Dünyanın en korkunç filmi hangisi, gelmiş geçmiş en iyi korku filmi hangisi sorularına bu haberde cevap vermeye çalıştık. Aksiyon, macera, komedi, drama... seçenekler çok ama bazılarımız korkuyu iliklerine kadar hissetmek istediği filmleri arıyor. Çoğu kişiye göre anlamsız görünebilir ama diğer türler gibi korku filmlerini de ciltlerce arşivleyen sinemaseverler mevcut. Biz de şöyle ufak bir araştırma yaparak en korkunç filmleri, sinemaseverlere sunmaya çalıştık. İşte dünyanın en korkunç 20 filmi...

KOĞUŞ (THE WARD)

İlk film, John Carpenter yönetmenliğindeki gerilimi yüksek Koğuş (The Ward) filmi. Filmin konusu şöyle: Kristen (Amber Heard), kendini her tarafı kesikler içinde, yaralı bereli bir halde bulmuştur. Geçmişiyle ilgili hiçbir şey hatırlamamaktadır.Uyuşturucu bir maddeyle kendinden geçmiş olan Kristen, uzakta bir akıl hastanesine götürülmektedir.Kendisi gibi rahatsız dört kadınla aynı koğuşta kalan Kristen, bir süre sonra olayların pek de göründüğü gibi olmadığı fark eder. Koğuş arkadaşları yavaş yavaş ortadan kaybolmaya başlarken Kristen, bu azaptan kurtulmanın bir yolunu bulmalıdır. Aksi takdirde o da kurbanlardan biri olacaktır. Kaçmak için çabaladıkça, tahmin edilemeyecek kadar korkunç ve tehlikeli hakikat ortaya çıkacaktır…

EVDEKİ DÜŞMAN (ORPHAN)

Sinema tarihinin en korkunç "çocuk" karakterlerinden Esther'in muamma dolu ürkütücü hikayesinin beyazperde'ye aktarıldığı bu yapım, şok edici bir senaryoya sahip. Bebekleri ana karnındayken yaşamını yitiren Kate ve John büyük bir travma yaşamışlardır. Hayatları perişan olan çift bir çıkış yolu bulmak zorundadırlar. Bu elim olay, hem evliliklerini hem de Kate'in kırılgan ruh halini olumsuz yönde etkilemiştir çünkü Kate kabusların ve geçmişinden gelen ruhların pençesindedir. Yaşamlarını olağan hale sokmaya çalışan çift bir çocuk daha evlat edinmeye karar verir. Gerek John gerek Kate yöredeki bir yetimhanede Esther adındaki "küçük bir kıza" adeta çekildiklerini hissederler. Ama Esther'in büyük sırları vardır. Ailesinin güvenliğinden endişe eden Kate, John'a ve diğerlerine Esther'ın sevimli maskesinin ardındaki yüzünü göstermeye çalışır. Ama uyarılarına kulak asılmaz ve belki de herkes için çok geç olana dek bu durum devam eder.

ÖLÜM FIRTINASI (STORM WARNING)

Denizde şiddetli fırtınaya yakalanan bir çift aklını kaçırmış bir adam ve psikolojik bozuklukları olan oğlunun yaşadığı gözlerden uzak bir kara parçasına sığınmak zorunda kalır. Zorla alıkonulan, dövülen ve şiddete mağruz kalan çift için kanlı bir ölüm kalım savaşı başlayacaktır.

DOĞRULUK MU CESARET Mİ (TRUTH OR DARE)

Bir partiye katilacaklarını düşünüp ıssız bir yerdeki eve giden gençler, eğlenecekleri yerde kendilerini kardeşinin ölümünden sorumlu tutan bir adamın sapıkca oyunuyla karşılaşırlar. Bildigimiz `Cesaret mi ? Gercek mi ?` oyununun biraz kanlı versiyonu…

ANNE (MAMA)

Victoria ve Lilly anne ve babası ormanın derinliklerinde öldürüldüğünde henüz çok küçük iki kız kardeştir. Vahşi doğada yapayalnız kalırlar ve 5 yıl boyunca nasıl hayatta kaldıklarını kimse çözemez. Kızların amcası Lucas kız arkadaşı Annabel ile kızları sahiplenirler ve mahkeme kararıyla evlerine alırlar. Fakat insanlıktan uzak büyümüş çocukların rehabilitasyon süreci de oldukça zor olacaktır. Çocukların uyumsuz davranışları ve evden kaçmalarının ardında travma ve stresten başka bir etken olduğunu fark eden Annabel, geceleri kızlara seslenen bir fısıltı olduğunu fark eder. Evdeki tek misafirler küçük çocuklar değildir, dudaklarından dökülen "Mama" nereye gitseler arkalarında olan bir hayalettir... Yönetmenliğini İspanyol sinemacı Andres Muschietti'nin üstlendiği korku türündeki yapımın senaryosunda ise yönetmenin yanı sıra Neil Cross ve Barbara Muschietti'nin imzası var. Filmin ana ekibi ise Jessica Chastain, Nikolaj Coster-Waldau ve küçük oyuncular Megan Charpentier ie Isabelle Nélisse'den oluşuyor.

