak ettikleri yeri vererek göstermeye çalışıyoruz."

Bugüne kadar kazandıkları tüm başarıları, zaferleri, inşa ettikleri tüm eserleri, yaptıkları tüm hizmetleri kadınlarla birlikte gerçekleştirdiklerini vurgulayan Erdoğan, "Bugün Türkiye'de siyasetten ekonomiye, iş dünyasından sivil toplum faaliyetlerine kadar her alanda kadının adı ve imzası varsa AK Parti'nin ve sizlerin gayretleri sayesindedir." şeklinde konuştu.

Erdoğan, tribünlerde açılan pankartlara dikkat çekerek, "Maşallah Van'ın, İzmir'in, Kocaeli'nin, Şanlıurfa'nın, Çanakkale'nin heyecanına bak. Sivas'a, Mersin'e, Antalya, Adıyaman'a, Kilis, İstanbul'a bak. Nereye bakarsan bak 81 vilayetimizin tamamına bak." dedi.

"Mecliste sadece AK Parti Grubu'nda 54 kadın milletvekilimiz varsa bu mücadele sayesindedir"

Erdoğan, hayata geçirdikleri reformlar ve uygulamalarla yıllarca çağdaşlık, laiklik ve ilericilik adına kızların eğitim ve iş hayatında önlerini sinsice kesenlere en güzel cevabı hep birlikte verdiklerini söyledi.

"Yeri geldi işte buradaki birçok hanım kardeşlerimizin üniversitelere girmek isterken önleri kesilmedi mi?" diye soran Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"O kapılardan geri çevrilenler söke söke söke o üniversiteleri bitirdiler. İkna odalarından geri çevrilenler var. Bu ikna odalarından geri çevirenler, daha sonra ana muhalefet partisinin de üst düzey yöneticisi olmadılar mı? İnkar ettiler, 'Hayır' dediler. Çünkü bunlar akşam yalan, sabah yalan. Dürüst değiller, dürüst olmadıkları için de millet bunlara hiçbir zaman iktidar vermedi, vermiyor. Yıllarca kamuoyu önünde kadının sadece adını kullanan buna karşılık geri planda hep ezen, horlayan, istismar eden hatta tacizde bulunan anlayışı, işte bu mücadeleyle hem deşifre ettik, hem gerilettik. Mecliste sadece AK Parti Grubu'nda 54 kadın milletvekilimiz varsa bu mücadele sayesindedir. Nereden nereye?"

"Her kazanımın altında sizlerin emeği ve mührü var"

Kamudaki istihdamda kadın oranının yüzde 40'lar gibi Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine geldiğini vurgulayan Erdoğan, bunun yine aynı mücadele sayesinde olduğuna işaret etti. Erdoğan, "Tarımdan sanayiye kadar her alanda hakları tam olarak verilmeden kayıt dışı çalıştırılan kadınların sayısının yarı yarıya azalmasını da biz bu şekilde sağladık. Bir kez daha altını çizerek tekrarlamak istiyorum; geçtiğimiz 19 yıla yakın zamanda ülkemizde milletimiz adına, özellikle de kadınlar adına elde edilen her kazanımın altında sizlerin emeği ve mührü var." dedi.

AK Parti Genel Başkanı olarak, Türkiye'nin en çok üyeye, en yaygın teşkilatlanmaya, en çalışkan kadrolarına ve en azimli mensuplarına sahip kadın kolları teşkilatına sahip bulunmakla gurur duyduğunu söyleyen Erdoğan, "Toplam üyemiz 11,5 milyon. Hiçbir partinin böyle bir üyesi yok. Sadece kadın kollarımızın üye sayısı 5,5 milyon. Hepsini koyun bir kenara, kadın kollarımızı koyun bir kenara, böyle bir noktadayız. İnşallah ülkemizi 2023 hedeflerine birlikte ulaştıracak, 2053 vizyonunu evlatlarımıza birlikte miras bırakacağız." diye konuştu.

"Rabiaya hazır mıyız?" diye soran Erdoğan, "Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet yolunda, bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız' diye söz verdik ve bu sözümüzü de yerine getireceğiz. Burada da hep birlikte evlatlarımızın geleceği için daha çok çalışacağımızın sözünü Türkiye'ye verelim." ifadelerini kullandı.

