Murat Öztekin

Türkiye geçtiğimiz gün duayen bir sanat ve kültür tarihçisini kaybetti. Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibi Prof. Dr. Semavi Eyice, 96 yaşında vefat etti. “Ömrüm eski eserleri araştırmakla geçti” diyen Semavi Eyice, Osmanlı ve Bizans denilince akla ilk gelen isimlerdendi. Eyice Hoca, hoş sohbeti  ve babacan tavrıyla onlarca talebeyi kendisine çekmişti.
Ocak 1924’te İstanbul’da doğan Eyice, 1943’te Galatasaray Lisesinden mezun oldu. Sonrasında Almanya’da arkeoloji ve sanat tarihi okudu. 1945’te yurda dönen Eyice, sanat tarihi sahasında araştırmalar yaptı. Osmanlı ve Bizans tarihi üzerine temas edilmemiş mevzuları aydınlattı. Ancak 12 Eylül zamanında darbecilerin hışmına uğradı, büyük baskı gördü. Fakat Eyice, bütün bunlar karşısında vakur duruşunu kaybetmedi. Bu toprakların mirasına ışık tutan yazar 400’ü aşkın ilmî makale ve onlarca kitaba imza attı. 2011 yılında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne layık görülen Eyice, Türkiye Bilimler Akademisi Bilim Ödülü’nün sahibi oldu. Biz de kendisini tanıyan isimlerden bugün ebediyete uğurlanacak  Semavi Eyice’yi dinledik...

HER KÖŞEYİ BİLİRDİ
Yazar Beşir Ayvazoğlu Semavi Eyice için “İstanbul’un hafızasıydı” diyor. Ayvazoğlu, duayen tarihçiyi şöyle anlatıyor: “Eyice, aslında Bizans sanatı mütehassısıydı. Ancak bununla iktifa etmeyip Osmanlı sanatı hususunda da dünya çapında bir uzman hâline gelmişti. İstanbul hakkında bir soru sorduğunuz zaman en eski tarihten başlayarak bugüne kadar anlatırdı. İstanbul’un her abidesine, her köşesine hâkimdi. Kendisinin onlarca kitabı ve yüzlerce makalesi var. Bunların her biri ciddi araştırmalara dayanıyor.”
Semavi Hoca’nın bilgisini asla saklamadığını söyleyen Ayvazoğlu “Kendisi çok sıcak bir insandı. Onunla rahatlıkla temas kurabilirdiniz. Sorduğunuz her suale üşenmeden detaylı bir şekilde cevap verirdi. Ancak Eyice, sağlam karakterli kendine has duruş olan biriydi. Bundan da asla taviz vermedi. Hepimiz için büyük bir kayıp...” diye konuşuyor.

BABACAN HOCA...
Doç. Dr. Süleyman Berk ise şunları söylüyor: Semavi Eyice, son dönemde yaşayan sanat tarihçilerinin duayen hocasıydı. Yakın zamanda görme kabiliyetini kaybetti ama müthiş bir hafızaya sahipti. Semavi Hoca, anlattığı mevzularla alakalı isimleri ve tarihleri çok net bir şekilde hatırlıyordu. Eyice’nin sohbetleri çok hoş olurdu. En büyük hususiyeti, babacan tavrıydı. Diğer bir özelliği de kitaplara fazlaca meraklı olmasıydı; bu yüzden çok zengin bir kütüphane bıraktı. Geriye kalan eserleri inşallah onun için bir sadaka-i cariye olacaktır. Hoca, her zaman eserleriyle aramızda yaşayacaktır.

Tarihî camileri kurtardı
Prof. Dr. Semavi Eyice’nin kültür tarihimizin en farklı isimlerinden biri olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci “Kendisi Türkiye’nin eşine az rastlanan Bizans sanatı ve tarihi mütehassıslarından idi. İstanbul’daki birçok tarihî camiyi vesair eserleri yok olmaktan kurtardı” dedi. Eyice’nin Osmanlı kültürüne oldukça aşina olan bir ‘İstanbul âşığı’ olduğunu kaydeden Ekinci “O, ciddi bir ilim adamıydı ancak aynı zamanda çok da hoş sohbetti. Bunun yanı sıra prensiplerinden de asla taviz vermezdi. Mesela baskılara aldırmayıp bıyıklarını hiç kesmedi. Kenan Evren’le 12 Eylül devrinde mücadele etti. Çok dindar olmasa bile millî ve manevi hassasiyeti yerindeydi; Osmanlı değerlerine hürmetkârdı.P ek çok Osmanlı eserini ‘Tek Parti Devri’nin hışmından kurtaran bir şahsiyet olarak kendisini minnetle hatırlayacağız” şeklinde konuştu.