Yeni filmi "Kervan 1915"te Ermeni tehcirini ele alan ödüllü yönetmen İsmail Güneş, Alman Meclisinin Ermeni iddialarına ilişkin kararına yönelik, "İnsanın şöyle bir özelliği vardır, başkasını da kendisi gibi görür. Yani 'Biz yaptık. Biz yaptığımıza göre onlar da yapmıştır' gibi. İnsanın öyle bir duygusu var. 'Biz yaptıysak herkes yapmıştır. Normaldir bu' diye düşünüyorlar." dedi.

101 yıl önce yaşanan olayları, devlet kararıyla Giresun’dan Halep'e tehcir edilen Ermeni ahaliden kadın ve çocukların Eğinli Katırcı Salim ile çıktığı yolculuk üzerinden işleyen Güneş, hazırlıkları 2014'ün sonunda başlayan filmin gerçek bir hikayeyi anlattığını belirterek, "Gerçek bir hikaye ve bir karakter bulduk. Eğinli Katırcı Salim diye bir adam, Giresun'dan kadın ve çocukları alıyor ve kayıpsız olarak Halep'e götürüyor." diye konuştu.

"Kötü niyet olsaydı, bu yönetmeliği durdurmazlardı"
İsmail Güneş, film öncesi yaptığı araştırmalarındaki gözlemlerine göre 1915'te yaşananların "sistematik bir yok etme" olmadığının altını çizerek, şöyle devam etti:

"Devlet bir yasa çıkartıyor ve buradaki insanları yine kendi ülkesinin sınırları içinde bir yere naklediyor. Bu nakli geçici olarak yapıyor. Yani öngörüsü şu, 1. Dünya Savaşı başlamış. 1914'te Ruslarla savaş halindeyiz. 93 Harbi'nde Ermeni çeteleri Ruslarla işbirliği yapmış. Dolayısıyla askeri bir sorun yaşamamak ve o coğrafyayı daha güvenli hale getirebilmek için bu kararı alıyor. Bu karar alınır alınmaz uygulanıyor ama ilk kafile maalesef katlediliyor. Bunun üzerine (karar) durduruluyor. Eğer bir kötü niyet olsaydı bu durdurma olmaz, devam ederlerdi. Durduruyorlar, bir ay kadar ara veriliyor. Yeniden yönetmelik hazırlanarak kurallar konuyor."

"Tehcir olmasaydı daha büyük kayıplar olurdu"
Yönetmen İsmail Güneş, yapılan tehcirin gerekli olup olmadığına yönelik düşüncelerini ise şu sözlerle aktardı:

"Eğer tehcir olmasaydı daha büyük kayıplar olurdu. Yerel insanlar zaman içerisinde kendi komşularına bile düşmanlık yapabilir. Çünkü çeşitli duyumlar oluyor, Ermeni çetelerinin Anadolu topraklarında askerlere, insanlara ve köylere saldırdığı şeklinde. Bu bilgilerin zaman içinde kasabalarda, şehirlerde ne büyük infiallerle döneceğini düşünün. Neticede 101 yıl öncesinden bahsediyoruz. Bu çabalar içerisinde görülüyor ki burada bir art niyet yok. Bir becerisizlik var. Çünkü hiçbir yerde becerememiş ittihatçılar. Becerebildikleri tek alan yok. Sonra kaybedip ülkeyi terk etmişler. Her biri bir yere kaçmış, bir yerde ölmüş veya öldürülmüş. Ben böyle yorumluyorum o dönemi."

"Almanlar, biz yaptıysak herkes yapmıştır diye düşünüyor"
Alman Meclisinin Ermeni iddialarına ilişkin kararını da değerlendiren Güneş, "İnsanın şöyle bir özelliği vardır, başkasını da kendisi gibi görür. Yani 'Biz yaptık. Biz yaptığımıza göre onlar da yapmıştır' gibi. İnsanın öyle bir duygusu var. 'Biz yaptıysak herkes yapmıştır. Normaldir bu' diye düşünüyorlar." ifadelerini kullandı.

İsmail Güneş, filmde, Katırcı Salim'i Murat Han'ın canlandırdığını aktararak, İpek Tuzcuoğlu, İbrahim Kendirci, Ayşe Akın, Meriç Başaran, Haldun Boysan, Kemal Denizci, Fatih Ayhan, Mehmet Emin Eren, Reshad Strik, Mehmet Usta, Zekeriya Karakaş, Aylin Manukyan, Roza Shake Hovenisyan, Vugar Ali Alisoy, Semra Güzel, Tuba Görgün, Alara Duran, Cem Çelebi, Aliye Kaya Çelebi ve Ali Kemal Yılmaz'ın da yer aldığı kalabalık bir ana oyuncu kadrosunun görev yaptığını kaydetti.

Kervan 1915'in özgün müziklerini Ermenistan'ın dünya çapında en çok tanınan bestecileri arasında yer alan Suren Asaduryan yaptı. Film ekim ayında izleyiciyle buluşacak.