"Türkiye'yi 2023 hedefleriyle buluşturuyor muyuz? Evlatlarımıza 2053 vizyonunu miras bırakıyor muyuz? Büyük ve güçlü Türkiye'yi hep birlikte inşa ediyor muyuz? Yunus Emre gibi 'Gönüller yapmaya geldik' diyor muyuz? Hacıbektaş gibi 'En büyük keramet çalışmaktır' diyor muyuz?" sorularını yönelttiği kadınlardan "Evet" karşılığını alan Erdoğan, "Maşallah, barekallah, Rabb'im hepinizden razı olsun." dedi.

Kadın kollarını kurarken niyetlerinin Türkiye'deki tüm kadınlara ulaşmak ve onlar vasıtasıyla tüm hanelere girmek olduğunu söyleyen Erdoğan, "Nasıl ki gençlik kollarını kurmamızın gayesi genç yaşlı ayrımı yapmak değilse kadın kollarımızı da böyle kısır bir düşünce üzerine inşa etmedik. Çünkü bizim inancımıza göre kadınla erkek aynı özden yaratılmıştır. Hayatın diğer alanlarında olduğu gibi siyasette de kadını dışlayan sadece insanlığın yarısına değil aynı zamanda fıtrata da sırtını dönmüş olur." diye konuştu.

"Türkiye'yi hedef alanların derdi milletimizin bizatihi kendisidir"

Merhum Neşet Ertaş'ın "Kadın insandır, biz erkekler ise insanoğlu." ifadelerini hatırlatarak "Mesele bu." diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Tarih boyunca kadının şeytanlaştıran, hayvandan bile aşağı gören, istenildiği şekilde alınıp satılan bir mal olarak kabul eden anlayışların buradaki hikmeti kavramalarını elbette beklemiyoruz. Günümüzde tüm dünyaya kadın hakları adı altında kadınla birlikte tüm insanlığı metalaştıran bir zihniyeti dayatanların yüzlerindeki maskeyi düşürmenin yolu işte bu hikmeti yüceltmekten geçiyor. Hepimizi üzüntüye boğan kimi acı hadiseleri inancımıza ve kültürümüze saldırma fırsatına dönüştürenlerin derdi asla kadınları korumak, onlara hakkını teslim etmek değildir. Kadın hakları konusunda güya en ileri sayılan ülkelerdeki kadın cinayetlerinin ülkemizdekilerin katbekat fazlası olduğu gerçeğini görmezden gelerek Türkiye'yi hedef alanların derdi milletimizin bizatihi kendisidir."

Türkiye ve Türk milletiyle olan hesaplaşmalarına kadınları alet edenleri mimleyeceklerini ve her fırsatta gerçek yüzlerini ortaya çıkartacaklarını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Ama bu durum, ülkemizde tek bir kadının dahi alçakça katledilmesine, caddelerin ortasında dövülmesine, işte son Samsun'da yaşanan hadise, asla onlara haklılık payı çıkartmaz. Onun için de şimdi Mecliste yeni bir komisyon oluşturuyoruz. Yeni, tekrar. Bugün Grup Başkanımızla da konuştum ve süratle tekrar yeniden böyle bir komisyonu oluşturacağız. Niye? Çünkü biz bunları ne ana muhalefete ne diğerlerine bırakamayız. Elimizden geleni sonuna kadar yapacağız. Şiddete maruz bırakılmasına müsaade edemeyiz. Dün akşam Adalet Bakanımla tekrar konuştum, sonuna kadar bu işi kovalayacaklarını ve zaten ardından da malum kişi biliyorsunuz, tutuklandı."

"Bizim inancımızda ve kültürümüzde kadın, kocasının veya babasının malı değil, onlarla aynı haklara sahip insandır"

Erdoğan, Türkiye'yle ve Türk milletiyle olan hesaplaşmalarına kadınları alet edenlerin gerçek yüzlerini ortaya çıkaracaklarını söyledi.

Kadına yönelik şiddete asla müsaade edilmeyeceğini vurgulayan Erdoğan, kadın haklarını; Allah'ın emri, Türk kültürünün mirası ve insanlığın gereği olduğu için savunduklarını belirtti.

