MURAT ÖZTEKİN

Sekizinci Suç ve Ceza Film Festivali, bütün dünyadan hukuka ve adalete dair filmleri bir araya getiriyor. 15 Kasım’a kadar devam edecek festivalde önceki gün de tanınmış Uruguaylı yönetmen Alvaro Brechner’ın ülkesinde yaşanan darbenin neticelerini işlediği “12 Yıllık Gece” adlı filmi sinemaseverlerle buluştu. Film, Latin Amerika ülkesi Uruguay’da 1973’te darbeyle başlayan askeri idare devrinden bir hikâye sunuyor. Venedik Film Festivali’nde ‘En İyi Film’ ödülünü kazanan eser, gizli bir operasyonda tutuklanan Uruguay’ın eski Cumhurbaşkanı Pepe Mujica ve iki arkadaşının zindanlarda geçirdiği dehşetli 12 yıla ışık tutuluyor. “Öldüremiyorsak bari delirtelim” diyen darbecilerin üç mahkûma yaptığı işkenceler olanca sertliğiyle filmde tasvir edilirken aslında darbelerin zifirî karanlığı ve ümidini kaybetmemenin önemi, Batılı bir bakış açısıyla ortaya konuluyor. 

HER ŞEYE RAĞMEN İNSAN KALMALI

Sorularımızı cevaplayan yönetmen Alvaro Brechner, “12 yıllık Gece”nin insani hassasiyetlere temas ettiğini kaydederek şunları söylüyor: Filmde hakiki bir hikâyeden güç alıyoruz. Eser, Uruguay’da 1970’lerde başlayan diktatörlük devrinde geçiyor. İnsanların esir alınmasına, yaşanan acılara ve her şeye rağmen insan kalmaya dair bir film bu... Politik bulunabilir ama özünde birkaç kişinin yaşadığı insanlık dışı durumu anlatıyorum.

Darbe döneminde doğduğunu söyleyen yönetmen  “Darbeler ülkeme acı getirdi. Elbette farklı gelenekler var ama benim için demokrasi her zaman korunması gereken bir şey. Demokrasinin zayıf noktaları olabilir. Ancak askeri yönetimlerle kıyas edilemez” şeklinde konuşuyor. 

Alvaro Brechner, kendisine Türkiye’de  on civarında darbe ve ihtilal teşebbüsü olduğunu hatırlattığımda ise şunu söylüyor: Uruguay yeni bir ülke, kültürel mirası Türkiye gibi değil. Bu yüzden Türkiye ile Uruguay’ı karşılaştıramıyorum bile...

RÜYADA MIYIM, YOKSA UYANIK MI?

Pepe Mujica ve arkadaşlarının mahkûmiyetlerini onları dinleyerek beyazperdeye taşıdığını söyleyen Brechner “Bu hadiseyi yaşayan üç kişiyle uzun uzun hapishane günlerini konuştum. Tek başlarına, inanılmaz şartlarda hapis yatmışlar. Zaman mefhumunu tamamen kaybetmişler; rüyada mı, yoksa uyanıklar mı çözememişler. Bence bunları yaşayan bir insanın akli dengesini kaybetmesi bile normal. Bu yaşananları doğru şekilde yansıtabilmek için filmin gerilimini yüksek tuttum” diyor.

Hayat ‘İleriye bak’ diyor

Uruguaylıların askerî idare zamanında çok sıkıntı çektiğine temas eden yönetmen Brechner, “Uruguay üç milyon kişilik küçük bir Latin Amerika ülkesi. Son iki asırda iki diktatörlük dönemi yaşadık. Aradan kırk küsur sene geçmesine rağmen ülkemizde hâlen o yılların acısı hissediliyor. Ancak benim için mühim olan maziye takılı kalmak değil istikbale bakabilmek. Filmin son sahnesinde başrol oyuncusu geriye dönüyor ama gözleri ileride. Zaten hayat bize ileriye bakmamızı söylüyor” diyor.

Brechner’ın hapishanede geçen “12 Yıllık Gece” adlı eseri, dramatik olduğu kadar isyankâr havası olan bir film…

Eğitimci değil kâşifim

“Film yapmaya mesaj vermek için başlamadım” diyen Uruguaylı yönetmen Alvaro Brechner “Ben bir kâşifim, bulduğum cevapları yansıtmaya çalışıyorum. Tabii ki ülkemde yaşanan insanlık problemini yansıtmak mecburiyetindeydim. Ancak ben bir eğitimci değilim. Mesaj vermeye kalkmak istesem sıkılırım. Bu yüzden soru sormayı seviyorum” ifadelerini kullanıyor.