Kazım Karabekir’in kızı Timsal Karabekir Yıldıran, 1915 olayları ve o dönem babasının yaşadıklarını anlattı. 
Yıldıran, babasının kanlı Ermeni baskınları olduğu dönemde askerî okulda bulunduğunu belirterek, söz konusu olayların “Kardeş” diye tanımlanan Ermenilerden gelmesinin şaşkınlığını yaşadığını kaydetti. Tehcir ve öncesinde yaşananların tamamen Ermenilerin kandırılmasından ve araya nifak sokulmasından kaynaklandığını dile getiren Yıldıran, “Babam Doğu’yu iki kez kurtarmıştır. İki kez Ermenilerle savaşmasına rağmen onlarla anlaşma imzalamayı Allah yine babama nasip etti.” diye konuştu.
Yıldıran, Doğu’da Ermenilerin yaptığı katliamları hiçbir insanın yüreğinin kaldıramayacağını dile getirerek, şöyle devam etti:
“Kazım Karabekir anılarında durumu şöyle anlatır: ‘Erzurum’a o kadar yaklaştım ki halk beni karşılıyor, insanların dişlerini görüyorum. Biraz daha yaklaştığım zaman ortada bir gayrı tabiilik hissettim bu insanlar hiç kımıldamıyordu. Biraz daha yaklaştığım zaman dehşetle gördüm ki her biri Ermeniler tarafından canlı canlı birer kazığa oturtulmuştu. Allah gördüklerimi dünya üzerinde hiçbir göze göstermesin.’ derdi. Karabekir, daha sonra da Nahçivan’a geçti.”
Karabekir’in gönderdiği belgeler değerlendirilemedi
Yıldıran, babasının Doğu’daki Ermeni mezalimini anlatan belgeleri İstanbul’a gönderdiğini, fakat bunların yerine ulaşmadığını söyledi. Söz konusu belgelerin değerlendirilmemesinin zamanla Türkiye’nin aleyhine olduğunu ve elini zayıflattığını dile getiren Yıldıran, şu ifadeleri kullandı:
“Babam Mondros’tan sonra harbiye nezaretine çıktı. ‘Ben sizlere Ermeni mezalimini içeren vesikalar gönderdim. Neden farklı dillerde bastırmadınız.’ dedi. 100 yıl önce o vesikalar gerektiği gibi duyurulsaydı belki bugün bu sıkıntılar yaşanmayacaktı. Fransızcaya çevrilmeliydi. Daha sonra bir risale olarak basıldı. Bu büyük bir uyarı tabii ki. Aradan 100 yıl geçmesine rağmen o sıkıntılar hâlâ aşılamadı.”
“Ermeni yetimler babası: Kazım Karabekir”
Yıldıran, babasının Ermeni çocuklar tarafından “Ermeni yetimleri babası” olarak nitelendirildiğini aktararak, babasının o dönem doğuda yetim kalan Türk ve Ermeni çocuklara sahip çıktığını hatırlattı.
Karabekir’in Ermeni çocukların asimile olmamasına özen gösterdiğine vurgu yapan Yıldıran, şu bilgileri verdi:  “Babam, Ermeni yetimlerle Türk yetimleri bir araya koymamıştır. ‘Çocuk kutsaldır.’ derdi. Fakat savaşmış iki toplumun çocuklarının bir araya konularak kin doğmasına izin vermiyor. Ermeni çocukların dinini ve dilini bilerek yetişmesi için gayret ediyor. Trabzon’da Amerikalıların açtığı bir yetimhane var ve o çocuklara orada babalık yapıyor. O evlatlar daha sonra bir karakalem resim yapıyor ve altına ‘Yetimler Babası Kazım Karabekir Paşa, Trabzon Ermeni Yetimleri” yazıyorlar. Bu çok önemli bir belgedir. Bu soykırım yalanını ortadan kaldıran bir belgedir.”