"Rabbimiz erkeklerin kadınların üzerinde olduğu gibi kadınların da erkekler üzerinde hakları olduğunu buyuruyor." ifadesini kullanan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Medeniyet tarihimiz, kadını geri plana atan değil, tam tersine kollayan bir hakikatin ifadesidir. Aksi yöndeki her türlü iddia da misal de iftira da kötü niyet ürünüdür. Bizim inancımızda ve kültürümüzde kadın, kocasının veya babasının malı değil, onlarla aynı haklara sahip insandır. Hele hele kadına sırf cinsiyetinden dolayı eziyet etmenin, kötü davranmanın, haksızlığa maruz bırakmanın hiçbir izahı olamaz."

"Kötülere meydan okuyacağız"

Samsun'da olduğu gibi zaman zaman rastlanan olumsuzlukların, kadim değerlerden uzaklaşıldığını gösterdiğini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bu tehdide karşı mücadelemize, kadını metalaştıran zihniyeti, toplum bünyemizden söküp atarak başlamamız gerekiyor. Kadını anne olmaktan, kardeş olmaktan, eş olmaktan, evlat olmaktan, velhasıl insan olmaktan çıkartıp köksüz ve ruhsuz bir birey sıfatıyla karşımıza dikmeye kalkanların oyununa AK Parti olarak biz asla gelmeyeceğiz. Aynı şekilde kişilik bozukluklarının ürünü olan saldırganlıkları, hatta cinayetleri; töre ve benzeri bahanelerle inancımıza, kültürümüze yıkmaya çalışanlara da fırsat vermeyeceğiz. Aradığımız hak, adalet, vicdan, ahlak, eşitlik ikliminin başka yerlerde değil, kendi medeniyetimizde, kendi içimizde olduğunu unutmadan, tüm insanlığa örnek olacak bir duruşla kötülere meydan okuyacağız."

AK Parti iktidarı döneminde yaptıkları çalışmalarla kadının hak ve hukukunun korunması hususunda çok büyük mesafe kat edilmesini sağladıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Anayasamızdan kanunlarımıza, kurumsal kapasiteden uygulamaya kadar her alanda tarihi dönüşümler gerçekleştirdik." dedi.

Yanlışları bir anda düzeltmenin, eksikleri bir anda tamamlamanın mümkün olmadığını söyleyen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Ama akıl ve vicdan sahibi herkes, ülkemizde kadınların her alandaki statülerinin geçmişte hiç olmadığı kadar iyi bir yerde bulunduğunu inkar edemez. Adına aile dediğimiz mukaddes ocak, nesli muhafaza eden, inancı yaşatan, kültürü aktaran vasıflarıyla ortak geleceğimizin teminatıdır. Ailenin çözüldüğü yerde toplumu ayakta tutmak da mümkün olmaz. Toplum ayakta duramazsa geride ne devlet, ne millet, ne medeniyet kalır. Tarih, kendi medeniyet gayelerinin dışarısına çıktıkları için inançları ve kültürleri başta olmak üzere tüm benliklerini kaybeden toplumların hikayeleriyle doludur. Milletimizi de bu ibretlik hikayeler zincirine dahil etme hesapları yapanları hüsrana uğratmak, boynumuzun borcudur. Yaşadığımız her afet, her kriz, her fevkalade hadise bize güçlü aile yapısının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösteriyor."

"Hoyratça davranmaya meyilli nesiller yetişir"

"Şayet iyi ve kötü günümüzde her zaman yanımızda olacağını bildiğimiz bir ailemiz varsa hayata daha güvenle bakabiliriz. Yaklaşık bir yıldır dünyayla birlikte ülkemizi de etkileyen salgın döneminde bu gerçeği bir kez daha hep birlikte yaşadık." diyen Erdoğan, AK Parti Kadın Kolları'nda vazife üstlenen kadınların da kendi ailelerinin yanı sıra çevrelerindeki herkesin yardımına koşmak için nasıl canla başla çalıştıklarını yakından bildiğini ifade etti.

