Eda Akay

Nasıl biridir Leyla Yücel? Ah Leyla ah... Her şeyden biraz bilir. Resim, tenis, piyano, ata binme, dalış yapma, rüzgâr sörfü, kayak derken rengârenk bir hayat benimkisi... Doğaya hayran, çiçeğe böceğe âşık bir insanım. Tasarımlarımda da doğadan esinlenirim. Her şeyden biraz dedik de, mimarlığı tam bilirim.
Mimarlık fikri nereden çıktı? Nasıl karar verdiniz?
Kalbimin derinlerinden çıktı. Aktif çalışırken tekrardan üniversite sınavlarına girip iç mimarlığı kazandım. İş hayatımı, kalbimi attıran tarafta geçirmeye karar verdim. Mutlu olmayı seçtim.
Bugüne kadar neler yaptınız, hangi projelerde çalıştınız?
Tasarımlarım, kullanım ve yaşam alanı farklılığı gösteren mekânlar oldu. Dolayısıyla her alanın çözümünde tecrübe sahibiyim. Konak, villa, restoran, kafe, ofis, plaza, otel, bar, sosyal tesis, sinema salonu, tiyatro salonu, müze, konferans salonu, spor salonu, showroom, kütüphane, çikolata zincir konsept gibi farklı alanlarda imzam bulunmakta.
EN İYİSİ OLANA KADAR
Beğenmediğiniz, içinize sinmeyen bir işi teslim ettiğiniz oldu mu?

Çok şükür şu ana kadar olmadı. Beğenmediysem, içime sinmediyse, yıkar bir daha yaparım. Ta ki en iyisi olana kadar…
Her defasında dile getirdiğiniz, “En iyi işim” dediğiniz bir proje var mı?
Doğrusu ayrım yapamam. Proje mimarın çocuğu gibidir... Bir başkasına göre en iyi olabilir diğerine göre en iyi değildir. Kime göre, neye göre en iyi? Tartışılmaz bir gerçek var ki, o da emektir... 
DİSİPLİNLİ ÇALIŞIYORUM
Çalışma şartlarınız nelerdir? Katı kurallarınız var mı?

Şartları projelerin içerikleri belirliyor. Tasarımın yanı sıra mimari disipline de vurgu yapıyorum. Müşterinin her istediği onay bulmuyor.
Düşündüğünüz fakat henüz gerçekleşemeyen bir proje var mı?
Uluslararası platformda iyi bir projeye imza atmak istiyorum. Ayrıca, İstanbul içinde mahalle kültürüne dayalı ve mahalle sıcaklığında bir konsept oluşturarak, doğa dostu, ekolojik sürdürülebilir malzemelerden tasarlanmış, kent hayatı içinde nefes alınabilen doğal yaşam alanları oluşturmak.

Kişisel sergiye zamanım yok

Sanatın, mesleğinize ne gibi artıları var? 
Üretkenliğimi tetikliyor. Doğadan, çiçekten, böcekten, denizden, bazen de alakasız bir şeyden etkileniyorum. Tasarımcının olmazsa olmazı üretkenlik... Her yeni proje yeni bir resim gibi… İkisinde de esas olan yenilik... Kalbim sanatla atıyor, sanatımı işimde konuşturuyorum. Mimarlık ön planda olduğu için kişisel bir sergi için zamanım maalesef yok. Ancak, karma sergilere katılabiliyorum. Şubat ayında Paris’te La Capitale Galeri’nin düzenlemiş olduğu bir sergiye “Suyun Coşkusu” adını verdiğim bir eserimle, mart ayında ise Yunanistan’da gerçekleşen Made By Artist sergisine “Fiyort Işıkları” eserimle katıldım.