Murat Öztekin

İstanbul’un bir sosyal tarih hazinesi daha betondan kurtarılmayı bekliyor… Eyüpsultan’da yer alan Ebussuud Sıbyan Mektebi, eşine az rastlanır bir hazineyi barındırıyor. Rivayete göre ‘Yazılı Medrese’ olarak da bilinen binanın duvarlarında cinler tarafından yazılan yazılar bulunuyor. Fahrettin Kerim Gökay’ın İstanbul’da belediye başkanı olduğu 1950’li senelerde üzerleri sıva ve badana ile örtülen Ebussuud Sıbyan Mektebinin iç duvarlarındaki yazılar, gün yüzüne çıkarılmayı bekliyor.

GÖRENLER KORKUYORDU
Ebussuud Efendi Sıbyan Mektebinin (Yazılı Medrese) duvarlarında, Arapça ve Hintçe harflere benzeyen fakat asla okunamayan yazılar yer alıyordu. Osmanlının en meşhur şeyhülislamı Ebussuud Efendi tarafından yaptırılan binadaki bu yazıların üzeri, görenlerin korkması gerekçesiyle örtülmüştü. Günümüzde Eyüpsultan Müftülüğüne tahsis edilen ve içerisinde tadilat çalışmaları yapılan küçük binadaki eşi benzeri bulunmayan yazıların ortaya çıkarılması için restorasyon çalışması gerekiyor. 1957’de restorasyon gören binadaki badana ve sıva altında kalan yazıların korunup korunamadığı ise bilinmiyor.

1957’DE RESTORE EDİLDİ
Yıkılıp baştan yapıldığı iddia edilen binanın 1957’de restorasyon gördüğünün anlaşıldığını kaydeden tanınmış mimar Dr. Sinan Genim “Mekân, sanat tarihi açısından önem taşıyor. Binanın yapısı incelendiğinde, eski bir yapı olduğu anlaşılıyor. Taş yapıdaki sıvalar kaldırılarak altındakiler gün yüzüne çıkarılmalı ve turizme kazandırılmalıdır” diyor.

Enteresan şeyler bulunabilir
Tarihçi Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci ise
, Yazılı Medresenin Osmanlı Devleti’nin en haşmetli zamanında şeyhülislamlık yapmış Ebussud Efendi’nin hatırasını aksettirmesi bakımından mühim olduğunu söylüyor. “Ancak binanın bir de sosyal tarih cihetiyle kıymeti var” diyen Prof. Dr. Ekinci şöyle konuşuyor: “Ebussuud Efendi ‘Müftiyüssakaleyn’dir. Yani insanların yanı sıra cinlere de fetva verirmiş. Cinler Yazılı Medresede beklerken, suallerini unutmamak için duvara yazarlarmış. Bazı cinler de beklerken canları sıkıldığı için duvarlara yazılar karalarlarmış. Ben İstanbul’un yaşlılarından işittim; Bu yazılar yakın zamana kadar o medresenin duvarlarında yer alıyordu. Bu yazılar sıvatılınca bu sosyal tarih yadigârı ortadan kalktı. Dinimizde cinlere inanmak bir iman esasıdır; bu medrese de cinlerin varlığının ispatı olarak ehemmiyet taşıyor. Ancak yazıların akıbeti meçhul.”  

Sanat tarihçisi Talha Uğurluel de şunları söylüyor: “Ebussuud Efendi’nin yaptırdığı sıbyan mektebi, tarihte “Darülkurra” (Kur’ân-ı kerim mektebi) olarak da kullanılmış. Çok meşhur bir âlim olan Ebussuud Efendi, insanların yanında cinlere de fetva vermesiyle tanınıyor. Hatta zaman zaman bu fetvaların duvarlara yazıldığı da söyleniyor. Ancak cumhuriyet devrinde kesme taş binaları sıvama hatasına düşüldü. Onun eserinde de bu yaşandı. Restorasyon çalışmalarında bu sıvalar temizlenerek, asli hüviyetine çevrilmeli. Bu sıvanın altından çok şey çıkacaktır diye düşünüyorum. Yazılı Medresedeki sıvalar kaldırılıp altındaki yazılar muhafaza edilebilir.”