Raşit Ağzıkara ABU DABİ

Bir Abu Dabi Emirliği prensesi rüyasında su üzerine resim yaptığını görür. Danışmanlarına rüyanın anlamını araştırmalarını söyler. Araştırmalar sonucunda prensesin gördüğü ‘Su üzerine yapılan resmin adı ‘Türk Ebru Sanatı’dır. Danışmanlar yaptıkları araştırmada ayrıca Atilla Can isminde bir Türk sanatçının da dünyanın farklı bölgelerinde ebru günü düzenlendiğini prensese haber verirler. Prenses çok sevinir ve heyecanla bu sanatı yapmak istediğini söyler. 20 yıldır Abu Dabi’de yaşayan Esra Mustafa Hanım, Shaika’ya hocalık yapar ve Atilla Can’ın Abu Dabi’ye çağrılmasına aracı olur. Prenses, ebru gününün Abu Dabi’de yapılmasını arzu ettiğini söyler. Böylece 2017 yılında düzenlenecek olan ‘Dünya Ebru Günü’ prensesin rüyasıyla Abu Dabi’de gerçekleşir. 

Ebru sanatçısı Atilla Can, 2014 yılında ebru sanatını UNESCO’nun Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne Türkiye'den 12. unsur olarak kaydettirerek büyük bir başarıya imza atmıştı. 2012’den bu yana dünyanın ve ülkemizin farklı yerlerinde düzenlenen Dünya Ebru Gününün 6’ncısı Abu Dabi’de gerçekleşti. Onlarca ülkeden sanatçının eserlerinin yer aldığı açılışa Türkiye Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Büyükelçisi Can Dizdar, Organizasyon Başkanı ve ebru sanatçısı Atilla Can, Ebru sanatçısı Ali Çalışır, Dünya Ebru Günü Abu Dabi Partnerleri Ayşe Esra Olgun Mustafa, Falah Mustafa, ebru sanatçısı Hikmet Barutçugil ve yüzlerce sanatçı katıldı.

DÜNYA REKORU!

6. Dünya Ebru Gününde konferansların ardından dünyanın en büyük ebrusu yapıldı. Ebru sanatçıları ve protokol üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen çalışma büyük ilgi gördü. Ebru sanatçısı Ali Çalışır rekorla ilgili yaptığı konuşmada “81 metrekare alan üzerine 3.5 ton su kullanarak Abu Dabi’nin kurucusu Şeyh Zayed temalı ebru çalışmamızla dünya rekoru kırdık. Bu gurur hepimizin. Burada Türk sanatını tanıtmamız bizim için en büyük onurdur. 3 günlük çalışma sonucu çalışmamızı alnımızın akıyla tamamladık” dedi.  

HAYALDİ GERÇEK OLDU
Organizasyon Başkanı Atilla Can yaptığı açıklamada, Geçen yıl Dünya Ebru Gününün 5.sini Prag’da kutlamıştık. Bu yıl 6.cısını Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi’de yaptık. Dünyanın dört bir tarafından Abu Dabi’ye gelen sanatçılar sergi, workshop, atölye çalışmaları ve gezi etkinliklerine katıldı. Buradaki amacımız ebru sanatının dünyaya yayılması isteğidir. İki ülke arasında kırılan gönlü onarmak ve ebru sanatının ulusal ve uluslararası platformlarda farkındalığını artırmak için yani ülkemiz adına buradayız. Bin yıllar önce yapılmış bu sanatı halen bilmeyen ülkeler var. Hedefimiz her yıl farklı bir coğrafyada yaparak ebruyu yaymak. Dünyanın 20 ülkesinden katılımcı var. Bugün itibariyle dünyada 60 ülkeyle bağlantımız var ebruyu karşı çok meraklılar, çalışmalarımız devam ediyor. 2009 yılında bir hayal kurmuştum. Ebru sanatının Unesco Paris tarafından koruma altına alınacağını, ebru sanatının dünyaya yayılacağını ve ebru sanatçılarının her yıl bir gün yan yana gelerek ‘Dünya Ebru Günü’nü kutlayacağını hayal etmiştim. Din, dil, ırk, renk ve kültür ayrımı olmaksızın, tüm sanatçıların insanlık ve sanat adına, sevgi ile birbirlerini kucaklamalarını ve birlikte etniklik yapmalarını dilemiştim. Hayalim gerçek oldu.

BÜYÜK GURUR

Türkiye Birleşik Arap Emirlikleri Büyükelçisi Can Dizdar Ebru gününün açılışının ardından yaptığı açıklamada, 
“Bizim için büyük bir gurur. Yüze yakın sanatçı var türkiyeden. Müthiş bir rekor denemesi. Kız çocuklarına Ebru ismini veren başka bir millet yok. Türkiye’de 300 bin kişinin adı Ebru. Her yıl yeni doğan beş bin çocuğa da Ebru ismi veriliyor. Ebru sanatının zarif çizgisinden etkileniyoruz” dedi.

