Murat Öztekin

Sultan Abdülhamid Han’ın tahttan indirilişinin üzerinden 109 sene geçti. Bir asırdan fazla bir zaman geride kalmasına rağmen, ‘saray darbesi’nin tesirleri sona ermedi; geniş bir coğrafyada çok fazla insan sıkıntı yaşadı. Onların arasında bir ressam da vardı: Fausto Zonaro... “Ressam-ı Hazret-i Şehriyâri” sıfatıyla Sultan Abdülhamid’in 14 yıl Saray Başressamlığını yapan Zonaro, Padişah indirilince İttihatçıların hışmına uğrayarak İstanbul’u terk etmek zorunda kaldı. Zonaro’nun hayatının detayları da, yıllar sonra bir kitapla gün yüzüne çıkarıldı. Prof. Dr. Fatma Ürekli “Fausto Zonaro-Sarayın Son Başressamı / İkbâlden İdbâra” eserinde, ilk defa ortaya konulan belgelerle, meşhur ressamın saraydan, sıkıntılara uzanan yaşadıklarına ışık tutuyor. Biz de Prof. Ürekli ile Zonaro’yu konuştuk...

Batılı ressamların Osmanlıya olan alakaları nereden geliyor?
Osmanlı sarayının resim sanatına gösterdiği himaye artınca, Batılı ressamlar İstanbul’a gelmeyi arzuladılar. Bilhassa eserlerini padişaha takdim etmek suretiyle dikkati çekerek, sarayda görev almak için çok istekli oldular. 19. yüzyılda İstanbul, ressamların cazibe merkezi idi. Ressamlar, Osmanlıdaki geleneksel ortamı, törenleri ve günlük hayatı da tasvir etmek istemişlerdi.

YILDIZ, SANAT MERKEZİ GİBİYDİ
Saray sanatı nasıl himaye ediyormuş o yıllarda?
Saray çevresinde vazife alan bir sanatkâr, eserlerini üretirken ihtiyacı olan maddi desteği her zaman kendisini himaye eden “hami”den alırdı. Kendilerine bir de hami buldular mı İstanbul, sanatçılar için vazgeçilemeyecek bir çevre sunuyordu. Sultan II. Abdülhamid de sanatçıyı destekler tavrı ile öne çıkan padişahlardan biriydi. Padişah, himaye ettiği sanatkârlarda, ayrım gözetmezdi. Yıldız Sarayı da âdeta bir sanat merkezi fonksiyonu görmekteydi.

“RESSAM-I HAZRET-İ ŞEHRİYÂRİ”
Neden  İtalyan ressam Fausto Zonaro’nun hayatını kaleme aldınız?
Zonaro ile alakalı bugüne kadar yapılan çalışmalarda üzerinde durulmayan bazı hususların açıklığa kavuşturulma ihtiyacı bizi bu yola sevk etti doğrusu. Fausto Zonaro’yu yazmak için birçok sebep vardı. Yaşadıkları, sıradan hadiseler olarak görülemeyecek kadar mühim. 14 sene saray başressamlığı yapan ancak hamisinin tahttan indirilişinden sonra “sakıncalı ressam” muamelesine maruz kalan Zonaro’nun, objektif olarak tanınmasını istedim.

Nasıl saraya girmiş Zonaro?
1891’de İtalya’dan İstanbul’a gelen Zonaro, saray görevlisi Münir Bey’le tanıştı. O sırada ‘Ertuğrul Süvari Alayı Köprüde’ tablosunu titizlikle yapan Zonaro, bu resmi Münir Bey vasıtasıyla Padişah’a sundu. Tablonun sanat değerini takdir eden Sultan Abdülhamid, ressamı Mecidi Nişanı ile taltif etti. Akabinde Zonaro,“Ressam-ı Hazret-i Şehriyâri” unvanıyla saray ressamlığına tayin edildi. Kendisine 35 lira maaş bağlandı ki; bu, o devirde yüksek bürokratlara ödenen maaşlara göre çok astronomik bir rakamdır. Zonaro, sanat hayatının zirvesine bu devirde erişti. Fatih Sultan Mehmed’in ressamı denilince nasıl Bellini öne çıkıyorsa, Sultan Abdülhamid’in ressamı olarak da Zonaro ön plandadır.

Ressam Zonaro neler ortaya koymuş?
İtalyan ressam, Avrupa ile Osmanlı Devleti arasında bir sanat köprüsü oldu; Osmanlı kültürünü belgeleyerek tanıttı. Bu safhada tarihî hadiseleri ve mekânları tablolaştırdı. Bugün, bunlar bilimsel araştırmalar için tarihî belgelerdir. Zonaro, ortaya koyduğu eserlerle çoktan yok olan eski İstanbul’u da resmederek, görsel ve tarihî bir miras bırakmayı başardı.

HEM İŞSİZ BIRAKILDI HEM DE ÇARESİZ...
Sultan Abdülhamid’in tahttan indirilişi sonrasında başına neler gelmiş Zonaro’nun?
Zonaro, Sultan II. Abdülhamid devrinde, 14 sene Yıldız Sarayı’nda çalışmış, bu zaman zarfında her vesile ile taltif edilmişti. II. Meşrutiyet’in ilanından sonra bile, Padişah’ın himayesini yanında buldu. Ancak Sultan Abdülhamid’in haledilmesinden (tahttan indirilişinden) sonra Zonaro’ya âdeta “sakıncalı ressam” gibi davranıldı.

İttihatçılar neler yaptı ona?
Ressam Zonaro, II. Abdülhamid’in tahttan indirilmesinden sonra, ideolojik unsurların hedefi oldu. İttihat ve Terakki döneminde bütün hakları elinden alınarak işsiz ve çaresiz bırakıldı. Kendisine yapılan muameleyi kabullenemeyen ressam, istemeyerek de olsa İstanbul’dan İtalya’ya dönmek zorunda kaldı.

Zonaro ile ilgili çalışmalara eserinizin ne gibi katkıları oldu?
Kitabımda, Zonaro’nun İstanbul’daki sanat faaliyetleri hakkında yanlış bilinenlere işaret edilerek, kaynaklarla doğrusu belirtildi. Bunlardan birisi de, ressamın en meşhur Hücum tablosu hakkında bilinmeyen bir gerçek ortaya çıkarıldı: Bu eserin ön planında ölmüş olarak gözüken Yunan askerlerinin üzeri Abdülhamid’in emriyle bizzat Zonaro tarafından kapatılmıştır.