KORKU KAPANI (WRONG TURN)

Film, Chris Fylnn'in, arabasıyla başka bir şehirdeki iş görüşmesine gitmek üzere yola çıkışı ile başlar. Kimyasal ürünler taşıyan bir kamyonun yaptığı kaza nedeni ile ana yolun kapandığını fark eden Chris, geç kalmadan ulaşması gereken yere varabilmek için Batı Virjinya Dağları'ndan geçen alternatif bir yol kullanmaya karar verir. Ancak bir an dikkatini kaybettiğinde yol ortasında, park halindeki başka bir araca çarpar. Bu sırada ormanda kamp yapmaya gelmiş 5 kişilik bir arkadaş grubuna rastlar. Grup Francine ve Evan çiftini olay yerinde bırakıp Chris, Jessie, Varly ve nişanlısı Scott ile birlikte yardım arayışına girerler. Tuhaf bir kulübe bulurlar. Orada canavar kılıklı üç dağ adamı yaşamaktadır. Kaçış ve kovalama başlamıştır.

ÇOCUK OYUNU (CHUCKY)

Oyuncak bir bebeğin yapılan bir büyü ile kötü bir ruha sahip olması ve insanları akılalmaz taktiklerle öldürüşü işleniyor.

13. CUMA (FRIDAY THE 13TH)

13. Cuma, minimal senaryosu ancak dönemine göre bir hayli ilerici efektleriyle günümüzün bir çok sinema otoritesine göre "kült statüsünde" bir yapım olarak, benzeri yüzlerce teen-slasher prodüksiyonlarıyla arasındaki makası bir hayli açmıştır... Filmde ana mekan, Camp Crystal Lake'tir... Burası, on yıllar önce esrarengiz cinayetlerin yaşandığı, terkedilmiş bir gençlik kampıdır. Gözünü budaktan sakınmayan cesur bir girişimci kampı tekrar hizmete açmaya karar vererek yakışıklı delikanlılar ve güzel genç kızlardan oluşan bir kadroyu işe alır. Bir yağmur fırtınası kampı dünyanın geri kalanından soyutladığında korkunç ölümler başlar. Gençler sırayla, korkunç derecede cinayete kurban gitmektedir.

UYARISIZ ŞİDDET: ATM - (ATM)

Bir parti çıkışı David, hoşlandığı Emily'yi eve bırakmayı teklif eder. Corey ile birlikte üçü yolda giderlerken para çekmek için bir ATM'ye uğrarlar ve tam yola devam edecekleri sırada esrarengiz bir adamın dışarıdan onları izlediklerini fark ederler. Yüzü görünmeyen adamın görünüşünden tedirgin olan 3 arkadaş dışarı çıkmakta tereddüt ederler ve o dakikadan sonra içinde bulundukları ATM kulübesine kilitli kalarak ardı ardına işlenen cinayetlere tanık olurlar. Kaçma çareleri aradıkça daha çok tuzağa düşeceklerdir; sıra onlara da gelecektir... David Brooks'un ilk yönetmenlik çalışması olan filmin senaristliğini ise Toprak Altında filminin senaryosuyla çeşitli ödüller kazanan Chris Sparling üstleniyor. Başrolleri ise daha ziyade romantik komediler tanıdığımız Alice Eve ve genç yıldızlar Josh Peck ile Brian Geraghty paylaşıyor...

GAREZ (THE GRUDGE)

Karen Davis, Amerika'dan Tokyo'ya gelen bir öğrencidir. Katıldığı eğitim gereği, sosyal hizmetlerde görev yapması gerekir. O da hastalara bakmayı tercih eder. Yatağa mahkum bir kadına bakmakla görevlendirilir. Ancak kaldığı evde tuhaf şeyler olmaktadır. Özellikle üst kattan yabancı sesler gelir. İntikam peşinde olan ve kurbanlarına sıklıkla egemen olan doğa üstü bir ruhla karşı karşıyadır. Bir seri dehşet verici ve gizemli ölümler vuku bulmaya başlar. Sebep olan ruh, lanetini bu kurbanlara geçirmiştir. Karen ise sıradaki kurban konumuna düşmeden bir an önce bu büyüyü bozacak çareyi bulmak zorundadır.