İKİ ÜLKE İLİŞKİLERİ İÇİN ÖNEMLİ!
Büyükelçi Can iki ülke arasındaki ilişkiler için ise şöyle konuştu, “BAE için de çok büyük bir mesaj. Birleşik Arap Emirlikleri’nin kurucusu Şeyh Zayed bin Sultan El Nahyan’ın portresi yapıldı. Bu tabi iki ülke arasındaki ilişkilere de son derece katkı sağlayacak bir adım. Bu organizasyonu yapanları yürekten kutluyorum. Bizim de katkımız olduysa buna ancak büyük bir mutluluk duyarız. Bizim ve Birleşik Arap Emirlikleri halkı için çok önemli bir olay. Aramızda tarihi bir bağ var. Buradaki beş kişiden biri her yıl Türkiye’ye gidiyor. Bizim buradaki görevimiz ilişkilere katkıda bulunmak. Ortadoğu’daki birinci görevimiz gönülleri kazanmak olmuştur. Kamuoyu yoklamasında Türkiye en sevilen ülke durumunda. Bugün sokakta birçok insan Türkçe konuşur. Türk dizilerinin bu konuda ciddi katkısı var. Türkiye’nin saygınlığını pekiştirmek bizim için çok önemli. Son bir yıl içerisinde BAE ile ticaretimizi ikiye katladık. 17 milyar dolar olarak gerçekleşmesi öngörülüyor. İhracatımızı ikiye katladık 11-12 milyar dolar seviyelerini görecek. Bunlar çok önemli şeyler bu yolda yürümeye devam edeceğiz.”   

DUBAİ BAŞKONSOLOSU ERDEM OZAN

Etkinliğin Dubai ayağında konuştuğumuz Türkiye Dubai Başkonsolosu Erdem Ozan Dünya Ebru Günü ile ilgili şu açıklamalarda bulundu; “Böyle bir organizasyonun parçası olmak gurur verici. Dünya Ebru gününü düzenleyen Atilla Bey ve ekibine teşekkür ediyorum. Bu günün burada gerçekleştirilmesi çok önemliydi. Dubai’de Türk etkisini rahat görebilirsiniz. Türk dizilerinin burada muazzam bir etkisi var. Turizme büyük bir ivme kazandırdığına şahitiz. Beni Türkçe bilen Araplar ziyaret ediyor. Bizler için gurur verici doğru yolda gittiğimizin göstergesi. İki ülke arasındaki kültürel yakınlığa katkı sağlayan etkinliklerin devamı gelecektir inşallah” dedi 

EBRUYU TIRNAK BOYAMA SANIYORLARDI!
Dünya Ebru Günü Abu Dabi partneri Esra Olgun Mustafa, “Yeni ebruculardanım. Kıymetli hocalarımız burada. 5. Dünya Ebru Gününde Prag’da Atilla Bey ile tanıştık ve bu organizasyon burada gerçekleştirilmesi için büyük çaba gösterdik. Bu coğrafyada bu sanatı birkaç senedir tanıtmaya çalışıyoruz. Çok eski bir sanatımız. Anlamakta zorlanıyorlar. Tırnak boyama, metal boyama ve jant boyama olarak biliyorlardı.  Durum böyle olunca Atilla Bey’e bu güzel organizasyonun Abu Dabi’de gerçekleştirilmesi için partner olabileceğimizi söyledik ve bugün Türkiye’nin imzasını atıyoruz” şeklinde konuştu. 

EBRU’NUN TARİHİ YOLCULUĞU

MSGSU Öğretim Görevlisi Hikmet Barutçugil ebrunun tarihi serüveni şöyle anlatıyor; “Bu tür etkinlikleri takdirle karşılıyoruz. Ebru çok eski bir Türk sanatı. Orta Asya’dan getirdiğimiz ve Türk kağıdı adıyla Avrupa’ya götürdüğümüz genellikle cilt sanatlarında kullanılan bir teknikti. Ebru yakın tarihimizde çok başka boyutlara ulaştı. 20. yüzyılın son çeyreğinde Rönesans yaşadı. Ebru yan sanat iken yapılan yeniliklerle başlı başına soyut sanat halini aldı. Bütün dünyaya yayıldı. Dünyada ebru tanıtımı için elimden geleni yaptım ve Ebru isminin kullanımı için uğraştım. Bugün, Japonya’dan Brezilya’ya kadar herkes ‘Ebru’ diyor.