Yeni dönemde önceliklerinden birinin de aile müessesesini güçlendirmek olacağını vurgulayan Erdoğan, "Allah, ailenin temeli olan kadının ve erkeğin birlikteliğini, sevgi ve merhamet üzerine kurmuştur. Evlilik yoluyla kurulan aile müessesinde yer alan eşler, çocuklar ve büyükler birbirlerinin hem zenginliği hem emanetidir." dedi.

Erdoğan, "Bu yolda esas olan birbirini tüketmek, harcamak, israf etmek, yormak, üzmek, kırmak değil, yaratanın emrine uygun şekilde sevgi ve merhamet üzerine beraberce yol yürümektir. Sevginin ve merhametin olmadığı yerde, ancak bencilliğe, hataları hep karşıdakine yüklemeye, sürekli suçlamaya, hoyratça davranmaya meyilli nesiller yetişir." diye konuştu.

"Asıl görev bilhassa siz kadınlara düşüyor"

Madden ve manen sağlıklı fertlerden oluşan, insan olarak sorumluluklarının, kul olarak görevlerinin bilincinde, güçlü ve özgün kişilikli, doğrunun ve yanlışın farkında nesiller yetiştirmek istediklerini vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Aile içi iletişim ne kadar güçlü olursa özlediğimiz nesilleri yetiştirme imkanımız o derece artacaktır. Devlet bu konuda üzerine düşenleri mutlaka yerine getirecektir. Getirmeye de gayret ediyor. Ama asıl görev bizlere bilhassa da siz kadınlara düşüyor. Çünkü kadın en başta annedir ve çocuğun ilk vatanıdır. Her birimiz kendi ailemizde ağzımızdan çıkan her sözle başlayıp oturuşumuza, kalkışımıza, ibadetimize kadar tüm davranışlarımızda evlatlarımıza örnek olacağız ki özlediğimiz nesilleri yetiştirelim."

Buna karşılık çocukları, özellikle de kız çocuklarını bir an önce baba evlerini, ailelerini terk etmeye çağıranların olduğunu belirten Erdoğan, "Şimdi bir de bu çıktı, 'Sokaklara dökülün' diyorlar çocuklara... Bu ne anlayıştır? Böyle ahlaksızlık, olur mu? Çocukları ailelerine karşı kışkırtan bu zihniyet, aileyle birlikte yaşadığı ülkeye, millete, toptan düşmanlığı ifade eden bir ruh hastalığının işaretidir. Türkiye, kadına şiddet sorununu öyle ya da böyle çözer. Ülkemiz için asıl tehdit, işte bu hastalıklı zihniyetin kök salması, karşılık bulmasıdır." diye konuştu.

Bunun için aile kurumuna sıkı sıkıya sahip çıkacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aynı şekilde eğitim sistemimizin, özellikle okul öncesi ve ilkokul safhalarını, aileyle sıkı iş birliği halinde çocuklarımızın kimliğini, kişiliğini geliştireceği, oturtacağı bir anlayışla yeniden ele almamız gerekiyor." dedi.

"Rabb'im birliğimizi, beraberliğimizi, uhuvvetimizi daim eylesin"

Erdoğan, hayatın her alanında çocuklara ve gençlere tarihi, kültürü, medeniyeti ve değerleri aşılamak gerektiğini söyledi.

Türkiye'nin temel altyapı sorunlarını önemli ölçüde çözmeyi başardıklarını belirten Erdoğan, "Artık bu güçlü altyapı üzerinde maziden atiye uzanan medeniyet köprümüzde kültürden bilime, teknolojiden üretime her alanda dünyanın en iyisi olma yolunda ilerlemenin vakti gelmiştir. Kayba tahammülümüz yok. Bireyden aileye, oradan tüm topluma uzanan milli bünyemizi güçlendirmeden, manevi temellerimizi sağlamlaştırmadan küresel liderlik hedeflerimize ulaşamayız." diye konuştu.

Erdoğan, salonda bulunan ve programa video konferans yöntemiyle katılan AK Partili kadınlara, "Ülkemizdeki tüm kadınların sesi, nefesi oluyor muyuz? Ailemize dört elle sahip çıkıyor muyuz? Çocuklarımızı her bakımdan en iyi şekilde yetiştiriyor muyuz? Evden işe, okuldan sokağa her yerde kadınlarımızla birlikte geleceğe yürüyor muyuz? AK Partimizi 2023 seçimlerinde bir kez daha zirveye taşıyor muyuz? Bunun için gece gündüz çalışmaya hazır mıyız?" diye sordu.

