Dördüncü Yargı Paketi ve "Süreç..."

Uzun zamandır tartışılan dördüncü yargı paketi, nihayet uç vermeye başladı. Bugüne kadar birkaç defa ertelenen ve kapsamı itibariyle değişik kanaatlere yol açan paket, yetkililerden sadır olan bilgiye göre, beş alternatifli bir şekilde hazırlanmaya çalışılmış!..
Nihayet Başbakan Erdoğan’ın hukukçu ve siyaset danışmanlarıyla yaptığı uzun değerlendirme toplantısı sonunda, büyük çapta kararlaştırılan metin şekillendi. Bazı teknik düzenlemeler için yapılacak son redaksiyon çalışmalarından sonra, (şimdilik) 22 maddeden ibaret olduğu öğrenilen paket, Bakanlar Kurulunda imzaya açılacak ve daha sonra Meclis’e sevk edilecek. Meclis’te bu paketin ne gibi değişikliklere ve tartışmalara yol açacağını bekleyip göreceğiz.
Ama şurası aşağı yukarı netlik kazanmaya başlamış durumda. Bu paketle birlikte, bazı suçların tanımı ve cezalandırılma durumu radikal biçimde değişecek. Özellikle fikir özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilen söylem ve eylemlerden dolayı, kişilerin cezai takibata uğraması, önemli oranda azalacak gibi görünüyor. Bu konuda öteden beri AB Müktesebatı çerçevesinde ülkemize yönelik yoğun eleştiriler vardı. Keza bu çerçevede Türkiye aleyhine açılmış olan yüzlerce dava söz konusu.
Yapılacak düzenlemelerde, terör suçları kapsamında değerlendirilecek faaliyetlerin; cebir, şiddet ve tehdit ihtiva edip etmediği aranacak. Dolayısıyla terör suçu olarak nitelendirilen örgüt propagandası vb. eylemler, eskisi gibi ağır müeyyidelere konu olmayacak. Bu yeni düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte, özellikle KCK davalarından tutuklu bulunan pek çok sanığın salıverilmesi gündeme gelebilecek. Bunun yanında bazı suçlar için hapis yerine, para cezası uygulanacak. Paket içinde tutuklama hükümleriyle ilgili de önemli değişiklikler bekleniyor.
Başbakanın epey zamandan beri seslendirdiği, “Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi” çerçevesinde, siyasi ve hukuki adımların kararlılıkla atılmaya devam ettiğini belirtmeliyiz. Son dönemlerdeki yaklaşımları bu noktada bilhassa iyi analiz etmek gerekiyor. Türkiye terör belasından kurtulmak ve toplumsal barışı yakalayabilmek için, şimdiye kadar hiç olmayan çapta bir geniş çalışma içinde. Bunun bazı yan neticeleri de görülmeye başladı...
Erdoğan, Öcalan ile yapılan görüşmeler konusunda da dün yeni açıklamalar yaptı. Hem Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in, hem de Başbakan Erdoğan’ın dünkü açıklamalarına bakıldığında, bu hafta sonuna kadar, içinde BDP’lilerin de olacağı bir heyetin İmralı’ya gitmesi bekleniyor. Gidecek isimler konusunda bazı spekülasyonlar yapılmakla birlikte, esas olan kimin gideceği değil, varılacak neticedir. Bu arada devletin ilgili birimlerinin de şu sıralarda Öcalan ile görüşmeler yaptığı veya yapacağı sızan bilgiler arasında. Kimi yazarların, sürecin geciktiğine dair yorumlar yapması, gerçeği yansıtmıyor. Tam aksine dikkatli, temkinli ve alt yapısı iyi hazırlanmış bir süreçten bahsediyoruz. Bu da gün ve haftalarla ölçülecek bir zaman dilimine sığacak bir şey değil. Şunu artık görebiliyoruz. Düne kadar toplumda ve siyasi kesimde hissedilen tedirginlik, yerini daha güvenli bir iklime bırakmış durumda. Bu da iyi bir durum!..


14.2.2013