KAYIT (REC)

Genç bir TV muhabiri olan Angela ile haber kameramanı Pablo, itfaiyecileri konu edinen bir program hazırlamaktadırlar. Oldukça sıkıcı geçen program bir telefonun gelmesiyle hareketlilik kazanır. Yaşlı bir kadının geçirdiği ev kazası ile ilgili gelen bu ihbar üzerine Angela ve Pablo itfaiyecilerin peşine takılır. Kadının evine varan ekip, evin içinden korkunç çığlıklar duyarlar. Bundan sonrası hafızalardan çıkmayacak bir kabustur.

28 GÜN SONRA (28 DAYS LATER)

Ölümcül bir virüs, İngiltere'yi tehdit altına almıştır. Bir araştırma laboratuarındaki hastalıklı şempanzelerden yayılan bu virüse yakalanan insanlar zor durumdadırlar. Bu işle mücadele eden kişiler sadece virüsü yok etmek değil, hastalığa yakalananlarla da büyük sorun yaşamaktadırlar. Çare olarak askerler tarafından yönetilen sığınağa taşındıklarında çok başka sorunlar ortaya çıkmaya başlar. İngiltere yapımı filmin yönetmeni Danny Boyle, oldukça başarılı bir iş çıkartmış. Kumsal adlı filmini de uyarladığı romanın yazarı olarak bildiğimiz Alex Garland, filmin senaryo yazarı.

PARANORMAL ACTIVITY

Paranormal Activity, insanoğlunun bilinçaltındaki en ilkel korkularını gıdıklayarak başarıya ulaşan, zeki film serilerinden. Film, çok düşük bütçelerle, sadece insanın endişe ve hayalet ve bilinmeyen korkusuna dayalı kurgusuyla bir hayli ses getirdi dünya ölçeğinde. Micah ve kız arkadaşı Katie San Diego'nun sessiz, sakin ve ıssız yerleşim yerlerinden birine tanışırlar. Başlarda her şey yolunda gibi görünüyordur. Ancak Katie'nin bir sorunu vardır. Genç kız küçük yaşlarından bu yana bir mahluk tarafından takip edildiğini hissetmektedir ve bu varlık bu yeni evde de takiptedir! 

ARINMA GECESİ (THE PURGE)

Amerikan hükümetinin başı suçlular ve hapishanelerle derttedir. Cezaya çarptırılan suçluların sayısı kontrol altına alınamamakta, bu nedenle de hapishaneler kapasitelerinin bir hayli üzerinde sayıda suçluyu barındırmaktadır. Bu soruna çözüm olabilecek son çare ise son derece ilginçtir.Yılda bir gece 12 saat boyunca suçlu ne yakalanacak ne de cezalandırılacaktır. Polise başvurulmayacak, hastanelerden de yardım istenmeyecektir. Bu 12 saat boyunca suçlular, bir şekilde suçtan etkilenen insanlar ya da sıradan vatandaşlar tarafından cezalandırılacaktır. James ve Mary o geceyi tamamen güvenlikli evlerinde geçirmeyi planlarken, merhamet dolu kızları sokakta savunmasız bir adamı eve alır ve ailenin başına çokl büyük bela açar... İşler içinden çıkılmaz bir hal alacaktır...

YÜKSEK TANSİYON (HIGH TENSION)

Okuldan arkadaş olan Alex ve Marie sınavlarına rahat bir yerde çalışabilmek dinlenmek için Marie'nin ıssız bir yerde olan evine giderler. Gece geç saat varır varmaz yatarlar. Kısa bir süre sonra kapı çalınır ve psikopat bir seri katil içeri dalıp evdekileri öldürmeye başlar. Marie bütün bu olanlara şahit olur ve katil onun odasına bakacağı sırada saklanır. Fakat katil Alex'i bulur ve onu kelepçeler. Marie, Alex'e yardım edeceğine söz verir ve katilden saklanarak hayatlarını kurtarmaya çalışır. Acaba Marie bu zorlu mücadeleden arkadaşıyla sağ kurtulabilecek midir? Acaba her şey göründüğü gibi midir?Şaşırtmacalı, yüksek gerilimi ve ?yüksek tansiyon'uyla, festivaller tarafından ilgi gören bu yapım, gerilimcilerin de yüksek beğenisini topladı.