Aldığı "Evet" yanıtı üzerine Erdoğan, "Rabb'im hepinizden razı olsun. Duruşu Türkiye olan işte bu ak kadınlar benim yoldaşımdır, kavli İstiklal olan işte bu ak kadınlar benim arkadaşımdır. Kalbi iman, gönlü sevgi dolu işte bu ak kadınlar benim kardeşimdir. Meydanda Şerife, sahada Nene Hatun, yuvada ana, hayatta başarı abidesi işte bu ak kadınlar benim gururumdur. Sadece Allah yolunda boyun büken, sefer coşkusuyla çalışıp zaferler kazanan işte bu ak kadınlar benim iftiharımdır. Rabb'im birliğimizi, beraberliğimizi, uhuvvetimizi daim eylesin." dedi.

"Evlat hasretiyle yüreği yanan anneye, babaya, kardeşe riyakarlık olmaz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadın deyince, aile deyince, anne deyince 550 gündür evlat nöbeti tutan, yüreği yanık Diyarbakır annelerini anmadan geçemeyeceğini söyledi.

Anne, baba olan herkesin evlat sevgisinin ne olduğunu da ondan ayrı kalındığında evlat acısının ne anlama geldiğini de gayet iyi bildiğini vurgulayan Erdoğan, "Hele hele evlatlarınız terör örgütü tarafından sizden çalınmışsa bu acının tarifi hiç mümkün değildir. Diyarbakır anneleri, işte bu acıyla çocuklarını kendilerinden çalanların kapılarına dayanıp, aileleriyle birlikte 'Verin evlatlarımızı' diye eyleme başlayan kadınlarımızdır." diye konuştu.

Bu annelerin tek bir amacının olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

"O da PKK'nın çocuk yaşta ellerinden aldığı, ailelerinden kopardığı, baskıyla, tehditle, ölüme gönderdiği, her türlü kötü muameleyi layık gördüğü evlatlarına kavuşmaktır. Böyle ulvi bir amaca sahip Diyarbakır anneleri birilerinin aklına tam 550 gün sonra ancak düşmüş. Diyarbakır anneleri de bunca zamandır kendilerini görmezden gelen, yok sayan, mücadelelerine destek olmayan zihniyetin temsilcilerine gereken cevabı vermiştir. Siyasetin her alanındaki riyakarlığın izahı olabilir, hayatı boyunca kendisine karşı mücadele ettiğiniz, attığı her adımda karşısına çıktığınız bir liderin vefat yıl dönümü törenine katılabilirsiniz, asla inanmadığınız hatta ontolojik olarak karşı çıktığınız pek çok davranışı ve sözü sırf günübirlik siyasi çıkarlarınız için rahatça sergileyebilirsiniz ancak ittifak ortağı olduğunuz partinin mensupları tarafından kandırılıp, terör örgütüne teslim edilen evlatları için yüreği yanan annelerin karşısına dikilip de aynı yüzsüzlüğü sergileyemezsiniz. Çünkü bu, siyaset üstü bir meseledir. Çünkü bu, öyle rol yaparak değil ancak ve ancak gönülden, kalpten, yürekten gelen üzüntü beyanı ve destek ifadesi gerektiren bir durumdur.

Her işin riyakarlığı olur ancak bunun olmaz. Evlat hasretiyle yüreği yanan anneye, babaya, kardeşe riyakarlık olmaz. Önce kendisine tanınan tüm fırsatlara, açılan tüm kredilere rağmen terör örgütü ile arasına mesafe koymayı başaramayan veya bunu istemeyen parti konusunda mertçe bir tutum ortaya koyacaksınız. Şimdi ben ana muhalefete soruyorum, siz bu partinin yanında mısınız, karşısında mısınız? Bunu açıkça söyleyeceksiniz. Ankara'dan İstanbul'a omuz omuza, dirsek dirseğe yürüyüş yapacaksın, terör örgütünün mensuplarıyla beraber yürüyeceksin, ondan sonra da 'Bizim onlarla bir ilgimiz, alakamız yok' diyeceksin. Kimi aldatıyorsunuz, kimi kandırmaya çalışıyorsunuz? Bu millet bunları yutmaz. Ondan sonra utanmadan, sıkılmadan Diyarbakır annelerine, şehit ailelerine, gazilere gideceksiniz. Aksi takdirde işte Diyarbakır'da olduğu gibi yüzünüzdeki sahte demokrat maskesini hemen indiriverirler."

