Bedia Tuncer,1961-1964 yılları arasında Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi çalışanlarına okuma yazma eğitimi vermesi için MEB tarafından görevlendirilir. Göreve başladıktan sonra akıl hastalarını daha yakından gözlemle fırsatı olan öğretmen için bu çevreye yardım etmek ve bambaşka dünyaları olan hastaları yakından tanımak kaçınılmaz bir istek haline gelir. Bedia Öğretmen, orada yatan hastaların sanat ile uğraşmasına vesile olur, onları şiir yazmaya teşvik eder. Sonra bu şiirleri derleyip kitap haline getirir. 1964’te Matbaa Teknisyenleri Basımevince İstanbul’da basılan ve akıl hastalarının yazdığı 26 şiirden oluşan kitap, bu haliyle muhtemelen dünyada türünün tek örneği... Eserin ismi de yazılış hikayesi kadar dikkat çekici. Kitaba “İnilti” ismi verilmiş. Hastalar şiirlerle iç dünyalarını yansıtmaya çalışmış. Kimi günde 16 paket sigara içiyor, kimi bulunduğu yere ara sıra uğramaktan memnun, kimi artık ne zaman öleceğini merak ediyor, çoğu âşık... Hepsinin hayatı uzun uzun dinlemek isteyeceğiniz hikâyelerle dolu şairler…
Bedia Öğretmen “Onların dünyasını tanımak, bana onların sanıldığı gibi tamamen unutulmaya mahkûm insanlar olmadığı gerçeğini kabul ettirdi” dediği kitabın ön sözünde temennisi şöyle aktarıyor: “Önünüze serdiğim bu şiirlerde onların da sevgileri, nefretleri, üzüntüleri, acılan, özlemleri, haksızlığa karşı direnmeleri, iyiliği kabul edip kötülüğü reddetmeleri dile gelir. Eğer bu kitapla akıl hastalarının eğitimi alanında küçük bir hizmet yapabildimse, onların sisli bulutlu dünyalarına nurlu ve ışıklı küçük bir pencere açabildimse, bu benim için büyük mutluluk olacaktır.”

 

TIMARHANE
Kimi garip
Kimi Veli
Kimi deli
Birlik şu ki:
Hepsi birbirinden dertli
Ağlayanı var
Güleni var
Bağıranı var
Anlaşılan, evet anlaşılan
Olmamış hiçbirine
Talihleri yar
Kimi bekler
Kimi gelir
Kimi gider
Ne kadar iyileşsen de
Gün gelir
Tımarhane görmüşsün denir.
7-B servisinden 
R…P…