KORKU SEANSI (THE CONJURING)

Konusunu gerçek bir hikayeden alan Korku Seansı, doğaüstü olayları inceleyip aydınlatmaya çalışan dünyaca ünlü çift Ed ve Lorraine Warren'ın karşılaştıkları ürkütücü bir vakayı ele alır. Ed ve Lorraine Warren bir gün Perron ailesinden bir telefon aldıklarında hayatlarının en korkutucu görevine atıldıklarının farkında değildir. Perron ailesinin gözlerden uzak çiftlik evi nedeni bilinmeyen karanlık bir varlık tarafından kuşatılmıştır ve bu nedenle de hayatları tam bir kabusa dönüşmüştür. Bu vakayı çözebileceklerine inanan deneyimli Warren çifti, ne kadar canavarca bir varlıkla karşı karşıya olduklarını çok geç fark edeceklerdir...  Filmin başrollerini Yetimhane filminden tanıdığımız Vera Farmiga ve Prometheus'un yıldızlarından Patrick Wilson paylaşıyor. Oyuncu kadrosunda Joey King, Ron Livingston ve Lili Taylor'ın da eşlik ettiği filmin yönetmeni ise ilk Testere filmine imza atan James Wan...

TEPENİN GÖZLERİ (THE HAVE HILLS EYES)

Ailecek çıkmak üzere planlanan bir tatil yolculuğu temelde Bob ile Ethel adındaki çiftin fikridir. Onlar esasında evlilik yıldönümlerini kutlarken tüm ailenin de yanlarında olmasını istemişlerdir. Kaliforniya'ya doğru yola çıktıklarında, karavanda kızları Lynn ile Brenda, oğulları Bobby ve damat Doug ve elbette ufaklık torunları ile beraberdirler. Ancak şartlar Bob ile Ethel'in hayal ettiği gibi değildir. Lynn, bebeği için endişe duyarken diğerleri arkadaşlarından ayrı kalmanın keyifsizliğini sürerler. Bütün bunlar bir yanda, aile kendini bir anda ıssız bir çölde mahsur kalmış bulur. Bölge Amerikan hükümetinin vaktiyle yasadışı nükleer araştırma yaptığı yerdir. Kan isteyen mutantlar ev sahipliği yapmaktadır. 1977 Wes Craven yapımı filmin yeni versiyonu Alexander Aja'nın yorumu ile perdeye geliyor bu kez.

TESTERE (SAW)

Filmde son derece sıra dışı bir seri katilin, kurbanlarına yaşamın anlamını ve değerini anlatmak gibi bir takıntısı vardır. Kendilerine ölümcül oyunlar oynayarak hayatta kalma şansı tanımaktadır. İmkan dışı seçimlerde bulunması gereken kurbanlar, ellerinden gelen mücadeleyi verirlerken farkında olmadan yaşamak uğrunda neleri feda edebileceklerine de şahit olmaktadırlar. Bu katilin son kurbanları Adam ve Dr.Lawrence Gordon'dur. Bu adamlar birbirlerini hiç tanımazlar ama gözlerini açtıklarında aynı odadadırlar. Yerde kanlar içinde başka bir yabancı yatmaktadır. Adam kendini başından vurarak intihar etmiştir. İpuçlarını kullanarak neler olup bittiğini çözmeye çalışırlar. An itibari ile sekiz saatleri vardır. Bu sürenin sonunda ya içlerinden biri ölecek ya da katil her ikisini de öldürecektir.

KOLEKSİYONCU (THE COLLECTOR)
 
Arkin, kötü bir hastalığa yakalanmıştır: Kumar! Tesisatçı olarak gideceği bir binayı soyacak ancak evdeki hesabı çarşıda tutmayacaktır. Çünkü bu malikanede onu kötü bir sürpriz beklemektedir. Evde kimsenin olmadığını düşünür ama feci şekilde yanılır. Zira Arkin soymak için zorla girdiği evde, ev halkını esir almış psikopat bir katille yüz yüze kalır.

MEZARINA TÜKÜRECEĞİM (I SPIT ON YOUR GRAVE)

Jennifer Hills, inzivaya çekilerek roman yazmaya ağırlık veren genç bir kadındır. Fakat yerleştiği küçük evde Jennifer'ın yalnız hali çevre yaşayan adamların ilgisini çeker. Bir gece genç kadını korkutmak için yaşadığı yeri basarlar ama işler beklenmedik biçimde çığrından çıkar. Jennifer'a önce işkence eder ardından da tüm gece boyunca tecavüz ederler. Fakat Jennifer öldürülmeden ellerinden kurtulmayı başarıp, kendini yakınlardaki nehre bırakır. Adamlar öldüğüne kanaat getirip cesedi aramaktan da vazgeçerler. Ama genç kadın büyük ve yıkıcı bir intikam için geri dönecektir...  Meir Zarchi imzalı, 1978 yapımı kült Day of the Woman filminin yeniden çevrimi olan filmin yönetmenliğini bu sefer Steven R. Monroe üstlenirken, senaryo ise Stuart Morse'a ait.