"Bunlar, kadın cinayetlerinde bile failin veya maktulün kimliğine göre pozisyon alır"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, benzer ilkesiz tavırlara, kadınlara yönelik pek çok taciz, tecavüz, baskı, şiddet ve hatta cinayet hadisesinde de rastlandığını söyledi. "Şu anda ana muhalefetin teşkilatlarında şiddet var mı, tecavüz var mı, taciz var mı? Ne ararsan bulunur, derde devadan gayrı. Ana muhalefet partisinin hali bu." diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bunlar, tacizi ve tecavüzü yapan kendi mahallelerinden biri ise hemen, affedersiniz, 'yollu' diye önce kadını yaftalamaktan çekinmezler. Bunlar, taciz eden, şiddete başvuran, hırsızlık yapan kendi partilerinden biri ise hemen sahte komisyonlar kurup, faili temize çıkarmakta pek mahirdirler. Bunlar, şiddete ve tacize uğrayan kim olursa olsun faili kendi meşreplerinden biriyse görmezden gelme, hadisenin üstünü kapatma konusunda birbirleriyle yarışırlar. Bunlar, baskıya uğrayan kadının önce başına, sonra duruşuna bakarlar ona göre konuşurlar veya susarlar. Bunlar, kadın cinayetlerinde bile failin veya maktulün kimliğine göre pozisyon alırlar."

Kadınların yaşadığı sıkıntılar konusunda böylesine ilkesiz hareket edenlerin kendi seçtikleri örnekler üzerinden yürüttükleri kampanyalardaki niyeti gayet iyi bildiklerini vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Biz önce insan diyoruz, onlar sadece kendi ideolojik hesaplarının peşinden koşuyor. Biz herkes için hak ve özgürlük diyoruz onlar sadece kendi fikirlerinin, hayat tarzlarının özgürlüğünü istiyor. Biz büyük ve güçlü Türkiye'nin inşası diyoruz, onlar her şeyi yeniden 20-25 yıl öncesine döndürmeyi vadediyor. Biz yeni ve sivil bir anayasa yapalım diyoruz, onlar darbe anayasasından bahsediyor. Biz, salgınla mücadeleyi kazanıp, fırsatları değerlendirelim diyoruz, onlar Türkiye'yi dünyaya şikayet etmekle meşguller."

"Bu ne utanmazlıktır, ne vurdumduymazlıktır"

Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu eleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ey ana muhalefet partisinin başındaki adamcağız; sen ne zamandan beri şu anda devletin aşıları parayla sattığını söylüyorsun? Bu ne utanmazlıktır, ne vurdumduymazlıktır." dedi.

Dünyanın aşı aradığını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"Dünya şu anda aşı arıyor aşı, bulamıyor. Biz aldığımız aşıları süratle belli kategorilerde hemen sahiplerine ulaştırmaya çalışıyoruz. Önce ne dedi? 'Ben vatandaş Kemal'im, sıram ne zaman gelirse, o zaman aşımı yaptıracağım.' Niye gittin yaptırdın? Yahu zaten her şeyde böylesin. Şimdi yeni bir şey daha söylemiş, biz hiçbir eve kahveye, çaya gitmezmişiz. Sen bizden alıştın bu işlere, dur bakalım. Biz vatandaşımızla doğduk, vatandaşımızla büyüdük, vatandaşımızla bu yolda yürüyoruz Bay Kemal. Biz demokraside ve ekonomide reformla ilerleyelim diyoruz, onların gönlünde hala ne var biliyor musunuz? Tek parti özlemi var. Geç o işi, geç. Ne tek partisi? Geçti o işler. Biz demokrasi diyoruz, bunlar tek parti özlemi diyor. Türkiye böyle bir muhalefet anlayışını hak etmiyor. İşte bunun için diyoruz ki 2023 yerli ve milli bir anlayışla ülkesine ve milletine hizmet ederek iktidara gelebileceği gerçeğini idrak etmiş bir muhalefetin doğuşunun da müjdecisi olacaktır. Onun için bu kongre, kadın kollarımız olarak çok çok önemli. 2023'ün inşallah en önemli 3 ayağından bir tanesi ana kademe, kadın kolları ve gençlik kolları."

Salondaki partili kadınlara "Sandıkları patlatmaya var mıyız?", "Hazır mıyız?" diye soran Erdoğan, "Rabbim yar ve yardımcınız olsun. İnşallah bu mücadeleyi de zafere yine kadınlarla birlikte ulaştıracağız." dedi.

Erdoğan, AK Parti'nin Türkiye'nin sadece dününün ve bugününün değil aynı zamanda yarınının partisi olduğunu belirterek, "Ülkemizde milletimize, geleceği konusunda vizyon ortaya koyabilen, proje sunabilen, yatırım planlaması yapabilecek tek parti AK Parti'dir. Ana muhalefetin hiç yatırımlarını duyuyor musunuz? Var mı bir şey? Yerel yönetimlerinden bir şeyler duyuyor musunuz? Onların yerel yönetimlerinin olduğu yerlerde ne var? Çöp, çukur, çamur, öyle mi? Bunlar var." ifadelerini kullandı.

"2023 haziranına kadar kesintisiz çalışacağız"

İzmir, İstanbul, Ankara büyükşehir belediyelerini eleştiren Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bunların derdi halkıyla, şehriyle, emanetle kesinlikle dertlenmek değil. 15 Temmuz gecesi meydanlarda kurduğumuz, 2017 yılındaki halk oylamasıyla fiilen hayata geçirdiğimiz Cumhur İttifakı olarak ülkemizi büyütmeye, güçlendirmeye, kalkındırmaya devam edeceğiz. Elbette her seçim önemlidir ama geldiğimiz noktada 2023 seçimleri Türkiye için tam bir kader seçimine dönüşmüştür. Cumhur İttifakı olarak el ele, omuz omuza vereceğiz ve 81 vilayetimizde Cumhur İttifakı olarak inşallah ülkemizin bütününde bir taçlandırma harekatı sürdüreceğiz. Her günümüzü seçim arifesi kabul ederek 2023 Haziranı'na kadar kesintisiz çalışacağız. Kadınlarımızın el attığı, sahiplendiği, önüne kattığı her iş gibi bu süreci de zafere sizler taşıyacaksınız. Bu yürek, bizde bu inanç ve cesaret oldukça yorulmayacağız ve durmayacağız. AK Parti Kadın Kolları, yürüteceği çalışmalarla sadece ülkemiz değil tüm dünya siyaset literatürüne adını altın harflerle yazdıracaktır."

Erdoğan, AK Parti Kadın Kolları kadrolarına yeni bir anlayış getirdiklerini dile getirerek, "O da şu, 50+25 asil ve yedek yani 75 kişilik kadroda artık çalışmayan, yani yedek dediğimiz zaman öyle yedekleme yok, 75 kişinin çalışacağı bir kadro. Görev taksimatını da buna göre yapacağız." diye konuştu.

AK Parti'nin Türkiye'nin dört bir yanından ses getireceğini vurgulayan Erdoğan, "Hep beraber el ele, dayanışma halinde ve mümkün olduğunca listeye parlamentodan üye koymamaya gayret ettik. Şundan dolayı, istedik ki parlamento daha çok parlamentoya yoğunlaşsın. Sembolik birkaç arkadaşımızı aldık. Kadın Kolları'nda da Gençlik Kolları'nda da tüm Türkiye'yi dolaşacak bir ekip oluşturalım istedik." bilgisini verdi.

Erdoğan, 15 Mart'ta Genel Merkez Gençlik Kolları Olağan Kongresi'ni, 24 Mart'ta ise Genel Merkez 7'nci Büyük Olağan Kongresi'ni yapacaklarını anımsatarak, "Böylece partimizi 2023 seçimlerine taşıyacak tüm kadroları belirlemiş olacağız." dedi.